1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Güllerden mi bahsedeyim
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Güllerden mi bahsedeyim

A+A-

“Gel” diye çağrılıp acilen Ankara’ya giden İrsen Küçük’ün oradaki görüşmelerinde nelerin döndüğüne dair dedikodular sürerken önce RTE’nin Lefkoşa Surlariçi’ne ilgisi öne çıkmıştı…

Bugün de ufak ufak çıkan kokulardan anlaşılıyor ki hem Arasta’nın restorasyonu, hem de oradaki esnafın dükkanlarının rehabilitasyonu için direkt maddi yardım yapılacakmış, “KKTC’ye”.

Ve bazı haber ajansları bunun “iyi” bir şey olduğunu aktarıyorlar bizlere…

Hem bağımsız olmaktan, hem ekonomik durumumuzu düzeltmekten bahsederken…

Hem kendi kendimize yetmeli, dünyaya açılmalıyız derken, zaten aldığımız borç Kaf dağını aşmışken..

Bir de, güya yardım olacakmış havası yaratılan bu göbek bağlayan borç için, “iyi” diyorlar…

İyi olur mu hiç?

Kıbrıs’ın kuzeyine bugüne kadar ne yapılmışsa hepsinin ileriye dönük bir hesabı vardır bilesiniz…

Bugüne kadar Kıbrıslıtürkler için ne yapılmışsa biliniz ki ileride bir gün tüm hesapları önümüze getirip daha doğrusu çocuklarımızın önüne getirip karşılığını isteyecekler.

Ne asfalta, ne hastane binasına, ne de herhangi bir anıta ihtiyacımız yokken Ankara neredeyse dayatmayla yardım ediyorum ayakları ile bizleri daha da borç batağına sürüklemektedir.

Bazı arkadaşlar beni gördüklerinde veya her akıllarına gelip aradıklarında soruyorlar…

-Neden çiçekten, böcekten, hayattan yazmıyorsun da sıkıcı, üstelik başını belaya koyabilecek siyasetten yazıyorsun?

Gerek İrsen’in gerek diğer siyasetçilerin birkaç dönem koltuk uğruna yaptıkları yanlışlarla uçuruma doğru itilirken…

***

Güneşin ufak ufak ısıtmaya başladığı bu günlerde Avustralya’yı düşündüm…

Bizde ısı yükselip yaza doğru gidiş başlarken orada kışın geleceğine dair havanın soğuması an be an yaşanıyor.

En çok neyi severim biliyor musunuz…

Yolculuklarda gideceğim yerden çok yolu, bir de en sevdiğim yaz aylarından çok, yaza giden süreci.

İşte o günler tam bu günler…

Yaza gidiyoruz ve yaz ayları daha canlı...

Uzaklardan daha çok arkadaş dönüyor Kıbrıs’a…

Daha çok kişi daha keyifli oluyor.

Çarşılar canlanıyor.

Kahveler daha çok doluyor.

Doğa bile bu günleri bekliyor uyanmak için…

Ve geçen yılın aynı günlerinde açan çiçekler yine aynı güne denk getiriyorlar o açışlarını.

Ve arılarla o çiçeklerin özlerinden nemalanan diğer yaratıklar tam da bu günlerde dolaşmaya başlıyorlar kırlarda, bahçelerde..

Ne garip değil mi…

Bizde güneş yükselip hayat neşelenirken Avustralya’da her şey gibi doğa da düşüşe geçiyor…

Bugün bir daha fark ettim ki kayısı ağaçlarının çiçek açtığı bu günleri bahardan ötürü çok seviyorum.

***

Böyle yazılar mı yazmalıyım?

Hele RTE’nin restorasyon için güya yapacağı yardım parasının kokusu çıkmadan daha, yine RTE’nin emrindeki doğa katliamcısı inşaat şirketi TOKİ’nin Lefkoşa’ya şube açması haberleri dolaşırken…

Göz göre göre giden, daha doğrusu götürülen ülkem yerine, güllerden mi bahsedeyim?

 

Günün Karikatürü:

1.20120327225548.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.