1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Girne’ye apartman dikersen…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Girne’ye apartman dikersen…

A+A-

Hava birden karardı.

Bulutlar nerden geldiler, nasıl toplandılar, ne zaman biraya gelip bu havayı yarattılar anlayamadım.

Ardından gök gürledi.

Odam simsiyah oldu.

Işığı açtım.

Dışarı baktım ki millet kaçışıyor.

Gök saldırıyordu.

Hem de ne saldırma.

Bu haziran gününde, bu yağmur…

1975 yılının haziranında ilk defa İstanbul’daydım.

Bildiğim haziran ayları kurak olur, sıcak olur.

Aksaray’a gideyim, dedim.

Bir yağmur, bir yağmur ki…

“Bunu bir yere not etmeliyim” dedim, çünkü İstanbul’da da haziran sıcak ve kuru sanırdım.

Olağanüstü durum sanmıştım.

Oysa ülkeler de şehirler de farklıymış.

Kirliliği ile tanıdığım İstanbul’dan ötürü Türkiye’nin her yerinin öyle olduğunu düşünüyordum.

Denizlerinin lağım, evlerinin hep gara muzza olduğunu düşünürdüm.

Ta ki yıllar sonra yolum Altınoluk’a düştü.

Ayvalık’a düştü.

O zaman anladım ki bir şehir ülkenin göstergesi olamaz.

Ancak o göstergeye sebep şartları yaratanların ülkesinde, her yerde o kötü manzaralar, her an gelişebilir.

Halkalı vardı bir zamanlar.

Çöplüğü ile meşhurdu.

Orası İstanbul’un çok dışındaydı.

Gözden ıraktı.

Bilmezdik.

Kimse bilmezdi.

Derken patladı.

Çöplük patladı.

Herkes öğrendi çöplüğün yerini.

Az ilerisinde atom araştırma merkezi var.

Tam da Küçükçekmece gölünün dibinde…

Hem çöplük, hem atom…

Oraları aslında şehrin nefes alması gereken yerleri idi…

Çöpü, hava kirliliği yapar diyerek kaldırdılar.

Biraz daha ileriye taşıdılar.

Taşınan yeni yerinde de su havzaları var.

Şimdi yeşil olması gereken eski Halkalı çöplüğünün yerinde gökdelenler yükseliyor.

Ve insanlar milyon Dolarlar vererek çöplükte oturuyor.

Neden anlatıyorum ve bunda bize ne?

Sorabilirsiniz.

Halkalı’yı bilmediğimiz dönemde İstanbul bilemedin üç, dört milyon nüfusa sahipti.

Şimdi on beşi geçti diyorlar.

Ve hala artmaya devam ediyor.

“Nerde çokluk orada b…” lafını boşa söylemediler.

Girne…

Haziran ayları kurak ve sıcak geçen ülkemin en güzel yerlerinden biri idi…

1974 yılından ve bilhassa KKTC ilanında sonra nüfusu, taşımalarla birden çok arttı.

O kadar ki gökdelenler bile telaffuz edilmeye başlanmıştı.

Ve ne yazık apartmanlar havasını, kokusunu sıcaklığını götürdü.

“Çöplük yapılacak” dediler.

Halk gibi ben de karşı çıktım.

Çöplüğe karşı çıkanlar çıksınlar ama apartmanların yıkılması için de çaba harcasınlar.

Çünkü apartman demek, nüfus, nüfus demek, çöp demek…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.