1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Görüşmelerin düzeyi mi düşürülecek?
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Görüşmelerin düzeyi mi düşürülecek?

A+A-

O iddia ortaya, uzatmalı UBP kurultayının ikinci turuna birkaç gün kala atılmıştı. Sosyal medyada… Arkasından yazılı ve görsel medyada da yankılanmıştı bu haber… Ama hepsi o kadar. Bakıyorum şimdi unutuldu bile. Oysa bu haberin önemi nasıl görmezden gelinir? Cumhurbaşkanlığının ilk sosyal etkinliği olarak Enosisçilerin mezarlarını ziyaret eden Nikos Anastasiadis’in seçilmesini Yunan bayrakları ve şoven sloganlarla kutlayan Rum tarafının niyetini belgeleyen bir haberdi o...
   Olayın önemini irdelemeden önce unutulan haberi bir kez daha anımsatayım:
   Efendim; görüşmecilik yetkisi cumhurbaşkanından alınarak dışişleri bakanlığına devredilecekmiş. “Spekülasyon” deyip geçemezdik bu habere. Çünkü Başbakan İrsen Küçük’ün de görüşü alınmıştı. Başbakan görüşmecilik yetkisinin dışişleri bakanlığına aktarılmasına sıcak bakıyordu. Görüşmeci ataması, Cumhuriyet Meclisi’nin yetkisindeymiş. O yetki çerçevesinde yeni bir görüşmeci atanabilirmiş. Bu bağlamda başbakanın ağzından, tırnak içinde görüşler veriliyordu. 
   Başbakanın demecinde, bunun gerekçesi olarak da, o sırada henüz Rum cumhurbaşkanı adayı olan Anastasiadis’in bir açıklaması gösteriliyordu. Anastasiadis, seçilmesi halinde görüşmecilik görevini kendisinin yürütmeyeceğini, bu görevi başkasına vereceğini söylemişti. Haberin içeriğinde, Ankara’nın da görüşmecilik yetkisinin cumhurbaşkanından alınarak dışişleri bakanlığına devredilmesine olumlu baktığının iması vardı.  
    *       *       *
   Ana hatları kimsenin meçhulü olmayan dış siyasetimizin esaslarından biri de, Kıbrıs sorununa ilişkin görüşmelerin en üst düzeyde yürütülmesine dairdir. O konuda başta Birleşmiş Milletler’in olmak üzere, etkin dünya kurumlarının desteği vardır. Ta Denktaş–Makarios döneminden beri. Dahası cumhurbaşkanları arasındaki görüşmecilik misyonu Birleşmiş Milletler’in ciddi gözetiminde yapılmaktadır. 
   Dış siyasetimizin temel ilkeleri gereği, ağzından o görüşmelerin düzeyini düşüreceğine ilişkin sözlerin çıktığı anda, Türk tarafı olarak, Anastasiadis’i dünya önünde en üst perdeden teşhir etmeliydik. Çünkü büyük bir geri adım atan Anastasiadis, kendinden önceki seleflerinin vizyonunun aksine, görüşme masasına dinamit atıyor, barış ve uzlaşma idealiyle bağdaşmayan bir yol ayrımını dayatıyordu.
   Oysa bizim taraf bunun tam aksini yaptı. Şaşırtıcı bir edilgenlikle Anastasiadis’in tavrı onaylandı ve görüşmecilik yetkisinin cumhurbaşkanından alınarak dışişleri bakanlığına devredilmesine hazır olduğumuzun mesajı verildi.  
   O önemli gelişmeye kamuoyumuzdan da tepki gelmedi. Bunun nedeni, artık Kıbrıs sorununa ilişkin görüşmelere önem verilmemesi, gündemimizi daha başka konuların mı istila etmesidir?
    *       *       *  
   Karşılıklı mutabakatla görüşmelerin düzeyinin düşürülmesi halinde Kıbrıs sorununun çözümünün hiç gerçekleşmeyecek bir bahara kaldığının altını çizebiliriz.
   Zaten Rum basınında kaç zamandır görüşmeleri baltalayan propaganda yapılmakta ve BM Özel Temsilcisinin tüm çabasının kendi misyonunu güvence altına almak olduğu öne sürülmektedir. Açıkçası, Alexander Downer, işsiz kalmamak için tarafları görüşme masasında tutmaya ve süreci yapay olarak uzatmaya çalışmaktaymış!.. Downer’e böylesine radikal bir suçlama var…
   KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ilk teması yaptıklarında gidişatın nereye doğru olduğunu göreceğiz. Ama ortadaki ciddi belirtilere göre, ta eylülde oluşturulması düşünülen görüşme masasının akıbeti hiç de parlak değildir.     

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.