1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Güneyde olsalardı kaç yıl yerlerdi?
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Güneyde olsalardı kaç yıl yerlerdi?

A+A-

Yunanistan’ın Rusya’dan hava savunma sistemi almasında aracılık eden ve rüşvet alan Kıbrıs Rum eski savunma bakanı geçtiğimiz günlerde Atina’da oğlu ile birlikte 15 er yıl hapse mahkûm oldular. Ayni şekilde Mari’deki cephane patlamasında suçlu görülen Hristofyas’ın savunma Bakanı da 2013 yılında 5 yıl hapis cezası aldı. Kalbinden rahatsız olan bakan, Anastasidis’ten kendisini af etme talebine yanıt dahi alamadı. Pazartesi günü kalb krizi geçiren o bakan şimdi yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Baf Belediye Başkanı da bir ihaleye fesat karıştırıp rüşvet aldığı iddiası ile yargılandı. Önce görevinden istifa ettirildi, sonra da 6 yıl hapse mahkûm edildi. Aldığı rüşveti de kuruşuna kadar devlet hazinesine iade etti. Yine Rum Temsilciler Meclisinde görev yapan bir milletvekilinin adı yolsuzluğa karışınca dokunulmazlığı kaldırıldı. Şimdi mahkemede hesap veriyor. Acaba diyorum, bizde yapılan yolsuzluklar Rum tarafında yapılmış olsaydı, yolsuzlukları yapanlara kaçar yıl hapislik cezası verilirdi? Bizde şimdi köşemin yettiğince yazacağım yolsuzlukları yapanlara bırakın ceza vermeyi, toplum içinde muteber kişiler olarak salınmalarına kimse ses çıkarmıyor.

                                            ***

En son örnekten başlayayım. Bir şirketin muhasebecisi, polise gidip iki bakana 1.5 er milyon lira rüşvet verdiğini söylüyor. Soruşturma bile açılmadı.

Bir eski vekil, meclis kürsüsünden meclis başkanına elinde tuttuğu tomar tomar dolarları sallayıp bana rüşvet verdiler, ben de aldım diyor. Tık yok.

Bir eski bakana duty free’ciler Londra’nın lüks semptlerinden birinde milyon sterlinlik ev alıyor. Bunun iddiaları basında yer alıyor, ne yalanlama ne de doğrulama yok.

CTP’nin ilk hükümetçilik ettiği 2003-2009 döneminde üst düzey biri ile kardeşinin İstanbul Bahçelievler İş Bankası Şübesinde 11 milyon liralık müşterek hesapları olduğu yazılıp çiziliyor yine tık yok.

Ambargoları kırıp Avrupa’ya hellim satılacak diye hayali bir şirkete on binlerce euro kaptırılıyor. Ne hellimlerden ne de paradan haber yok. Soruşturma da yok.

Adam toprağı gübre diye satıp, hem çiftçiyi hem de Koop. Levazımı kazıklıyor. Halen muteber biri olarak aramızda dolaşıyor.

Hatta bu iki son örnek için Başbakanlık Denetleme Kurulu kuruluyor. Denetçiler de atanıyor. Netice, Hatice.

Birisi yeniden seçilsin diye parti kurultayına yönelik istihdam yapıyor. Hesap sorulacak deniyor. Ancak hesap yerine kanunsuz istihdamlar yasallaştırılıyor.

Eski Girne Belediye Başkanı hakkında sayfalar dolusu Sayıştay Raporu ve suçlamaları var. Var ama soruşturma yok.

Çekmecesinde rüşvet olarak aldığı paraya bizzat ilgili Bakan tarafından suç üstü yapılan bürokrata ne oldu? Hiiiç.

Ya yasal olmayan istihdamlar, borçlanmalar, ihaleler yüzünden koskoca belediyeyi batıran başkana ne yaptılar?

800 dönüm lebi derya araziyi bir para babasına ya beleşe peşkeş çekenler ne oldu? Hele hele o dönemde Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulunda bulunan bir beyzadenin de, tesadüfen o 800 dönümlük arazi yanında 40 dönüm arazi kiralaması ve sonunda da hava parasına tam 125 bin sterline devretmesinin de hesabı sorulmadı.

                                         ***

Bu ülkede gerçek anlamda yani uzun süre hükümetçilik yapan üç parti vardır, UBP, CTP ve DP. Üçü de muhalefette iken yolsuzlukların hesabı sorulacak diye yeniden hükümet olurlar. Ancak anlaşmışlar gibi ne biri öbürünün, ne de öbürü diğerinin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmazlar. Böylece kedinin kendi pisliğini örttüğü gibi, bu üç parti de birbirlerinin pisliklerini örterler. Aslında boşuna dememişler. Köpek köpeği ısırmaz diye.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.