Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Göç…

A+A-

Ağustos 15’inde yaz resmen olmasa da biter…

Eskiler öyle derlerdi…

Yarısı yaz yarısı sonbahar.

Ne güzel bir mevsimdir şu sonbahar…

Doğa tam kurudu kuruyacak.

Yetişir.

Havadaki bulutlar ufak ufak toplanmaya, güneşi arkalara saklamaya başlarlar…

Sıcaklar devam etse de, geceleri hafif serinlik rahatlatır, sıcağı sevmeyen bedenleri.

Geçen gün giderken…

Elektrik tellerine gözüm takıldı…

Düzinelerce kırlangıç vardı orada…

Dizilmişlerdi.

Birbirlerine, aşağıdan geçenlere bakıyorlardı.

Ne yapıyorlardı?

Göç zamanları mı gelmişti?

Yoksa bir eyleme girecekler, karar mı vermekteydiler?

Bilemeyiz.

Ama onların göç zamanları sanırım geldi.

Gidecekler.

Oysa ne güzel oluyordu bahar aylarında evlerin köşelerine yuva kurma çalışmaları.

Göç zamanı geldi mi bir hüzün kaplar içimi.

Sanki yazı bir daha göremeyecekmişim hissine kapılırım.

Giden gelecek olsa da belki dönüşü geç kalmış olabilir…

Bekleyenlerden kimseyi bulamaz.

Kırlangıçlar geçip gidene kadar rahatlarını bozmadılar.

Belli aceleleri yoktu.

Belki de kışı bulundukları yerde geçirmeye çalışacaklar…

Kim bilebilir…

Giderken bu sefer yüzlerce leylek fark ettim.

Çok uzaktılar.

Havada dönüyorlardı.

Bekler gibiydiler.

Kimi bekliyorlardı?

Üstelik havada…

O gün anladım.

Göç zamanı…

Zaten bir hafta önce yaşadıkları direğin üstünde iki olarak bildiğim leylekler, dört olmuşlardı…

Gördüm.

O köyde yaşayanlardan birine yaklaştım...

İçimdekileri onunla paylaştım…

-Bu leylekler iki olarak gelirler.

Bu yuvaya yerleşirler.

Sonra giderler.

Ve baharda tekrar gelip bu direği bulup, burada yaşayıp çoğalırlar…

Nasıl olur da koskoca coğrafyada bu kadarcık yeri bulabilirler?

-Abı, dedi, bu gördüklerin gider ama sadece yavruları gelirler. Anaları gelemez.

Çok ilginç bir bilgiydi bu…

Yavrular gelip o yeri bulurlar, orada çoğalırlar.

Ve bu yüzyıllardır değişmeyen bir doğa olayı…

Sonra kırlangıçları hatırladım.

Onlar da çok ötelerden gelirler.

Bir yıl önceki yerlerini bulurlar.

Orada yuvaları duruyorsa yuvalarına, durmuyorsa aynı yere yeni baştan bir yuva inşa edip yine oraya yerleşiyorlar.

İnsanları düşündüm…

Mesela bizler…

Göçmen yaratıklar değiliz ama zorunlu olarak yerlerimizden göç ettik.

Sonra bir daha göç ettik…

Sonra bir daha…

Her gittiğimiz yere uyum sağladık.

Gözümüz de aklımız gibi ilk çıktığımız yere takıldı.

Fakat bir daha dönemedik.

Leylekler, kırlangıçlar bizlerden daha mı şanslı?

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.