Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

GÖDENCE…

A+A-

Tam öğlen vaktiydi.

Hava taş yakar kadardı.

Şimdi çıksam akşama dönerim, diye düşündüm.

-Ma delisin, dediler.

-Ma deliyim,dedim çıktım.

Seferihisar’a gelirken sol kolda tabelası var.

“Gödence 11 Km.”

Bir gün mutlaka gideceğim diyordum…

Gün bugündü.

Sordum birkaç kişiye.

“Ormanlık” dediler.

Serin de oluyormuş.

Kıbrıs’ın İstinco bölgesi gibi bir şeymiş.

Dağlar etrafta, vadi ortada, her yer ağaçlık ve köyler sıra sıra.

Çok seneler önce bir sefer gitmiştim.

Ormanların daracık yolunan geçip olan köye ulaşabiliyorsun.

Gittiğimde balcıların kooperatifinde bal sormuştum.

Köy bakkalında çok iyi marka ballar varmış, dediler.

Almamıştım.

Köy denince köy peyniri, köy sütü, ekmeği anlarım.

Uzun ömürlü süt istemem.

Oysa birçok köyde ambalajlı ürünler var.

Tabelanın gösterdiği yerden sola döndüm.

Denizi arkama dağları önüme aldım.

Yol yavaş yavaş yükseldi.

Orman olması gereken yerlerden çorak tepeler vardı.

Bir de yeni ekilmiş fidanlar.

Meraklandım, yanmış mı?

Birazdan ormanlar başladı.

Giderek yoğunlaştı.

Epeyce tırmandıktan sonra “Urla ilçesi Gölcük köyü” tabelasını gördüm.

Oranın nüfusu 170.

Vadinin tepesindeydi köy.

Bir tur attım, döndüm.

Tepeye hâkim bizim Beşparmak köyüne yapılan bir cami vardı…

Camiden vadiye bakınca karşı dağların tepesinde Gödence köyünü gördüm.

Köyün minaresi şeffaftı.

İlginç geldi.

Gödence’ye ilerledim.

Yolda el eden biri vardı.

İstanbul’da hatta Kıbrıs’ta olsam tehlikeli diye kimseyi almam.

Onu aldım.

Gödence doğumluymuş, Marmara Ada’sında aşçılık yapıyormuş.

Bayramda ailesini, arkadaşlarını görmeye gelmiş.

-Köy eskiden de Türk müydü, diye sordum…

-Oldum olası Yörük köyü, dedi.

-Nüfus?

-Birkaç yüz, dedi.

Köyün meydanına geldik.

-Çay ısmarlayayım dedi.

Oturduk.

Yan masada 80’den yaşlı bir adam güldü.

Selam verdi.

Yörük’tü.

Portakal suyu içiyordu.

Reklam yapar gibi içerek “Çek” dedi.

Şakalaştı.

Beni hiç tanımıyordu oysa.

Köylü eskiden olduğu gibi bal, hayvancılık, ormancılık işleri yaparken ilaveten bir de turizmle tanışmışlar.

-Abi dedi biri… Karşıki dağlara tırmanmak için dağcılar geliyor bir de şu ilerki köyde altın madeni buldular. İki yabancı firmaya verdiler. Şimdi oradan altın çıkartıyorlar. O köydekiler mutlu…

-Yazık dedim bunun zararlarını onlarla birlikte siz de çekeceksiniz.

Yüzüme baktı.

-İlerde ormanlarla birlikte ne balcılığınız, ne hayvancılığınız kalacak, dedim.

Hala bakir kalmış üç beş yöreden birileri buralar…

Altın madencileri gelmişse buraların da sonları hazırlanmış.

Üzüldüm.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.