1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Güngördü'den itiraf geldi
Güngördü'den itiraf geldi

Güngördü'den itiraf geldi

Girne Belediye Başkanı Aygın, Su konusundaki hassasiyetlerinin Kıbrıs Türk Toplumunun da hassasiyetleri olduğunu vurguladı. Aygün, "Bu konuda Başbakan Kalyoncu'nun da bizim gibi düşünmesini görmek bizi mutlu etmiştir" dedi.

A+A-

Özlem Çimendal

Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın, Türkiye'den gelen su konusunda yaşanan tartışmalar, yeni belediyeler yasası, belediyelerin sayısında indirime gidilmesi ve Girne İmar Palanı hakkında bir dizi değerlendirmede bulundu.

“BESKİ’nin devamlılığı esastır”

Suyun hayat kaynağı olduğunun ve bunun su tartışmalarında hepsinin üstünde olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, “Su konusundaki hassasiyetimiz Kıbrıs Türk toplumu ve görev yaptığımız bölgede yaşayan toplumun hassasiyetidir. Bu sorun kavgayla çözülmez, hoşgörülü olunması lazım. KKTC’nin su konusundaki hassasiyeti de ortada. Türkiye kanadının da bu konuya daha hassas yaklaşası gerekmektedir. Belediyeler olarak oluşturduğumuz BESKİ’nin kuruluşunda ve söylemlerinde su konusunda herhangi bir yanlış yoktur. 26 belediyenin yola çıktığı bir kuruluştur. BESKİ’nin çalışma alanında var olan konu bugün sudur, yarın çöp olur, öbür gün toplu taşıma olur. Toplu taşıma bizim için en büyük problemdir. BESKİ sadece su için kurulmadı ve çalışmalarına da devam edecektir” dedi.

“Su Kurumu, belediyenin mal varlığına el koymayı hedefliyor”

Su kurumuna karşı olduğunu ifade eden Güngördü, kurumu yanlış bir senaryonun ürünü olarak niteledi. Su Kurumu’nun belediyelerin mal varlığına el koymayı hedef aldığını söyleyen Güngördü, “Biz buna karşıyız. 41 yıldır Girne halkının biriktirdiği suyla ilgili yatırımları devlete vermeyi kabul etmiyoruz. Yap-işlet-devret modeli yapılsın deniliyor. Suyla ilgili mal varlığını devrederek devlete bırakmamayı kabul etmemin mantıklı bir yanını göremiyorum bu yüzden kuruma karşıyım” ifadelerini kullanırken ayrıca suyla ilgili tartışma süreçlerinde 28 belediyeyi temsilen kimsenin olmamasını da eleştirdi.

“Girne’de 22 bin sayacın 7 bini akıllı sayaç”

Belediyeler olarak kendilerinin suyun yönetimine değil, işletilmesine talip olduklarının anlaşılması gerektiğine dikkat çeken Nidai Güngördü, “Devlet suyu belediyenin deposuna getirecek, abonelerin saatine kadar da belediye sorumlu olacak. Belediye halkın duyarlılığını da dikkate alarak suyu özelleştirme kararı alabilir buna kimsenin itirazı yok ama ortak çıkarlar ve faydalar da toplum için kabul edilebilir seviyede olmalı. Dünyada bugün artık ön ödemeli su sayacı kullanılıyor. Bugüne kadar vergilerde su konusunda çok popülist yaklaşımlar da oldu aslında. Girne Belediyesi olarak şu an biz 22 bin su sayacının 7 bininin akıllı sayaç yani ön ödemeli olması için karar aldık. Bu dönemde ilk kez bu sayaçlar ihale yöntemiyle yapıldı. Bu yöntem de dünyada örneklerinin de olduğu gibi enerjinizi önceden ödeyerek kredili şekilde kullanmanızı sağlıyor. Bu yönteme geçtikten sonra da Girne halkının mağdur olmaması için kontör yükleme merkezlerini ayırarak özel günlerde de hizmet vermeyi hedefledik” dedi.

“Başbakan Türkiye’nin özelleştirme talebine karşı”

Geçtiğimiz günlerde BESKİ olarak Başbakan Ömer Kalyoncu ile Mecliste biraraya geldiklerini anlatan Güngördü, toplantıya Tarım Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Erkut Şahali’nin de katıldığını belirtti. Güngördü, su konusundaki düşüncelerini Başbakan ve Şahaliy'le paylaştıklarını belirterek, “Bizim toplantıdaki isteğimizin ana noktası sürece dahil olma, sahip çıkmayı hedef edinme,  suyun yönetiminde kimlerin olacağı, bu ortaklıkların ne kadar süre daha devam edeceği gibi konulardı” dedi. Güngördü, Başbakan Kalyoncu’nun kendilerine Ankara'dan gelen  mektubu okuduğunu ve Türkiye kanadının bu mektupta suyun tamamen özelleştirilmesini istediğini kendilerine aktardığını söyledi. Başbakan Kalyoncu’nun su konusundaki duruşunun ve özelleştirmeye karşı olduğu yönündeki tutumunun  kendilerini memnun ettiğini dile getiren ve gerekli görüşmeleri yapıp orta yolu bulma adına görüşmelere başlayacakları bilgisini verdiğini açıklayan Güngördü, Kendilerinin de BESKİ olarak Başbakanlığa sorun ve önerilerini içeren bir mektup verdiklerini söyledi.

