1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Girne betonlaşıyor!
Girne betonlaşıyor!

Girne betonlaşıyor!

Beyaz Bölge Emirnamesinde 2011 yılında yapılan değişiklikle kat sınırı sayısının 10’a çıkarılması, Girne’de gün geçtikçe çok katlı binaların artmasını neden oluyor.

A+A-

Suna Erden

Turizmin başkenti olarak nitelendirilen Girne bölgesinde gün geçtikçe sayıları artan yüksek binalar kentin yapısını değiştiriyor. Yıldan yıla az katlı binaların yerini çok katlı binalar alırken, tarihi bir öneme sahip olan kentte betonlaşma artıyor. Girne’de Jasmin Kourt ile Oscar Otel arasını kapsayan Beyaz Bölge Emirnamesi’nin 2011 yılında revize edilip, dört kat sınırının kaldırılması ile başlayan yüksek katlı yapılaşmanın kenti öldürdüğü ifade ediliyor. Konuyla ilgili Star Kıbrıs’a konuşan eski Başbakanlardan mimar Hakkı Atun, Girne’nin rant uğruna feda edildiğini ifade ederek, “Girne herkesin malıdır. Kimsenin Girne’ye bu fenalığı yapma hakkı yoktur” şeklinde konuştu. Atun, çıkar ve rant uğruna mal sahiplerinin siyasilere baskı yaparak Girne’yi beton yığınına çeviren binalar yapmak için çabaladıklarını dile getirdi. 

YÜRÜRLÜKTEKİ EMİRNAMALAR YAPILAŞMAYI PLANLIYOR 

Yürürlükteki ilk imar mevzuatı ile ilgili fasıl 96, 55/ 89 sayılı imar yasası ve bu yasa altında yayımlanan emirnameler Girne bölgesindeki yapılaşmayı belirliyor. Girne birinci bölge emirnamesi, Girne İkinci bölge emirnamesi, Girne boğaz bölge emirnamesi, Alagadi özel koruma planı ve Girne beyaz bölge emirnamesi ile kısımlara ayrılan Girne’de her bölge için bir çerçeve çiziliyor. Ancak 2003 yılında yürürlüğe giren ‘Beyaz Bölge’ emirnamesinin 2011 yılında revize edilerek değiştirilmesi, Girne’de yüksek binaların boy göstermesine olanak sağlıyor. 

EMİRNAME DEĞİŞTİ, GİRNE BETONLAŞTI 

Jasmin Kourt-Oscar Otel arasındaki bölgede yapılacak bina kat sayısını üç veya dört olarak belirleyen emirnamede, 2011 yılında yapılan değişiklikle kat sayısı 10’a çıkarıldı. Emirnamede yapılan değişiklikle son iki yıl içerisinde Girne merkez bölgesinde yükselen binalar dikkati çekerken, Hakkı Atun, kat sayısının artması ile yüksek katlı binaların yapılmaya başlandığını, Girne’nin rant uğruna feda edildiğini söyledi. 

ZARARIN NERESİNDEN DÖNÜLÜRSE KAR 

Atun, önceki gün Şehirciler Müdürü ile görüşme yaptığını ve ‘Girne için ne yapılabilir’ konusunu masaya yatırdıklarını ifade ederek, gün geçtikçe yüksek binaların sayısının çoğalmasının Girne’yi yaraladığını dile getirdi. Girne Belediye Başkanı ile de görüşmek istediğini kaydeden Atun, bir an önce yapılan hatadan geri dönülmesi gerektiğini vurguladı. Atun, “Daha fazla zarar olmadan bunu düzeltmeleri lazım” dedi. 

GİRNE RANT İÇİN FEDA EDİLMEMELİ 

Kar etmek isteyenlerin çıkarı için Girne’nin feda edilmemesi gerektiğini ifade eden Atun, “Girne herkesin malıdır. Kimsenin Girne’ye bu fenalığı yapma hakkı yoktur” şeklinde konuştu. Şehircilik Dairesi’nin Girne için bir imar planı hazırlama çalışmaları içerisinde girdiğini, bu çalışmanın henüz yeni başladığını kaydeden Atun, daha yolun başında olunduğunu, çok geç olmadan önlem alınması gerektiğini dile getirdi. Atun, “Bir iki yıl önce Girne’de 30 katlık bir bina yapımı gündeme gelmişti. Aralarında siyasi isimler Serdar Denktaş, Mehmet Ali Talat’ın da bulunduğu kabalalık bir grup Girne Belediyesi önünde eylem yapmıştı. Orada ortaya konan görüşler dikkate alınmalıydı” dedi. 

GÜZELLEŞTİRECEĞİMİZE DAHA DA BATIRDIK 

Atun, çıkar ve rant uğruna mal sahiplerinin siyasilere baskı yaparak Girne’yi beton yığınına çeviren binalar yapmak için çabaladıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Girne turizmin incisidir. Bu fenalık Girne’ye yapılmamalıydı. Kenti iyileştirip, düzelteceğimize daha da batırdık. Beyaz Bölge emirnamesinde yapılan değişiklikle dört kat sınırı aşıldı. Dört katın üstü Girne’yi beton yığınına çevirir. 

ÖLÜ BİR KENTE DÖNÜŞÜYOR 

Atun, önlem alınmaması durumunda Girne’nin yeşili azalmış, antik limanı ezilmiş, yüksek beton yığınlarının arasında tarihi değerini yitirmiş, cazibesini kaybeden ölü bir kente dönüşeceğini dile getirdi. Turistlerin tarihi ve doğayı görmeye geldiğini kaydeden Atun, turizm açısından en büyük sermaye olan doğallığın korunması gerektiğini belirtti. Atun, siyasi iktidarın bu konuyu ele alıp, ileriye dönük, halka da ulaşacak bir planlama yapması gerektiğini sözlerine ekledi. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum