1. YAZARLAR

  2. Serhat Kotak

  3. Haftaya başlarken
Serhat Kotak

Serhat Kotak

Gözlem
Yazarın Tüm Yazıları >

Haftaya başlarken

A+A-

 

Geçtiğimiz hafta müthiş bir yoğunluk içerisinde geçti. O kadar değişik konularda önemli gelişmeler oldu ki ayrı ayrı on tane köşe yazısı yazılıp konular tartışılabilir. Haftaya başlarken önümüzde olan gelişmeleri bir hatırlamakta yarar var çünkü bu haftanın da ayni şekilde yoğun gelişmelerle dolu olacağı sinyalleri geliyor.

Vakıflar İdaresi ve  KKTC Hükümeti tarafından onaylanan 200 dönümlük arazinin yeni kurulan Kıbrıs İlim, Ahlak ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na dini eğitim kompleksi imşası için verilmesinin yarattığı huzursuzluk bu hafta da tüm şiddetiyle gündemde yerini alacaktır. Buna Lefkoşa içindeki bazı okulların bu komplekse taşınacağı fikri çok ama çok tartışmayı da beraberinde getirecektir.

Bu arada Mersin gümrüğünden geri gelen zehirli narenciye konusunun detayları inşallah yüze çıkacak ve bu konuda bilgilendirileceğiz. Bu ürünler Türkiye’ye kabul edilemeyecek derecede zehirli madde içeriyorsaydılar o zaman KKTC’de nasıl denetlendiler ve nasıl ihracata izin çıktı? Daha önemlisi geri dönen narenciyeye ne oldu? İnşallah iç piyasada tüketime verildi denmez. Bu konuda gerekli soruşturmaların yapılmasından sonra cezelar verilecek mi? İleride tekrarlanmaması için ne gibi önlemler alınacak? Bu soruların cevaplarını çok yakında hep birlikte öğreneceğimizi ümit ediyorum.

Kıbrıs konusuna gelince ortada o kadar detay var ki gelişmeleri bir tarafından tutup köşeme aktarmak ve sizlerle beraber bunlara not düşmek istiyorum çünkü bilgi akışı epey süratli gelmektedir.Greentree zirvesi sonrası ortaya çıkan bilgiler bize zirvede Kıbrıs Türk tarafının yapıcı öneriler sunmasına rağmen Rum tarafının her konuda hayırcı tutumundan dolayı başarısızlıkla sonuçlandığını açıkca anlatmaktadır. O zaman bu kadar görüşmeden sonra buna devam etmek ve BM olarak tarafları bir de ‘çok taraflı’ konferansa götürme çabası niye? Olsa olsa BM Genel Sekreteri “bakın ben herşeyi denedim, olmadı” diyebilmek için bu yolu seçmiştir. Peki Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim çok istekli olmamız acaba neden?  O konferanstan lehimize ne çıkabilir ki? Daha önceki yazılarımda da işaret ettiğim gibi “çok taraflı”dan kasıtın tam olarak kimleri içerdiği açık değildir ve bana bizi bir tehlikenin beklediğini işaret etmektedir.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Kathimerini isimli haftalık gazeteye verdiği söyleşide şu anda devam eden süreçte BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Downer’in de vurguladığı gibi, “başarısızlık durumunda federasyon modeli konusunda büyük bir soru işareti ortaya çıkacağını” söyledi. Daha da ileri giderek “Müzakereler bittiği zaman, Kıbrıs sorununun federal bir model zemininde çözümü fikrinin de sonu olacaktır. Ancak müzakereler devam edecektir” diyerek yıllardır konuşulan ‘Federal Kıbrıs’ fikrinin de artık son bulacağını işaret etti. Bu bağlamda Sayın Özersay’ın böyle bir söylemi bir Rum gazetesine vermesini en azından zamanlama açısından Rumlara olası çok uluslu konferans öncesi bir uyarı olsun diye söylediğini tahmin ediyorum. Ancak cümleler çok açık. Federal Kıbrıs fikrinin sonunu telafuz etmeye başlandığı anda iki ayrı devletin yan yana yaşaması fikrinin de konuşulmaya başlaması gerekir. Türk tarafı olarak bunu uluslararası ortamlarda söylemeye başlamamız ve bunun aslında tam barışı garanti edebilecek bir çözüm olduğu ve ulaşılabilecek en pratik ve yaşayabilir çözüm olduğu konusunda önemli ülkeleri ikna etmeye başlamamız gerekir. Bence bunun zamanı geldi ve geçiyor.

Buna yakın bir öneri DP Genel Başkanı Serdar Denktaş tarafından yapıldı ve Haziran’a kadar bir çözüm gerçekleşmezse artık referanduma giderek halkımıza müzakerelerin devam edip etmemesinin sorulmasını önerdi. Bence dikkate alınması gereken bir öneridir. Artık iyi çocok oyunundan vazgeçip bir şekilde müzakerelerin artık tahammülümüz dışına taştığını haykırmamız gerekir.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.