1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Görmesini bilmek...
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Görmesini bilmek...

A+A-

1963 sonlarındaydı…

 Babam, “Toplanın gidiyoruk” dedi.

Apar topar toplandık…

Buzdolabındaki yiyeceklere dahi dokunmadık.

Dönecektik sanki.

Birkaç parça eşya ile Aşağı Baf’tan Mutallo’ya intikal ettik.

Resmen sokakta kalmıştık.

Gittiğimiz yerde tanıdık birinin boş evine yerleştirildik.

O ev kiralıktı.

Birkaç parça ile odalarına iliştik.

Hiç alışık olmadığımız bir ortamda sabah güneşini karşıladık.

Ertesi gün Vikla’dan baktık.

Bizim evlerden kara dumanlar çıkıyordu.

İlk yangını orada görmüştüm.

“Eyvah” dedi annem, “evlerimiz yaktılar”.

Evlerimiz derken içten söylemişti.

Gözleri dolu doluydu.

Sonra “Madem yaşıyoruz bir şey değil” dedi, teselli buldu.

Üzüldük.

Babam, “Gidip kalan ne varsa alacağız” dedi.

Aşağı Baflılardan birkaç kişi ile kamyon buldular.

Silahlandılar.

Aşağı Baf’a gittiler.

Denize giden anayolu kestiler.

Evde ne varsa kamyona doldurdular.

Döndüler.

Buzluk çok sağlamdı.

Tekmelere rağmen yıkılmadı.

Çalışır durumdaydı.

Şükrettik.

Mutlu olduk

En azından buzluk sağlamdı.

Sonra yeni bir hayat…

Yeni hayat inişli çıkışıyla 1974 göçüne kadar sürecekti.

Ve 1974 yılındaki savaş sonrası hayatta kaldığımıza şükrede şükrede ikinci kez göç yollarına koyulduk.

Diğer yeni hayat başlamıştı.

Her yeni hayat sıfırdı.

Yeni başlamaktı her şeye.

Alışkanlılara.

Arkadaşlıklara.

Dünyaya yeni doğmuş gibiydik.

Bilgilerimiz birikimlerimiz sıfırlanmıştı.

İçinde göç olan hangi kitabı okusam oraya çakılır kalırım.

1920’li mübadele yıllarındaki Türklerle, Rumları…

1955’te İstanbul’dan kovulan Türkiyeli Rumları…

O beni anlatıyordu.

Bizim hikâyemizdi.

Buradan tek taraflı bakınca mağdur Türkler zalim Rumlar görünebilir.

Ortodoksların Müslümanlara çektirdikleri de algılanabilir.

07.03.1964 tarihine dokunarak Baflı Türklerin bandabuliyaya yaptıkları baskın ile Baf’ın bitirilişinin başladığını yazmıştım.

Bazı arkadaşlar, “saçmaladınız” dediler.

Ve ağızlarından dökülebilecek ne kadar kötü söz varsa sadece Rumlara döktüler.

Üzüldüm.

Hem de olası bir çözüm ihtimalinden az önce…

Oysa yapılan hataları inceleyebilselerdi göreceklerdi ki gerek EOKA’nın gerek TMT’nin kuruluş amaçları ayrılma üzerineydi.

Ve o ayrılma taksim idi…

Ve taksim en çok dış güçlerin işine geliyordu.

Kıbrıslıları piyon yaptılar, kullandılar.

İhsan Doktor,  “Giderseniz dönüşü yok” demişti.

Onun o günlerde gördüğünü bugün yanlı bakanlarla, at gözlüğü takanlar hala göremiyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.