1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Hala Sultan bahane edilmesin…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hala Sultan bahane edilmesin…

A+A-

Yazıyla “bin” sayıyla “1000” kişi geçti o tarafa.

O taraf dediğim bizim topraklarımızın diğer tarafta kalan kısmı…

Geçenlerde ben de oradaydım.

Bir arkadaşımı Larnaka Havaalanından alacaktım.

Gece bırakmıştım, gündüz almam gerekiyordu.

Erkenden geçtim Larnaka’ya.

Hava güzeldi.

İngiliz üslerinden geçerken görevli “bagajda ne var” dedi.

“Ne aran” dedim.

“Suriyeli” dedi.

Evet, yanlış anlamadınız.

Kaçaklar denizlerde boğulurken.

Dünya ölsünler de gelmesinler, derken.

Bizdeki zihniyet bagajdan diğer tarafa Suriyeli geçireceğiz diye tedirginlik yaşıyor.

Nasıl yaşamasın ki…

Dağlar, taşlar, delik deşik.

Bakıyorsunuz tellerin bu tarafına…

Asker kaynıyor.

Otomatik silahlar, tanklar, her türlü teçhizatla, bol sayıda asker.

Ama ne hal ise sınır dediğimiz tellerden öteye de beriye de elini kolunu sallayan geçebiliyor…

Görevli de bagajda Suriyeli arıyor.

Hem canım sıkıldı, hem “her halde gerekli” dedim.

“Bak,” dedim.

Baktı.

“Geç” dedi.

Geçtim.

Geçtim ama havaalanına en kestirme nereden gideceğimi bilemiyordum.

Sahilden git, demişlerdi o kaldı aklımda.

Otoyol yazan yere sapmadım.

Sahile daldım.

Sahil tam da güzel bir sahil...

Dalga vardı.

Hava az serindi.

Sessiz caddelerde ilerlerken Larnaka sokaklarına girdiğimi trafiğin artmasıyla anladım.

Larnaka’ya ilk lisede iken gelmiştim.

Bir de Pile’den bakarak ne olduğunu kestirmiştim.

Sonra havaalanı yoluna devam ettim.

Gün battı batacaktı.

Şehir bitti bitecekti…

Karşıma göl ve muhteşem göle yansımaları çıktı.

Uygun yere park ederek koştum.

Ki ışık kaçmasın.

Çekmiştim birkaç kare.

Karelere baktığımda.

A, dedim.

Bu Hala Sultan Camii…

Babamla gittiğimde, “havada asılı taş var dikkat et de şaşırma” demişlerdi.

Havada asılı taş aramıştım.

Hepsi hikâyeymiş.

Tarihi bir camide insan ne düşünür?

Düşünür işte.

Kim, ne amaçla yapmış?

Güzel bir cami ağaçların arasında ve geniş bir arazide iyi korunmuş.

Ve kuzeyde yaşayan yerleşikler kutsal gün diye kutsal saydıkları camiye gitmek için bedavadan otobüslere doluşarak, gittiler.

Amaçları ne, diye düşündüm.

Amaçları olsa olsa “bizim varlığımız burada, kabul edeceksiniz” havasını yaratmak.

Yoksa kutsaldır, gitmek şarttı bahanesine kimse sığınmasın.

İlle de cami görmek istiyorlarsa o bin kişiler için kuzeyde zaten her köşeye yeni camiler yapılmaktadır.

Hala Sultan bahane edilmesin…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.