1. YAZARLAR

  2. Halil Sadrazam

  3. Güvenlik tedbirleri yetersiz kaliyor
Halil Sadrazam

Halil Sadrazam

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Güvenlik tedbirleri yetersiz kaliyor

A+A-

AİHM Kararlarına göre “Local Sub-Administration of Turkey” yani “Türkiye’ye tabi yerel idare / Türkiye’nin bir alt yönetimi” olarak adlandırılan KaKa TeCe, Türkiye Cumhuriyeti (TC) sivil ve asker bürokratlarının tam kontrolü altındadır. TC Devlet ve hükümet yöneticilerinin isteklerini karşılamakla görevli olduğuna inanan ve KRALDAN FAZLA KRALCI olan yöneticilerimiz devlet adamlığından uzaklaşmıştır. TC’li yöneticileri memnun etmek, onların gözüne girerek makam ve mevki sahibi olmak hırsları öne çıkmıştır. Şirin görünebilmek maksadıyla halkımızın huzurunu ve sinirlerini bozarak sağlık sorunları yaşanmasına neden olan olaylar yaşanmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde TC’nin çiçeği burnunda Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nun ziyaretinde (daha doğrusu kendisine bağlı alt yönetim birimlerini denetlemesinde) halkımızın sinirleri iyice gerilmiştir. TC’li bir şahsın emir komutası altındaki güvenlik birimlerimiz güya güvenliği sağlamak maksadıyla Sayın Davutoğlu’nun bulunabileceği mekanlarda, kullanması muhtemel yollarda ve geniş bir çevrede o kadar aşırıya kaçan tedbirler almış ve yasaklar koymuştur ki normal bir insanın buna tepkisiz kalması mümkün değildir.

Bugüne kadar ülkemizde hiç yaşanmayan olaylar yaşanacakmış gibi emniyet tedbiri adı altında yasaklar konulmuştur. Cumhurbaşkanımız, meclis başkanımız, başbakanımız ve bakanlarımız halkın içinde serbestçe dolaşırken TC’den gelenlerin güvenliği için alınan önlemler gereksizdir. Gereksizliğin ötesinde güvenliği artırmak bir yana güvensizlik yaratmaktadır.

Evet, ülkemizde bulunduğu sürece Sayın Davutoğlu’na herhangi bir fiziki saldırı olmamış fakat sayısını bilemeyeceğimiz kadar psikolojik saldırı yapılmıştır. Bu saldırılar belki hemen şimdi Sayın Davutoğlu’na zarar vermemiş fakat TC ile olan ilişkilere ve TC yöneticilerine karşı etkisi zaman içinde artarak ortaya çıkacak bir patlama olmuştur. Bu patlamanın zararını kim nasıl ölçecek ve artarak devam eden tepkileri nasıl giderecektir.

Çok acil olarak gideceği yere ulaşmak zorundayken gereksiz yere uzun süre yollarda bekletilen, aracından inerek görevlilerle tartışan, arabaların borularını (klaksonları) çalarak tepki gösteren ve daha ileri giderek ağıza alınamayacak küfürler eden insanlarımızın ruh sağlığı nasıl düzeltilecektir. Kıbrıs’ı her yönüyle Türkiye’ye benzetmeye çalışanlar bu konuda da insanlarımızı benzetmeye mi çalışmaktadır? Şayet maksat bu ise gerçekleşmektedir. Maksat bu değilse çok büyük bir hata yapıldığını söylemek zorundayım.

TC’li sivil ve asker bürokratların yönlendirmesiyle alınan güvenlik tedbirleri insanlarımızı saldırganlığa itmektedir. Bir zamanlar polisin dahi silah taşımadığı Kıbrıs’ta TC’li yöneticiler emirle aldırdıkları tedbirler ve koydurdukları yasaklarla yaşanan her olaydan sonra güvenliği daha fazla riske atmaktadırlar. Her ziyarette (pardon denetlemede) artarak alınan tedbirler ve konulan yasaklarla halkta yaratılan öfke sayesinde her geçen gün alınan tedbirler yetersiz kalacaktır.

Fiziki saldırılar önlenmeye çalışılırken psikolojik saldırılar artarak ülkemizi saracak ve sonuçları tahmin edilenin çok üzerinde olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.