1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Güney’deki kriz ve biz…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Güney’deki kriz ve biz…

A+A-

Finans dünyasını yakın gözetim altında bulunduran ekonomistlerin tespitidir ki, batan Güney Kıbrıs bankalarında küçümsenemeyecek sayıda Türkiyelinin de yüksek oranda birikimi vardır. Yüzde 40 dolayındaki AB tıraşlamasına kurban gidecek olan bu birikimlerin bir bölümü, Güney Kıbrıs’taki AB güvenilirliğine inananların, ama şimdi hüsrana uğrayanlarınsa, bir bölümü de kara parasını aklamaya çalışanlarındır. Güney Kıbrıs’ın kara para aklama bölgesine dönüştüğünün çok net kanıtları artık ortadadır. 
   Bu arada Güney Kıbrıs’la ticari ilişkileri olan Türkiyeli iş adamlarının Güney Kıbrıs bankalarında hesapları bulunması olağan karşılanacak bir durumdur. Ama sonuç itibarıyla, Güney Kıbrıs bankalarında hesap açmanın nedeni ne olursa olsun, son finans krizi nedeniyle bu hesaplardan ağır bedel ödeneceği gerçeği ortadadır. 
   Kıbrıslı Türklerden de Güney’e geçerek birikimlerini oradaki bankalara emanet edenlerin sayısının az olmadığının bilgilerini de alıyoruz. Dahası, krize giren bankalar önünde oluşan kuyruklarda, bazı Türklerin görüldüğü de söylenmektedir… 
     *       *       *
   Batan Güney Kıbrıs ekonomisine emanet edilen Türk menşeli paraların durumu, bunalımın bizi ilgilendirmesi gereken boyutlarından biridir.
   Bundan çıkarılması gereken ders ise şudur: AB şemsiyesinin yasalarla oluşturulmuş ilkeli çatısı altında bulunulsa bile, o çatının altındakilerin öncelikli meselesi, kendilerine ahit olarak sunulan ilkelere, kurallara ve yasalara uymalarıdır. Rum komşularımız, AB çatısı altında bulunma ayrıcalığını kendileri için güvence olarak gördüler ama, bu çatının ilkelerine, kurallarına ve yasalarına uyacak yerde, kısa günün kârına bakan bir aç gözlülükle kendi çıkarcı kurallarını geçerli kılmaya kalkıştılar. Daha fazla kâr için Yunanistan’ın güvenilir olmayan tahvillerine ve hisse senetlerine yönelirken, yasa dışı kara paralara ve sıcak para akışlarına da kucaklarını açtılar. Bu arada konforlu, eğlenceli ve rehavet içindeki bir yaşam tarzını benimsediler, zamanlarını ve paralarını har vurup harman savurdular.  
   AB çatısı altındaki güvenirliliğe yaslanarak kural dışı hareket eden daha başka AB üyesi ülkenin de benzeri ekonomik sorunları yaşadığına kaç zamandır tanık olmaktayız. Ama bu durumun en ağır darbesini yiyen, Güney Kıbrıs oldu.
   Kuzey Kıbrıs’ta 2002’de yaşanan ve bankaların domino taşları gibi devrildiği dönemde bizim arkamızda Türkiye olmasaydı halimiz Rum komşularımızdan bin beter olacaktı. Türkiye, bugün AB’nin Rumlara uyguladığı cezalandırıcı acı reçeteyi bize dayatmadı. Mudilerimizin bankalarda batan paralarını son kuruşuna kadar ve hatta faizleriyle ödedi. Bir kooperatif bankası olan PEYAK’daki batık birikimlere bile aynı toleranslı ve himayeci jest gösterildi.
   Hem bu yaşananı şükranla anımsamamız gerekir, hem de şu soruyu kendi kendimize sormamız: 
   Kural dışı işlerin gemi azıya aldığı Kuzey Kıbrıs’ta eğer AB çatısı altında olsaydık ve Rum komşularımızı sarmalayan ekonomik krize benzer bir kriz içine girseydik halimiz nice olurdu?
     *        *        *
   Güney Kıbrıs’taki ekonomik bunalımı kendi perspektifimizden analiz ederken, o yakıcı durumun bizim tarafa nasıl yansıyacağını da göz önünde bulundurmak zorundayız. Rum tüketicilerin bizim çarşımıza akın etmesini hiç beklemeyelim. Bizim taraf, fakirleşen Rum tüketiciler için şimdi çok daha pahalıdır. O beklentinin tam tersi olacak ve bizim tüketiciler Güney Kıbrıs çarşısına daha yoğun akacak. Çünkü para darlığı ve yoksullaşma nedeniyle Güney’e ucuzluk gelecektir. Kumar ve eğlence meraklısı Rumların, hem daralan gelirler ve hem de sıkı kontrol nedeniyle Kuzey Kıbrıs kumarhaneleri ile gece kulüplerine rağbetleri taban yapacaktır. Kıbrıslı emekçi Türklerin, ekonomik krizdeki Güney Kıbrıs’ta iş bulma şansları ise daha bir azalacaktır.
   Dilerim, KKTC ekonomisini planlamakla yükümlü olanlar bütün bunları değerlendirerek güncel planlarına ve programlarına ona göre şekil verirler.        

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.