1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Görüşmelerin Sonucunu Beklerken…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Görüşmelerin Sonucunu Beklerken…

A+A-

Topu topu üç gün süren görüşmelerin sonunda oturmuş 16.30’u bekliyoruz ki Ban ve liderler birlikte dünyaya açıklasınlar, “çözüm oldu” diye.

Doğdum, oynadım, okudum, büyüdüm ve ufak ufak gözlerim yere doğru yöneldiği bu günlerde bile çözüm olacak diye beklerken onlar hala  görüşmelerden görüşmelere gidip geliyorlar.

Ve son buluşmaları üç günlük.

Oturmuş onlardan “iyi” haberler bekliyoruz saf saf.

Mümkün mü?

Umarım herkes gibi ben de yanılırım.

Hatta Papaz da yanılır, Talat da ve diğerleri de yanılırlar.

Ve Derviş kamera karşısına geçerek müjdeyi verir 16:30’da, “Oldu bu iş” diyerek.

-Gelecem, dedim arkadaşıma.

-Ne zaman? diye sordu.

-Yakında, diye müjdeyi verdim.

-Önce sen bir gel, burayı bir gör, canlı yaşa, sonra kararını verirsin.

Bunu söylerken telefondan göremiyordum ama biliyordum, sırıtıyordu.

Çok bozulmuş oralar.

Caddeler izmarit dolmuş.

Kaldırımlar tükürük ve balgam.

Denizlere lenger atılıyor şimdi deniz temizlesin diye.

Ve derelere otomobil dere sürüklesin diye.

Çok kirlenmiş orası.

Kimi arasam aynı şeyi söylüyor.

“Çok bozuk burası.”

-Karpuz yetiştirip satsak.

Karpuz bile yetişmezmiş burada diye yanıtlar alıyorsunuz..

Ne olmuş memleketime.

Neden herkes karamsar.

Çok şaşırtıyor beni orada kalanlar.

Moralim bozuluyor.

Çekip daha uzaklara gitmek geliyor içimden eskiden EOKA ve TMT’den kaçanlar gibi.

Avustralya’ya gitsem çok uzak, uçaktan korkarım.

Kanada soğuk yaşayamam.

Afrika’da millet aç, bir de ben ortak olmayayım yiyeceklerine.

Peki Asya’ya mı gitsem.

Kendi ülkem dururken neden başka yerleri düşünüyorum ki?

Neden Akdeniz’in en güzel köşesinin sahipleri kendi köşeleri yerine uzaklara gidip canları sıkıla sıkıla yaşamaya çalışırlar ki.

Hep gurbete gitmek  kaderimiz gibi.

Nedense hep itiyorlar git diye.

Oysa ki adamlar ta New York’a bizim geleceğimiz kurmak için çalışıyorlar(!).

Ve arkadaşım, telefonda görmüyorum ama hissediyorum sırıtarak, “Hele bir gel, dur, yaşa ve ondan sonra karar ver” diyor.

O kadar mı kötü.

Kötü ki hem sendikalar, hem partiler UBP iktidarı gitsin diye yollarda.

Oysa ki bilmiyor onlar yanan bir evde eşyaları tek tek kurtarmaya çalışmak candan bile edebilir insanı.

Yangını kökten temizleyeceksin kökten ki geriye ne kalırsa kurtarılmış olsun.

Görüşmeler sonlanmış New York’ta ve saat 16.30’da açıklama yapacaklarmış.

Bekleyemem onları, çünkü doğdum, okudum, büyüdüm  ufak ufak gözlerim yere doğru yöneldiği bu günlere kadar çözüm olmadıysa, üç günde hiç olmaz.

Kaldı ki ilk günde  açıkladılar anlaştıkları bazı konuları.

Ama anlaşamadıkları konular arasında mülkiyetten sonra ki mülkiyetin de direkt sorumlusu odur, yerleşikler.

Memleketim çok bozulmuş çok.

Hala saat 16.30’a çok var.

Kim oturup bekleyecek.

Nasılsa sonuç belli ve ben çıkıyorum.

Basın- Sen, KTÖS açıkladı “Afrika’ya yapılan saldırıyı kınıyoruz”.

Ben de kınıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.