1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Gürler: "Uyuşturucunun denetimli olarak serbest bırakılması uygun değil"
Gürler: "Uyuşturucunun denetimli olarak serbest bırakılması uygun değil"

Gürler: "Uyuşturucunun denetimli olarak serbest bırakılması uygun değil"

Gürler, uyuşturucu kullanımı konusunda denetimli serbestliği, gerekli yasalar yürürlüğe girmeden ve tam teşekküllü bir rehabilitasyon merkezi kurulmadan doğabilecek sonuçlardan dolayı, mevcut şartlarda uygun bulmadıklarını açıkladı.

A+A-

Polis Genel Müdür Vekili Pervin Gürler, uyuşturucu kullanımı konusunda denetimli serbestliği, gerekli yasalar yürürlüğe girmeden ve tam teşekküllü bir rehabilitasyon merkezi kurulmadan doğabilecek sonuçlardan dolayı, mevcut şartlarda uygun bulmadıklarını açıkladı.

Gürler, denetimli serbestliğin bugün Avrupa’nın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de uygulandığını ancak bu ülkelerin tüm yasalarının Meclislerinden geçirildiğini, rehabilitasyon merkezleri ve altyapılarının mevcut olduğunu ifade etti.

Denetimli serbestliğin, herkesin bir kez yakalanma toleransı bulunması nedeniyle birçok gencin “bir kereden bir şey olmaz, polis yakalasa da zaten tutuklayamaz” düşüncesiyle bunu deneyecek veya denenmesini sağlayacağına dikkat çeken Gürler, ayrıca bu durumda uyuşturucu madde tasarrufu suçlarının yaygınlaşmasına sebep olabileceği uyarısında bulundu.

Polis Genel Müdür Vekili Pervin Gürler “KKTC Uyuşturucu ile Mücadele Çalıştayı” nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı ve çalıştaya katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

“POLİSİN ÖNCELİKLİ MÜCADELE ALANI”

Gürler, günümüzde evrensel bir sorun haline gelen ve ülkede de en büyük toplumsal sorunlardan birisi olan yasadışı uyuşturucu madde faaliyetleri kapsamına giren suçların, Polis Genel Müdürlüğü’nün de en öncelikli mücadele alanları arasında olduğuna işaret etti.

Gürler, ancak toplum sağlığını doğrudan etkileyen ve gençliği tehdit eden uyuşturucu maddeler ile mücadelenin sadece polisiye tedbirlerle sonuca ulaşamayacağının tüm dünyada anlaşıldığı gibi ülkede de son zamanlarda yürütülen faaliyetler ve uygulanmaya başlanan projelerin bu farkındalığı ortaya koyduğunu kaydetti.

“KKTC RİSKLİ KONUMDA”

KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin üzerinde yer aldıkları Kıbrıs adasının konumu itibarı ile dünyadaki üç eroin geçiş rotası olan Kuzey Karadeniz ve Balkan rotalarına oldukça yakın olduğunu ifade eden Gürler, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz rotasının üzerinde bulunmasının, KKTC’yi yasadışı uyuşturucu madde faaliyetleri açısından daha riskli bir konuma taşıdığını anlattı.

Ayrıca ülkede çeşitli ülkelerden gelen 70 bin civarında üniversite öğrencisinin öğrenim gördüğünü ifade eden Gürler, bu öğrencilerin de aileleri tarafından kendilerine emanet edilen ve özellikle uyuşturucu madde konusunda da üzerlerinde hassasiyetle durulması gereken gruplar arasında yer aldığını kaydetti.

AĞIR CEZADAKİ DAVALARIN YARISI, CEZAEVİNDEKİ HÜKÜMLÜLERİN ÜÇTE BİRİ UYUŞTURUCUDAN

Polis Genel Müdür Vekili Pervin Gürler, son yıllarda uyuşturucu madde faaliyetleri kapsamında işlenen suçlarda artış olduğunu, gerek başlatılan soruşturmalarla gerekse yapılan birtakım istatistiki çalışmalar sonrasında elde edilen verilerle bunun ortaya konduğunu ifade ederek, “Örneğin; Ağır Ceza Mahkemelerimizin gündeminde bulunan yaklaşık her iki davadan ve Merkezi Cezaevimizde bulunan yaklaşık her üç hükümlüden birisi kanunsuz uyuşturucu madde suçları ile ilgilidir” dedi. 

Gürler, uyuşturucu maddelerin, toplumun psikolojik, ruhsal ve ekonomik yapısını doğrudan etkileyen, bu tür maddeleri kullanan kişileri kimi zaman dönüşü olmayan sağlık sorunları ile hatta bazen ölümle bile karşı karşıya getiren zehirler olduğunu işaret ederek, “Bu tür suçlarla mücadelede koruyucu, önleyici ve rehabilite edici tedbirlerin yanı sıra polisiye tedbirler anlamında da süratle alınması gereken bazı tedbirler bulunduğuna inanmaktayım” görüşünü dile getirdi.

Pervin Gürler, yasadışı uyuşturucu madde faaliyetlerinde bulunan kişilerin bu faaliyetlerini tek başlarına yürütebilmelerine imkan olmadığını, bu tip gayri yasal uğraşlar içerisindeki kişilerin gayrı meşru yöntemlerle, hukuku ve kamu sağlığını hiçe sayarak organize bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü anlattı.

Bu sebeple tüm dünyada olduğu gibi ülkede de organize suçlarla mücadelede etkinliği ve caydırıcılığını artıracak yeni bir yasal düzenlemeye gidilmesinin şart olduğunu vurgulayan Gürler, bunun yanında tüm çağdaş ülkelerde yürürlükte olan “gizli soruşturmacı ve muhbir” kullanımı için teknik takip gibi yasal düzenlemelere ve daha fazla finansal kaynağa ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

“EN ÖNEMLİ SIKINTILARDAN BİRİ POLİS SAYISININ AZLIĞI”

Ayrıca, tüm dünyada suçların önlenmesi ve suçla mücadelede etkin olarak kullanılan “Mobese” sisteminin de halen KKTC’de hayat bulamadığını ifade eden Gürler, tüm bunların yanında belki de en önemli sıkıntılarından birinin de; “mevcut polis sayısının azlığına bağlı olarak bu alanda görev yapıp, yasadışı uyuşturucu madde faaliyetleri ile mücadele edecek personelin yeterli sayıya ulaştırılamaması” olduğunu kaydetti.

Gürler, gereken imkanların sağlanması ve artırılması halinde mevcut mücadele gücünün çoğalacağına ve sorunun arz ayağına daha büyük darbeler vurulabileceğine inanç belirterek, yine de tüm bu yokluklara ve imkansızlıklara rağmen Polis Örgütü’nün zaman ve mesai mevhumu gözetmeden, canla başla çalışarak suçla mücadeleye devam ettiğini belirtti.

DENETİMLİ SERBESTLİK

Yasal eksikliklerin bazılarının giderilmesi için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Gürler, son zamanlarda ülke gündeminde bulunan “denetimli serbestlikle” ilgili olarak da şunları açıkladı:

“Ülkemizin mevcut durumu içerisinde denetimli serbestliği uygun görmediğimiz doğrudur. Ancak, bunun geçerli sebepleri, kanaatimizce çekinceli olduğumuz hususlar mevcuttur. Bu hususları daha önce Sayın Başbakan’la da paylaşmıştık ama bir kez de kamuoyu ile paylaşmayı faydalı görüyorum;

Denetimli serbestliğin bugün Avrupa’nın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de uygulanmakta olduğu doğrudur. Ancak, bilinmelidir ki bu ülkeler, yukarda saymış olduğum tüm yasaları meclislerinden geçirmiş, rehabilitasyon merkezleri ve altyapıları mevcut ülkelerdir. Ayrıca, ülkemizdeki şu anki imkanlarla uyuşturucu madde içenle satanı ayırt edebilmek mümkün görünmemektedir.

Uyuşturucu maddelerin bir kez denenmesi halinde bile bağımlılık yapabilme riski olduğu bilimsel bir gerçektir. Denetimli serbestlikte herkesin bir kez yakalanma toleransı bulunması nedeniyle, birçok genç ‘bir kereden bir şey olmaz polis yakalasa da zaten tutuklayamaz’ düşüncesi ile bunu deneyecek veya denenmesini sağlayacaktır.

“SUİSTİMAL EDECEĞİNİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMALIYIZ”

Denetimli serbestliği, yasadışı uyuşturucu maddeler ile ilk kez yakalanmayı bağışlama olarak düşünürseniz, suç işlemek için her zaman farklı yöntemler geliştiren kişilerin bu durumu suistimal edeceğini de göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu durumda, bir kez yakalanan şahıs, ikinci seferinde uyuşturucu maddeyi arkadaşına tasarruf ettirecektir. Bu durum da uyuşturucu madde tasarrufu suçlarının yaygınlaşmasına sebep olabilecektir.

Ülkemizde yasadışı uyuşturucu madde suçları ile ilgili ilk kez yakalanan şahıslar, genellikle yargılanıncaya kadar mahkemeler tarafından serbest bırakılmaktadırlar. Bu süre zarfında da tedavi olmak isteyenler, mevcut imkanlar ölçüsünde tedavi olmakta ve mahkeme aşamasında da bu durum lehlerine değerlendirilmektedir. Sorun eğer, küçük miktarlarla yakalanan şahısların, mahkum olup sabıkalarının bozulması ise 26/2012 sayılı Sabıka Kaydının Silinmesi Yasası’nda sabıkların silinmesi ile ilgili bir düzenleme yapılabilir.

Bir kez daha vurgulamak istiyorum; Biz Polis Örgütü olarak denetimli serbestliğin, ülkemizde gereken yasalar yürürlüğe girmeden ve tam teşekküllü bir rehabilitasyon merkezi kurulmadan yasallaşması halinde doğabilecek olumsuz sonuçlardan dolayı, mevcut şartlarla uygun bulmuyoruz.”

“NARKOTİK GÜZİDE BİR MÜDÜRLÜĞÜMÜZ”

Pervin Gürler, dün bir medya kuruluşu tarafından yayınlanan haberde “Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü’nün ne yaptığının” sorulduğunu da ifade ederek, şunları kaydetti:

“Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğümüz, tüm olanaksızlıklara ve personel sıkıntısına rağmen, kanunlar çerçevesinde halkına hizmet için yarışan, operasyonlar sırasında yazın sıcağı, kışın soğuğu demeden pusu görevleri icra eden, ailelerinden ve sosyal yaşantılarından feragat etmiş polislerimizden oluşan güzide bir bölüm müdürlüğümüzdür.

Ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri olan ve her geçen gün büyüyen, uyuşturucu sorunu ile mücadelede yürütülen çalışmaların devamını diliyorum.”

Polis Genel Müdür Vekili Gürler, örgüt olarak üzerlerine düşen yasal görevin yanında önlenebilmesi için her türlü katkıya da hazır olduklarını kaydetti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.