1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Güney’in fedakârlığı – hükümetin kararsızlığı – AB’li Bortock’un KKTC’ye
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Güney’in fedakârlığı – hükümetin kararsızlığı – AB’li Bortock’un KKTC’ye

A+A-

Yanı başımızda  “ben tüm adanın devletiyim”  diyen bir Rum halkı vardır.  Devlet iddiası bizi bağlamamış da olsa,   Güney  hem BM’nin hem de AB’nin üyesidir. Karakteristik özellikleri nedeniyle çığırtkanlığın hasını yapar,  propagandanın envai türlüsünü döktürür.  Yani sorunlarını  uluslararası arenaya taşıyıp çözme konusunda epey başarılıdır. .

İşte bu  “Rum”  dünyadaki ekonomik krizlerden bu yanadır kendi bünyesinde tedbirler almakta,  maaşlarda kesintilere gitmektedir.  Önceleri Rum halkı arasında tepkisel sesler yükselmişse de Yunanistan’nın başına gelenler  ola ki başlarına gelir düşüncesinde  “tasarruf tedbirlerini”  kabullenmişlerdir…

Güney şimdi de   “Cyprus Eirways’i”  yani ulusal Hava Yollarını kurtarmak için  bir dizi tedbir almıştır.  İki uçağını elden çıkaracak,  kabin görevlilerine sadece sandüviç verilecek,  maaşlarda yüzde 5 ile 19 arasında  kesintiye gidilecek falan…

Şimdilik çalışanlarından kimselerin gıkı çıkmadı.  Her halde çok iyi biliyorlar,  bu tasarruf tedbirlerini kabul etmemiş olsalar batacak Hava Yolu ile birlikte kendileri de işlerini kaybedecekler…

YA BİZ NE YAPIYORUZ:  Yukarıdaki Güney örneğini tabi ki KKTC ile yapacağımız kıyas için verdik.  Önce “Onlar nedir”   “biz neyiz”  hatırlatmasını yapacağız ki  meramımız daha iyi anlaşıla:

- Onlar tanınmış Devlettir ve AB’nin kişi başına düşen en büyük ulusal gelirine sahiptirler.  KKTC ise tanınmamış bir devlettir ulusal geliri Güney’in yarısı kadar bile değildir. 

- GKRY’nin Avrupa ve öteki dünya ülkeleri ile direkt ticari ekonomik ilişkileri vardır.  KKTC zaten ambargolar altındadır kaldı ki ne üretimi olacaktır ki ihracatı olsun…

- Güney’e yılda iki milyonu aşkın turist gider.  KKTC’nin en iyimser hedefi hâlâ bir milyon turist olmaktadır.

- Rum’lar dünyanın sayılı deniz filosuna sahiptirler. Biz ise sahibi olmamız gereken  “hellimi”  bile bırakın dünyasal yapmayı,  Türkiye’ye bile kabul ettiremeyecek kadar cılız ekonomilerin ülkesiyiz  ŞİMDİ SORALIM:  Dünyayı saran bu ekonomik krizi atlatmak için tanınmış ve her yönü ile kalkınmış Güney Kıbrıs Rum’u mu Ekonomik tedbirleri ile fedakârlık yapmaktadır,  yoksa tanınmamış,   TC para vermese Afrika’nın Baluba kabilesi olacakken en bonkörce yaşamlara imza atan    KKTC mi?    

VE EKLEYELİM:   Bugüne kadar kaç kişinin maaşından tek kuruşluk kesinti yapıldı ki?  Daha doğrusu yapılmak istense bile yapılabilir mi?  Batmış,  sürekli zararına  çalışan Devlet sektörlerinin kaçı özelleştirilebilindi?  Kaç kişi işsiz kaldı?  Tarımsal kesimde çalışanlardan Balıkçılara kadar kaç kişinin teşvikleri kaldırıldı,  tasarruf nedeniyle kısıtlandı?  Aksine artırmalar da olmadı mı? 

