1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. "Göç" dediğimiz alın yazımız olmuş
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Göç" dediğimiz alın yazımız olmuş

A+A-

Geçen gün kadim ve daim gazeteci refikim Akay Cemal da Köşesinde yorumladıydı.  Kadem’in anketine göre son  on yılda KKTC’den  3 bin 762 kişi göç etti.

Akay göç  nedenlerini yorumlarken somut örnekler verdi.  Anladık ki işsizliğin yanı sıra,  artık KKTC’nin geleceğinden kesilen umutlar da bu konuda  etkin sebepler oluyorlar.  Hatta diyor Akay,   “27 yıllık memur bile  bu memleketten gidiyorum”  diyebiliyor!

GÖÇÜ UNUTTUYDUK.  Bir devrelerde en büyük sorunumuzdu.  “Gençlerimiz göç yollarına düştüler”  diye feryat figan ediyorduk.  Yetiştirilmeleri uğruna harcanan onca parayı geçtiydik.  “O gençlerin ve ailelerinin  yıkılan umutlarını nereye koyacağız” diyorduk.  “Yarınları emanet edeceğimizi, kalkınıp gelişmemize   işgüçleri ile katılacaklarını söylediğimiz gençlerimizi,”   göçe zorlamamızın  suçluluk duygularında eziliyorduk.    Muhalefet ise  seçim propagandalarında olayı   malzeme yapıyordu.  Sonra duruldu ve yine  başladı.  Fakat bu kez sessiz sedasız!

DEMEK Kİ YALANLARLA YAŞATILIYORUZ:  Onca üniversite ve mezunlarına,  on bin dolarlık ulusal gelir lafazanlıklarına,  Merkez Bankasındaki mevduatlar  ve GSMH artışlarına,   çapımıza göre patlayan turizme, AB’nin STÖ’nin ceplere koyduğu eurolara,  çiftçi hayvancı,  balıkçı narenciyecilere falan, akmazsa damlar teşviklere,  her köşe başında oluşan super marketlere,  satışları azan arabalara,  villalara, mantar gibi biten apartmanlara…

KARŞIN:  Eğer bu memleketin gençleri, aileleri küme küme göç yollarına düşmüşlerse;   böylesi   gelişmişlik gösterilerinin çekiverin kuyruğunu gidiversin! 

Çünkü gelişip palazlandıkça kanatlarımız kırılıyor uçamıyoruz,  kan kaybediyoruz ki  sağlıklı yaşayamıyoruz.  Ve son çarede göç ediyoruz!                                               YİNE DE SORALIM AMA:  BİR: Neden onca yoğun göçe karşın olay gündemden kaçırılmktadır?                                 İKİ: Neden   “mevcut sektörlerle-çalışanlarının  durum ve sorunları,  değişim ve yeniden yapılanmaları” sancıları koyuverirlerken;    tüm bu  “reformist”  denilen  hareketlere katılmaları umudunda yetiştirilen gençlerimizi göçe zorlayacak bozuk düzenler de birlikte yaratılıyor?

ÜÇ: Yoksa diyoruz,  artık  “giden gider,  ölen ölür,  kalan sağlar bizimdir”  tevekkülüne dayalı çaresizliklerin KKTC’si mi olduk?                                                                                                                                          

DÖRT:   Ki bu memlekette üniversite mezunlarının  “iş aş”  diyerek asgari ücrete düz işçilik yapmak zorunda kalmalarını bile önleyemedik! 

KISACA:  Çook ama çok uzun yollar kat etmemiz gerekiyor.  Kırk fırın değil,  daha kırk bin fırın ekmek yemeliyiz ki belki adam oluna! 

*****

KENDİMİZİ ÇOK ACIMASIZCA MI ELEŞTİRİYORUZ 

Çünkü bu “göç”  konusunun canlar yaktığı ve gündemden düşmediği dönemlerde de şunları yazdığımızı anımsarız:  “Bu memleketin yüz doktora,  iki yüz avukata,  üç yüz mühendise şu kadar öğretmene  falan ihtiyacı varsa;  bu mesleklere katılacak tek bir insan bile  “ihtiyaç fazlası”  olacaktır.    İster fazladan bir doktor olsun,  isterse üniversitelerden “aş iş”  talepleri ile sürekli mezunlar verilsin.   Sorun  “işsizliği”  dayatan gerçekte büyüyecektir! 

NİTEKİM MEVCUT MESLEKİ KESİMLER NE İSTİYORLAR:  Sık sık yazarız.  “Çiçekçilerden  benzincilere,   taksicilerden lokantacılara,  eczacılardan bilumum öteki meslek örgütlerine kadar tüm çalışan kesimler  ya yeni açılacak işyerlerinin kısıtlanmasını yahut artık  “yeterli”  kabul edilerek  “yenilerine”  çalışma izni verilmemesini istiyorlar.  Çünkü  piyasa doydu,  satışlar gitgide daha fazla düşmekte…  Yani artık olağan rutinlikte birilerinin iflası kaçınılmaz hale gelmekte…

ÇARE:  Çare yoktur.  Nitekim İngiltere’de yahut Amerika’da en iyi üniversitelerde okumuş da olsa KKTC’ye gelen bir ekonomistin yahut bir doktorun şansı  ancak ve zar zor bir Devlet hastanesi yahut bir özel klinik kadardır!

Şu halde neden KKTC’ye gelsin?  Harcanmak için mi?  Nitekim mezun oldukları ülkelerde kalan böylesi kaç gencimizi biliyoruz.  Bu da  “göç”  olayının arka yüzündeki gerçektir…

Nitekim daha memur sayımız 2-3 bin kişi iken TC’den Koordinatörümüz Turhan  Feyzioğlu Ercan Hava alanının açılış törenine geldiğinde,  “memur sayınız çoktur, emekliye sevkedin”  dediydi de şu 30 yaşında emekliye çıkan memurlar olayı öyle başladıydı!  Sonra ne oldu ama?  Memleket kamu görevlisi kaynadıydı çünkü işsizlik fena dayatıyordu!   Tabi olayı istismar ederek Devlet sektörleri ile  belediyelerdeki  “istihdamları”    azdırırken  popülizmi de başımıza belai berzah olarak sardıktı hâlâ da belasından kurtulmadık!   

YANİ.  Çoğaldıkça azalıyoruz!  Geliştikçe daralıyoruz!  Piyasada rekabet yerine tekeli çağırıyoruz!  Dolayısıyle eğer benzer ülkeler ve de  “bizimkisi gibi “adalar”  bu konularda   “plan program yapıyorlarsa”  bizim  superin superi plan programlar yapmamız gerekir ki  “Devleti,  insanlarını yaşatıp mutlu eden seviyeye getirelim.”  (Şimdiki seviyesi ise zaten  belli. Bunu da yazmaya gerek var mı?)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.