Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Gidenler...

A+A-

Öyle veya böyle…
İnsan yaşananları silip atamaz.
Beyin muhafaza ettiği bilgileri gün gelir çıkartır çünkü.
Bazen bir kokudur bu, bazense bir söz…
Belki sevinç belki derin üzüntü.
Silik de olabilir o anı, yeniden yaşıyormuş kadar canlı da.
Uzun süredir Baf’tan yazmadım.
Baf’ın karakterlerine dokunmadım.
Yorgancı , Deli Hasan Dayı,  Goççina ve Momin’den hikayeler anlatmadım.
Mutallo’daki sinemalardan, Ülkü Yurdu maçlarından, müsamerelerden, yarışmalardan alıntılar aktarmadım.
Bayramlardan, bayram namazlarından ve Baf’lı Türklere dair anma törenlerinden…
Etrafımdakilere bakıyorum da aslında orada geçirmiş olduğum lise son dönemine kadar olan yaşamımda normal hayat sürenlerden çok daha fazlasını yaşamışım.
Bilmiyorlar arpa ekmekle idare etmeyi, kalem olsa da yazacak kağıt bulunmamasını.
İnsan hayal ederken bile gördükleri kadarını edebilir.
Yaşamayanlar bilemezler gazino derken birkaç sandalye ve  masadan oluşan lokantadan söz edildiğini.
O sefil günleri neden yaşadık.
Buna kimler sebep oldular.
Öyle değil de başka türlü olsaydı, nasıl olurdu  gibi soruları sorgulamayacağım.
Tarih nasılsa bir gün halledecek.
Bazen ara verilse de Baf’ta mücadele yıllarıydı 1958’lerden sonraki  yıllar…
Havada barut, kan kokuları vardı çoğu zaman.
Normal yaşadığımız günler olmadığından, konuşmalar, hep kahramanlıklar üzerineydi.
İşte o savaş aralarından çalınan bazı zamanlarda iyi şeyler de vardı.
Örneğin liselerarası atletizm yarışmaları.
Müsamereler.
Değişik yerlere yapılan sınıf gezileri…
Vardı anlatılacak bir sürü şey ama bugün nedense babama dair bir olaydan bahsedeceğim.
Aşağı Baf’tan göç ettikten sonra işsiz kalan babam, uzunca bir süre boş dolandı…
Sonra 1955’li yıllarda Liman’da işlettiği meyhane geldi aklına.
“Burada da yapabilirim” diyerek işe koyuldu.
Yer aradı ve buldu.
Vikla’nın girşinde Taşçı’nın evinin karşısında.
Kazım Ahmet Raşit’e (KAR) gitti, kredi istemek,  fikir sormak için.
Arsayı araştırdılar sahibini bulamadılar.
KAR babama , “Kiminse kimin sen oraya yap bir galifcik da senin mezelerini epeydir yemedik iyi olur” dedi ve krediyi verdi.
5-6 ay o baraka meyhaneyi çalıştıran babam yine KAR’e giderek, “İyi oldu açmamız ama kış geliyor betonarme bina yapsak kalıcı olur, oranın sahibini bulalım, sen al, binayı yap, bana kiraya ver, ne dersin” dedi.
KAR bir daha araştırdı.
Meğer orası KAR’e aitmiş.
Güzel bir gazino olmuştu orası ve babam bir müddet çalıştırdıktan sonra KAR’ e oturacak diye devretti.
Defnedilmeden önce yapılan defnedilmiş gibi törene bakınca Denktaş’ın Baf’a geldiği bir 9 Mart Şehitleri Anma  Günü’nü hatırladım.
Bir de Vikla’daki gazinoyu.
Acı dolu olsa da oraları bizdik.
Bugün Denktaş gömülecek.
Baf’ı bir daha düşündüm…
Ne Yorgancı , Deli Hasan Dayı,  Goççina , Momin ne KAR ne babam var artık…
Koskoca  Baf gitmiş…
Ne için diye sormayacağım bugün…
Çünkü hepsini de özledim ve hiç keyfim yok.
 

Günün Karikatürü:

Anıt...

1.20120117144812.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.