1. YAZARLAR

  2. Kemal Bağzıbağlı

  3. Halkı 25 Kuruşa Elektrik Tüketilecek Diye Kandırmayın
Kemal Bağzıbağlı

Kemal Bağzıbağlı

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Halkı 25 Kuruşa Elektrik Tüketilecek Diye Kandırmayın

A+A-

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun katıldığı bir televizyon programında detaylı irdelenmesi ve doğruluğu tartışılması gereken açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamalara göre, içinde bulunduğumuz hafta gibi kısa bir süre içerisinde Türkiye ile enerji alanında işbirliği protokolü imzalanması söz konusudur. Zaten 25.08.2016 tarih ve H(K-I)780-2016 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Bakan Atun’a ilgili protokolü imzalama yetkisi verildiğini bilmekteydik. Peki, böylesi önemli bir konuda işbirliği protokolü imzalanıyor olmasına rağmen antlaşmanın içeriğine dair kamuoyu hala daha neden bilgilendirilmiyor?

Protokole dair herhangi bir detay verilmezken, “25 kuruşlara halkımız evinde elektrik tüketecek... Sanayi, eğitim, turizm ve tarım sektörlerimiz 25 kuruşa elektriğe sahip olacak, 10 kuruşta biz teşvik veriyoruz yani 15 kuruşa faydalanacaktır” gibi popülist ifadeler kullanılabiliyor.

Bu ifadeleri neden popülist bulduğumu açıklamazdan önce, Bakan Atun’a göre, Türkiye ile imzalanması söz konusu olan enerji protokolü üç temel noktayı kapsayacak ve bu noktalardan biri de yenilenebilir enerji olacak. Yenilenebilir enerji konusunda yaşanan gelişmelere baktığımız zaman, Yenilenebilir Enerji (Uygulama ve Denetim) Tüzüğü’nde değişiklikler yapılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Öngörülen değişikliklerden en dikkat çeken iki tanesinden bahsetmek önem arz eder.

1. Güneş enerji sistemlerinden ihtiyaç fazlası olarak şebekeye verilecek elektriğin en düşük konut tarifesinden, yani bugün için 40 Krş/kWs’tan, KIB-TEK tarafından satın alınma zorunluluğu getirilmesi öngörülmektedir.

KIB-TEK’in kendi santrallerindeki ve AKSA'nın KIB-TEK'e enerji satış maliyeti ortalama 25 Krş/kWs iken KIB-TEK 40 Krş/kWs’tan elektrik almak zorunda bırakılmaktadır. Bunun sonucunda ya KIB-TEK zarara uğratılacaktır ya da güneş enerjisinden üretilen elektrik için ödediği yüksek fiyatı üretim maliyetlerine ekleyecek ve tüm kullanıcılar olarak ödemekte olduğumuz elektrik fiyatı yükselecektir.

2. Yenilenebilir enerji kaynakları ile elektrik üretmek için kurulacak tesislerin elektrik sisteminin müteahhitliğini, kuruluşunu veya elektrik şebekesine bağlanmasını yapabilecek olan müteahhitler konusunda sınırlamalar öngörülmektedir. Taslak değişiklik önerisine göre, “Yüksek/Orta Gerilim seviyesinde Kurum Elektrifikasyon Uygulamaları I. Sınıf Yetki Belgesine sahip olmadıkça, Alçak Gerilim seviyesinde ise Kurum Elektrifikasyon Uygulamaları I. Ve II. Sınıf Yetki Belgesine sahip olmadıkça, bu fıkra kapsamındaki işlerle iştigal edemez.”

Diğer bir ifadeyle, piyasada yenilenebilir enerji işi yapan firmalar yetki belgesine ihtiyaç duymadan binaların tüm elektrik tesisatını yapabilirken, aynı binalara yenilenebilir enerji sistemi bağlamak için yetki belgesine sahip olmalıdırlar. KIB-TEK şebekesinde iş yapan ve dolayısıyla I. ve II. Sınıf Yetki Belgesine sahip olan firmalardan sadece birkaçı yenilenebilir enerji işi yapmaktadır. Dolayısıyla, bu tüzük değişikliği piyasadaki rekabet ortamını ortadan kaldıracak ve tüm halkı birkaç firmanın insafına bırakacaktır. Bunu yetkililer göremiyor mu yoksa böyle bir değişiklik yapılmasındaki maksat piyasadaki rekabet ortamını bitirmek ve birilerine çıkar sağlamak mıdır?

Gelelim imzalanmak üzere olan antlaşmanın ikinci temel noktası olan Türkiye’den kablo ile “elektrik getirilmesi” konusuna. Öncelikle, elektrik getirilmesine vurgu yapmamdaki maksat, Bakan Atun’un yaptığı açıklamada kullanılan bu tabire dikkat çekmektir. Türkiye ile denizaltından çekilecek kablo ile enterkonnekte olmak, ihtiyacımız olduğu zaman kablo üzerinden elektrik satın almak, imkanımız olduğu zamanda da yine kablo üzerinden elektrik satmak anlamına gelmektedir. Açıklamada kullanılan “elektrik getirme” tabiri ise, önceden kötü şekilde tecrübe ettiğimiz garantili alım antlaşmaları benzeri bir modelle, tek bir tedarikçiden elektrik alınacağı ihtimalini çağrıştırmaktadır. Türkiye üzerinden Avrupa enterkonnekte elektrik ağına bağlanmamız, teknik ve stratejik olarak desteklenmesi gereken bir politikadır. Burada vurgulamaya çalıştığım, Türkiye’den elektrik getirilmesiyle Türkiye ile enterkonnekte olma arasındaki fark ve bu stratejik politikanın ekonomik olarak da kapsamlı bir şekilde irdelenmesi gerektiğidir.