“Su görüşmelerine dahil edilmememiz kabul edilemez”

51/95 Belediyeler Yasası’na göre suyun kentlerdeki tüm haklarının yönetimi ve işletmesinin belediyelere ait olduğunu ifade eden Güngördü sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yetkiyi belediyenin elinden almaya çalışıyorlar. Belediyeler devre dışı bırakılmak isteniyor. Her iki devletin meclisleri Cumhurbaşkanlarını onaylayacağı bir anlaşma olursa, bu uluslararası bir anlaşma olacak ve bu noktada da ilgili genel yasalar atlatılabilir. Tamam yapılsın buna bir itirazımız yok. Biz de dahil olmak istiyoruz toplantılara bilgi almak istiyoruz, tek sorunumuz bu. Belediyeler yıllarca popülizm yaptı suları seçim zamanı kullandılar, bağışladılar bu da bir gerçek. Ben tüzüklere uygun olarak  Girne Belediyesi’nde tahsilatı yüzde 60’tan yüzde 83 seviyesine çıkardım. Şüphesi bunda akıllı sayaçların da katkısı yadsınamaz.”

“28 belediye bütçe planı konusunda mağdur ediliyor”

Su konusundaki kaosun bir an evvel netleşemesini kendilerinin de canı gönülden istediklerini aktaran Güngördü, “Bu konunun ne zaman netleşeceğini biz de merak ediyoruz.  Şu an bütçe dönemi. 28 belediyenin ‘bütçede su kalemlerimize gelir koyalım mı, giderlere bir şey koyalım mı?’ sorusu üzerinde sıkıntıları var. 60 milyonluk bir bütçede 6-7 milyondan bahsediyoruz gelir-giderde önemli bir rakam bu. Bizim belediye başkanları olarak bütçemize ne koymamız gerektiğin bilmemiz gerekiyor. Bu konuda bilgilendirmemiz lazım” dedi.

“Su konusunda belediyeler dışında kimse dersine çalışmadı”

“TC kanadının su konusundaki açıklamalarını  dinledik ve hepimiz biliyoruz. Türkiye İrsen Bey’le protokol yaptığını söylüyor ve bu 5 yıl içinde KKTC’nin dersine çalışmadığını vurguluyor” diyen Güngördü, kendilerinin de belediyeler olarak buna karşı çıktıklarını ve BESKİ’yi de bu nedenle kurduklarını ifade etti. Türkiye kanadının da bunun farkında olduğu ve belediyeler dışında başka birim ve kademelerin gereken hassasiyeti ve çalışmayı yapmadığını ifade ettiklerini söylediklerini belirtti. Ülkede kısa sürede bu kadar bakan değişmesinin de sağlıklı olmadığını, belediye olarak çok sorunları olduğunu da aktaran Güngördü,  “Bunlar biz zaman kaybettiriyor” dedi.

“Yeni yasa olumlu”

Yeni Belediyeler Yasası’nın devrim niteliğinde olduğunu söyleyen Güngördü, “Yasalara, disipline olumlu bakıyorum. Hepimizin denetlendiğimizi hissetmemiz gerekiyor. Yeni yasaya göre yerelin gelir toplamıyla devletten gelecek katkı payının toplamı büyük belediyelerde 50’yi geçemez, küçük belediyelerde ise 55 olacak şekilde düzenlendi bu çok olumlu bir gelişme ve bu geçiş sürecinde güzel bir adım. Geçmişte bu işin mantığına uyulsaydı her şey şimdi daha farklı olacaktı. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerekir. Bizim başkanlar olarak güven vermemiz gerekir” ifadelerini kullandı.  

“Belediye sayısı 8 ila 10 arasında olmalı”

Belediyelerde artık köklü bir reform gerektiğine dikkat çeken Güngördü, “Şu anki mevcut 28 belediye ülke ölçeğine göre çok fazla. Bu sayının 8-10 belediyeden fazla olmaması gerekir. Belediye sayılarının düşürülmesi belediyecilik hizmetinin kalitesini yükseltecekse ben fedakarlığa hazırım. Küçük küçük, bölük pörçük olmaktansa belediye sayısını bu yapıya kavuşturarak, daha sağlam ve radikal adımlar atılmasına olanak sağlanabilir” dedi.

“Beyaz Bölge Emirnamesi eşitsizlik yarattı”

 Konuşmasının sonunda Girne İmar Yasasına da değinen Belediye Başkanı Güngördü, İmar Yasası’nın  26 yıl önce geçtiğini ancak sadece Lefkoşa’da uygulanan İmar Planı’nın diğer bölgelerde uygulanmamadığını vurgulkadı.   Güngördü konuşmasını şöyle tamamladı: “Bu plan var ama Lefkoşa dışında uygulanmıyor. Bu çok büyük bir eksiklik. 1992-1993 yılından beri Beyaz Bölge Emirnamesi var. 7-10 defa değişti. 1993’ten 2010’a kadar Girne’de biz sadece otopark üzeri normal konutlara 3 kat, otellerde ise 5 katlı projelere izin verdik. Mayıs 2010’dan sonra ilgili sorumlular toplandı ve bir gecede karar verdiler, 10 katlı binalara izin verilecek diye. Bu karar sosyal adaleti dinamitledi, insanlar arası eşitsizliği tetikledi. Beyaz Bölge Emirnamesi eşitsizlik yarattı. Bunu İçişleri, Şehir Planlama’ya anlatamıyoruz. Sürekli bakan değişmesi de bizi zorluyor bir türlü ilerleyemiyoruz. Girne’de çok katlı binalarla ilgili tehlike çanları çalıyor. Seçtiğiniz yerde bir gün herhangi biri aniden yanınıza bir ev, kahvehane bar vs. dikilebilir. Plan olsaydı bunları görebilirdiniz konut bölgesine uygun mu değil mi? Girne halkından su ve imar konusunda destek bekliyorum.”

Kaynak: Yeni Bakış Gazetesi

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.