1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Güçlü iktidarlar ve güçlü muhalefetler için yeni seçim sistemine ihtiyaç
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Güçlü iktidarlar ve güçlü muhalefetler için yeni seçim sistemine ihtiyaç

A+A-

Ne  biz “Köşeciler” sizlerin neleri yazmamızı istediğinizi biliyoruz ne de   sizler bizlerin neden çoğu zaman okunmayan yazılar yazmaya devam ettiğimizi anlayabiliyorsunuz!

İşitmek istediklerinizi mi seslendiriyoruz?  Yoksa canınızı mı sıkıyoruz?  Bunları da bilmiyoruz.  Çünkü bu ülkede  “kör ve sağırlar dövüşleri”  vardır!  Kimseler kimseleri görmeden yürürler.  Dolayısıyle çarpışmak,  yara almak kaçınılmaz kaderdir!

Ve kimseler kimseleri işitmeden konuşmaktadırlar.  Dolayısıyle kargaşa mukadderdir! 

Ve asıl doğrusu bu memlekette insanlar  “birbirlerini adam yerine koymazlar”  çünkü  adam  kendileridirler!

Öyle de oldu muydu siyasi iradeye fesat,  ekonomiye kesat düşmekte,  çevreye pislik düşüncelere rezillik egemen olmakta.  Ve asıl ne olmakta?

****

GİTGİDE DEVLET KAYMAKTA

Kabul edelim.  Artık  iktidara gelen  “ekipler” 0 1974’ler sonrası   kadro hareketlerinin yürekli  politikacıları değillerdir.   İsteseler de olamazlar çünkü bunun için ne bir  “kadro hareketi”  oluşturacak kalitede politikacıları var ne de kendilerini buna zorlayacak  bir kamu oyu seferberliğinin ruhu var…

Bunları  “hamaset”  olsun diye yazmıyoruz.  Fakat   artık ulusal bütünsellikle  Devlete sahip çıkılması gerektiği gerçeğini bile  faşizme çağrışım yapıyor diye reddeden zihniyetlerin var olmasından dolayı  yazıyoruz.   Devlet olmadan Güney’e yama olmayı   “barış”  olarak lanse edenler dolayısıyle yazıyoruz…

Buna karşılık ekliyoruz:  “Fakat KKTC’de  işte böyle bir Ulusal Devleti  yaratacak ne kadro hareketi kaldı ne halka güven verecek Yöneticiler!” 

Kısaca bu memlekette müthiş bir  yönetsellik enflasyonu yaşanmaktadır.  Nedeni de bizatihi  “seçim sisteminin”   kendisidir…  Hadi anlatalım.   

****

SEÇİM SİSTEMİNDEN DOLAYI  SİYASETİN KALİTESİ DÜŞÜYOR.

Bundan bir süre önce  “Aydınlık Yarınlar Hareketi” ortalara bir öneri attıydı.  “Gelin seçim sistemini değiştirelim,   tüm KKTC’yi tek seçim bölgesi olarak kabul edelim”  dediydi…   Yazımızın başında  “bu memlekette körler ve sağırlar dövüşleri oluyor”  dedikti ya…  AYH’nin bu önerisi de bakıp görmeyen,  kulakları delse de işitilmeyen yeni moda  “vurdumduymazlık”  ortamlarında kaynayıp gidiverdiydi.

Ne var ki bir süre önce  hem İktidar hem de Muhalefet çevrelerinden tutun ki o bir zamanların  yürekli ve kadro hareketi içinde memleket yönetmiş eski politikacılarından   bir ses daha işitildi:  “Seçim sistemini değiştirmek gerekir.” Tabi ki biz seçim olayının  çapımızı aşan  teknik yanını dürtmeyeceğiz.    Yıllar ötesinden başlayıp bugünlere gelirken  memlekete yönetsellikleri ile egemen olan   “siyasilerin” seçim sistemi dolayısıyle  gerek iktidar gerekse muhalefet cepheleri olarak gitgide zafiyetlere düşmelerine mim koyacağız. Çünkü  şu anda da ne mevcut iktidar  “iktidarlığını” gösterip halka güven verebiliyor ne de mevcut “muhalefet”  muhalefet yapabilme erkini ortalara koyabiliyor!   Nedeni de    bizatihi   “politikacıların”  kendilerinden kaynaklı politik kariyer zafiyetleri oluyor! 

ÇÜNKÜ:  Geçmişte üç seçim bölgesi vardı.  Seçim meydanına çıkan adaylar geniş seçmen kitlesi tarafından oylanıyorlardı  tutun ki en iyileri çıkıyordu sandıktan…

Sonra nasılsa ve siyasi karambol sonucunda  Yeniiskele’nin de  duhulü ile 5 seçim bölgesi oluşturuldu…

Ne demekti bu?   Her kim ki kendi bölgesi içinde itibarlı,  ailesi arkadaşları kalabalık,  kampanya boyunca bol bol harcayacağı paraya sahipse, sandıktan çıkıvermeye başladı…                                                   Parantez içinde yazalım.  Bir de Doktorlar cephesi vardı.  Halkla ilişkileri hasta doktor esamesinde seyrederken seçimlerde en etkin mesleki zümre durumuna geldiler…

“Kısaca bu dar bölge sistemidir”  ki gitgide elli kişilik milletvekilinden ne etkin  Hükümetler  çıkartabildi  ne de etkin muhalefet cepheleri yaratabildi!  Geçmişinde tırnak kadar politik kariyer ve becerisi olmayan insanlara  Devletin kaderi teslim edildi!  Ve tabi ki olmadı…  Olmadığını da yazalım.

*****

MEVCUT HÜKÜMET

CTP iktidarında ayni sorun yaşandıydı.  Reformlarını kendi partilileri ile kuyrukları olan sendikalara bile anlatamadıydı.  Onca hır gürün arasında da sadece  Tek Sosyal Güvenlik Sistemini yasalaştırdıydı ki onun da tam tamına toplumda yerli yerine oturması yirmi yılı alacak! 

UBP iktidarı Ekonomik Tedbirler paketi ile işe başladı.  Ancak bu konuda desteğini halktan ve seçmeninden değil,  Ankara’dan aldı! Biz yaparız olur alışkanlığına koyduğu   “tedbirleri”  için ne kamuoyu desteği sağlayabildi ne de derdini anlatabildi!  

Başka türlü de yapamazdı çünkü büyük halk desteğini alacak kadar güçlü bir Bakanlar Kurulu yoktu.  Yeni Bakanlar Kurulu oluşturacak kadar da parti gücü bulunmuyordu! 

Kısaca her seçimden biraz daha törpülenerek çıkıldı.  Sonuçta Hükümet olarak devam edebilmek için de  Sn. Akça’ya dolayısıyle Ankara’ya sırt dayamak zorunda kalındı. Ve tabi ki CTP! O da kendi  içinde parça körçe oluşa koşuyor! Ve artık anlaşılıyor ki yeni kadrolar yeni iktidarlar ve güçlü muhalefetler için yeni seçim sistemleri gerekmektedir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.