1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Hafta sonu düğündeydim…
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hafta sonu düğündeydim…

A+A-

Bu yaşın sahibiyim, hayatımda ilk defa bir Kıbrıslı Rum düğününde bulundum! Ahbabım Andreas’ın oğlu Konstantinos ile Marina’nın düğünü…

İnat ettim, girip kilisedeki ayini seyrettim! Mağusa Kapısının biraz güneyinde Panaia Kilisesi! Öğleden sonra saat üçte yapılan ayinde, iki şey dikkatimi çekti: Bizde dini olsun, resmi olsun; nikâh çok daha kısa bir prosedür! Ortodoks’larda, iki papaz tam bir saat dua okuyup, ilahi söylüyorlar! Rumca bilmem… Bilsem bile o dili anlamak çok kolay değil herhalde… Ama papazın, evlenecek çifte, “kabul ediyor musun” diye sorduğunu  duymadım… Çünkü gençler hiç konuşmadı, sadece dinlediler… Ve sonra, Ortodoks nikâh töreni, bizimkine oranla çok daha “erkek şovenist”! Kız, boynunu büküp, dinliyor… Başka hiçbir rolü yok! Dualarda hep erkeğin adı geçiyordu…

Kilisedeki ayinden sonra, gelin ile damat tebrikleri kabul ettiler! “Gümüşleme” de yalnız erkeğe yapılıyor!  Yeni kurulan ailenin “reisi”nin, riyaseti, anında başlıyor! Kilisedeki tören bitince, eve döndük! Akşam, salondaki “ıslatma” merasimi için, bir daha güney Lefkoşa’ya geçtik! Ünlü bir mağazanın bitişiğindeki “düğün salonu”, yanlış saymadıysam, altı ayrı düğünün aynı anda yapıldığı bir kompleks! Arabayı park etmek için, yarım saat dolaştık! İçeri girip masamızı bulduğumuzda, beraber gittiğimiz arkadaş, güneyde ekonomik kriz olduğuna inanmadığını söyledi! “Ehali, yer içer…”

Yeme içme faslının, anlatacak bir şeyi yok! Bizim gibi… “Tıpkısının aynısı…” Evlenen gençler masaları dolaşıp “hoş geldiniz” diyor, oturanlar da onlara uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayat diliyor, millet birbirini çekerek oynamaya kaldırıyor, kadınlar kocalarını çok içmemesi konusunda uyarıyor… Erkekler, hanıma yan gözle bir nazar atfedip, adamlığına lâf gelmiş havasıyla, bir duble daha çakıyor, falan… Bildiğiniz “düğün” işte… Kıbrıs düğünü…

Gecenin sürprizini, sigara içmeye verandaya çıktığımda yaşadım! Genç, temiz yüzlü, çok beyefendi bir oğlan yanıma yaklaşıp, “Siz Kıbrıslı Türk müsünüz?” diye sordu… “Evet” der demez de kendimi, çok üst düzeyde bilgi ile donanmış bir Kıbrıslı gencin, Kıbrıs Sorunu’nun geçmişi ve geleceği ile ilgili kaygı ve endişelerini dinler buldum! Pendayalı ve AKEL üyesi imiş… Daha çok ayrıntı vermeyeceğim! Kimliği bilinirse belki de rahatsız olur… Benim kuşağımın komünistlerine, benzemiyordu! Örneğin kim olduğumu anlar anlamaz, bana şunu sordu:

“Annan Planı’nda, Başkanlık Konseyi vardı… O da bir nevi dönüşümlü başkanlık önermekteydi… Peki ama AKEL ve CTP dışında, Türk olsun, Rum olsun hangi partinin karşı tarafta ittifak yapabileceği bir muhatabı var? Bu iki parti dışındaki herkes, bundan ürkmedi mi? Bizimkiler bile evet diyemedi… Çünkü sanki de plan, Türkler evet, Rumlar hayır desin diye yazıldıydı! Aklımızı başımıza toplamalıyız! Bizde Yunanistan’ın 1950’den beri bize ihanet ettiğini göremeden, halâ ENOSİS isteyen, %30 dolayında bir topluluk var ama %70, Kıbrıslı Türkler ile barış içinde yaşamak istiyor! Herkesin ortak çıkarlarını oluşturacak, ortak öneriler geliştirmeliyiz! Gaz, bunun için bulunmaz bir fırsattır! Bütün Kıbrıslılar bundan yararlanmalıdır! Pipe line, Türkiye’den geçmelidir… Onlar da yararlanmalıdır… Ancak ortak çıkarlar esasından, ortak bir ülkeyi paylaşabiliriz!”

Tam da bu noktada iki kadın bizi “bastı”… Onun nişanlısı, benim de eşim! Haddimizi bildirdiler…  “Toplantıyı” kestik, düğüne döndük!

 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.