Bakan Atun’a göre, kablo ile “elektrik getirilmesi” durumunda evlerimizde 25 Krş/kWs’tan, sanayi, eğitim, turizm ve tarım sektörlerimizde de 15 Krş/kWs’tan elektrik tüketmek mümkün olacaktır. Türkiye Elektrik Sistemi’nde üretim noktasındaki maliyet 15 Krş/kWs olmasına rağmen, dağıtım firmalarına satış fiyatı 22 Krş/kWs olmaktadır. Daha sonra buna 11.5 Krş dağıtım bedeli eklenmekte ve son kullanıcı elektriği 33-34 Krş/kWs’ten tüketmektedir. Bakan Atun’un vaat ettiği 25 Krş/kWs tutarına, aşağıdaki tabloda detaylandırmaya çalıştığım, Türkiye’deki iletim ve bizdeki iletim-dağıtım giderleri dahil edilmiş midir? Tablodan görebileceğimiz üzere, kaçınılması mümkün olmayan bu giderlerin hiçbiri vaat edilen tutara dahil değildir.

Bu giderlere ek olarak, kablo finansman bedeli (Capex - yaklaşık 8 Krş/kWs), kablo bakım onarım bedeli (yaklaşık 1 Krş/kWs), kablodaki kayıplar yaklaşık %7 kabul edildiğinde 1 Krş/kWs eklenmelidir. Bakan Atun’un açıklamasında bahsi geçen 10 kuruşluk aktarım ve dağıtım maliyetinin burada detaylandırdığım bileşenlerden oluştuğunu varsayıyorum.

Türkiye’den gelen elektrik enerjisi bizdeki iletim sisteminden geçecek ki bunun da bedelini Türkiye'deki gibi 2 Krş/kWs kabul edebiliriz. En sonunda, elektrik enerjisi bizdeki dağıtım sisteminden son kullanıcıya ulaşacak. KIB-TEK’in mevcut dağıtım maliyetlerine baktığımız zaman, birim maliyet olarak Türkiye’deki gibi 11 Krş/kWs tutarını görmekteyiz.

Unsurlar

Maliyet (Krş/kWs)

Türkiye’de Üretim

15

Türkiye’de İletim

2

Kablo Finansman

8

Kablo Bakım

1

Kablodaki Kayıplar

1

Teknecik’e Ulaşım Toplam

27

Teknecik’ten İletim

2

Dağıtım

11

Soğuk Yedekleme

3

Genel Toplam

43

 

 

Türkiye’den elektrik “getirilmiş” olsa bile, ihtiyacımız kadar elektrik enerjisi üretecek santrallerin soğuk yedekleme olarak hazır bekletilmesi arz güvenliğini sağlamak için şarttır. Bu da Bakan Atun’un “KIB-TEK her zaman mevcut santrallerini ülkesel milli rezerv olarak” koruyacak söylemi ile tutarlıdır. Ayrıca, UBP-DP hükümeti gerçekten Bakan Atun’un dile getirdiği gibi “Tek bir kişiyi bile işsiz bırakma niyetinde” değilse, soğuk rezerv maliyetine mevcut personel giderlerini de eklemek gerekmektedir. Yukarıdaki tabloda personel giderleri Dağıtım unsuruna dahil edilmiş, soğuk yedekleme için de 3 Krş/kWs mevcut değerlere göre hesaplanmıştır.

En iyimser senaryo ile rakamlaştırmaya çalıştığım tüm maliyet unsurlarını topladığımız zaman, evlerimize ulaşacak olan elektrik enerjisinin maliyeti Bakan Atun’un vaat ettiği 25 Krş/kWs değil aslında 43 Krş/kWs olacağı görülmektedir. Bu iyimser senaryoya, kablonun herhangi bir özel işletmeye yaptırılması durumunda ortalama %10 kâr marjı (1 Krş/kWs), KIB-TEK’in siyasi müdahalelerden dolayı tahsil edemediği alacaklarından doğan faiz giderleri (3.9 Krş/kWs) ve 2024’e kadar sürecek olan alım garantili antlaşmadan dolayı AKSA’ya ödenmek zorunda olan kira bedellerinin (4.8 Krş/kWs) eklenmemiş olduğuna dikkat edilmelidir. Bir de UBP-DP hükümetinin imzaladığı 2016-18 Yapısal Dönüşüm Programı’nda taahhüt edildiği gibi “kamu-özel işbirliği çerçevesinde elektrik dağıtım sisteminin işletme hakkı devredilecek” olması durumunda, yukarıdaki hesaplamalara ortalama %10 özel işletme kâr marjının da eklenmesi gerekmektedir.

Son olarak, Bakan Atun sanayi, eğitim, turizm ve tarım sektörlerimiz için 10 Krş/kWs sübvansiye vaat etmektedir. İlgili sektörlerin mevcut toplam elektrik tüketim miktarı 350 milyon kWh olduğu göz önünde bulundurulursa, Bakanımızın vaat ettiği sübvansiyenin yıllık maliyeti 35 milyon TL’dir. Sayın Bakan’ın bu maliyeti düzenli olarak nereden karşılayacağını sorarak yazıyı noktalayalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.