Pekala nedir ayyuka çıkan çığlıklar?  Hadi gene yazalım.  Yarısı moda! Bir diğer yarısı Hükümetin basiretsizliği…  O Hükümet basiretsizliğini de  kısaca örnekleyelim:

****                                

KRİZLERİ BİZZAT HÜKÜMET YARATIYOR

BİR:  Önce “özelleştirmelerle”  başladıydı.  Dedikti ki bu iş  “ben yaparım olurla”  olmaz!  Onlar olur dediler.  Çünkü sandılar ki Sn.  Akça’nın desteği bu icraatlarında kendilerine yetecektir.  Değil mi ki  TC Büyükelçisi,  Ankara’yı temsil ediyor…   İlgili sendikalarla kontak kurmadan işe giriştiler.

İKİ: Elektrik Kurumu ile  başladılar. Önce  “özelleştireceğiz”  dediler.  Kıyametler kopup memleket bir hafta elektriksiz kalınca ayni  Hükümet  defa da     “belki özerkleştiririz” dedi!    Ardından da   “belki sadece  tahsilatı özelleştiririz”  deyiverdi!  Ve bunlar “karasız Kasım”  örneği değişe tokuşa açıklanırken memleket aylarca grevlerin dalgalarında dövüldü! 

ÜÇ: Şu Petrol Dulum tesisi.  Hâlâ sonuca ulaştırılamadı,  krizi  Hükümetin kararsızlığı sayesinde devam ediyor!

DÖRT: Lefkoşa Belediyesi’ni anlatmaya hiç gerek yok.  Eğer zamanında çalışanlarına maaşları ödenseydi bu arbede yaşanmazdı. Bulutoğlularını yiyeceğim diye  hükümet kendini yedi. Sonra da döndü çalışanlara maaşlarını verdi!  Eee,  verecekseydi zamanında niye vermedi?

BEŞ:  Koop-Süt’de de ayni olay. Grev devam ediyor,  inat değil mi çalışanlara maaşları ödenmiyor.  Ki grev azarak  devam etsin!  Oysa sonuçta bu maaşlar kesinlikle ödenecek. Ödenecekse bu yaratılan arbede neden?  

ALTI:  Daha dün  üzerinde uzlaşılan BRT Yasa tasarısı tam  Meclis genel Kurulunda görüşülecek geri çekldi.   Ardından da  BRT çalışanları sokağa döküldü! Döktüren kim?

KISACA:  Bizzat Hükümetin kendisinin  “tedbir ve reforma”  ihtiyacı vardır!

*****                                                   

AB’NİN DAVİD BORTOCK’U NE DEDİ

Geçtiğimiz günlerde sanki çok önemsizmiş gibi gazetelerin sütun aralarına sıkıştırılmış bir haber yayımlandıydı.  Haber’in özeti şuydu:                      

“AB Sayıştayı’nın Kıbrıslı Türklere yardım programı ve sponsorluk yaptığı projelerin değerlendirilmesinden sonra bir basın toplantısı yapılıyor ve  AB Sayıştay’ının  Divan üyesi David Bostock KKTC’i ima ederek,   “değersiz yahut komik”  anlamına gelen  “amusing”  kelimesini kullanarak,  KKTC için de  “dikkate alınamayacak bir yapıda  olduğunu”  imasında bulunuyordu!”   Yani adam resmen KKTC’nin ervahına hakaret ediyordu!

Bekledik ki  KKTC’ye resmen hakaret eden bu adama ve sözlerine karşı özellikle muhalefet cephesinden, mesela   leblebi çiğneyip demir püsküren TDP’li Çakıcı’dan sert tepki gelsindi!   Çünkü hakaret Politikacılar olarak  kendilerineydi!  Seçimlerle talip oldukları   KKTC yönetimine idi!                                         

En basiti içimizde ne olursa olsun, dışa karşı korunması gereken onurumuzun  tepkisini aradıktı… Kimselerden tıs çıkmadı!  Oysa TC’de her hangi sıradan bir köşe yazarı KKTC için iki kelimelik olumsuz lâf etse kıçlar yırtılıp başlara giyilmektedir!  Buna karşın böylesi hakaretlerin katmerlileri Rum’dan yahut AB çevrelerinden geldi miydi  “adamlar doğru söylüyorlar”  bile denmektedir! 

Yarın bu konuya devam edeceğiz ve Bostock’a soracağız.  Bari KKTC’de kime kaç kaç yuro verdiğinizi de açıklayın ki himmetinizin  hakaretinize değip değmediğini de öğrenelim!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.