1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Halkın Partisi: "YÖDAK, ‘kaliteli’ öğrencilerin adamıza gelmesini sağlamalı"
Halkın Partisi: "YÖDAK, ‘kaliteli’ öğrencilerin adamıza gelmesini sağlamalı"

Halkın Partisi: "YÖDAK, ‘kaliteli’ öğrencilerin adamıza gelmesini sağlamalı"

Halkın Partisi Lefke'de yabancı öğrenciler arasında yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek bu gelişmelerden endişe duyduğunu vurguladı ve yetkilileri, sorumluları caydırıcı şekilde cezalandıracak tedbirleri gecikmeden almaya davet etti.

A+A-

Halkın Partisi Lefke'de yabancı öğrenciler arasında yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek bu gelişmelerden endişe duyduğunu vurguladı ve yetkilileri, sorumluları caydırıcı şekilde cezalandıracak tedbirleri gecikmeden almaya davet etti. Açıklamada ayrıca yüksek öğrenime sahip çıkılması çağrısı da yapılarak artık sadece sayı değil nitelik açısından da öğrenci kabullerinde bir standart getirilmesi gereğine dikkat çekilerek şöyle denildi: “hangi görüş için ve hangi görüşe karşı yönelirse yönelsin, suç teşkil eden ve özellikle şiddet içeren eylemlere karşı sınır dışı etme de dahil caydırıcı cezalarla mücadele edilmelidir”.

Halkın Partisi’nden yapılan açıklama şöyle:

“Yüksek öğrenimin ülkemizin kalkınmasında lokomotif sektör olduğuna, pek çok sektörü dolaylı olarak beslediğine ve buna paralel olarak ciddiyetle ele alınması, planlanması gerektiğine inanıyoruz. Üniversitelerimizden mezun olan yabancı öğrencilerin ve velilerin kaliteli bir eğitim, doğru bir strateji ve uygulama ile ülkemizin gönüllü elçilerine dönüşecekleri, tanıtım açısından önemli katkı yapacakları bir gerçektir. 

Ancak son zamanlarda meydana gelen bazı olaylar hem öğrencileri hem de vatandaşları endişelere sevk etmiş, gereken önlemlerin alınmaması durumunda benzer olayların üniversitelerimizin iç düzenlerini ve kamu düzenini tehdit edebilecek bir noktaya varabileceğini ortaya koymuştur. Üniversiteleri denetleme görevi olan, fakat bu görevi şeffaf ve uygulanabilir bir halde yapamayan YÖDAK, Gemikonağı bölgesinde farklı görüşlere sahip öğrencilerin çıkardıkları olaylar, yine sıklıkla karşılaştığımız öğrencilerin karıştıkları suç olayları ve dün yapılan intihar girişimi mevcut yapının ve yüksek öğrenim yasasının sorgulanmasına sebep vermiştir. Bu noktada da planlamaya dayalı bir yüksek öğretim sektörünün eksikliği hemen göze çarpmaktadır.

Ülkemizdeki üniversitelere kayıt yaparak gelen bazı yabancı öğrencilerin yüksek öğrenim maksadı dışında yaşamını sürdürdüğü bilinmektedir. Uyuşturucu, yasa dışı para transferi, kaçak işçi ve fuhuş benzeri adli olayların önüne geçmek için ülkemizdeki üniversitelerle işbirliği halinde ve YÖDAK başkanlığı ile sıkı bir denetim uygulamasının hayata geçmesi ve uygulanması gerektiğine inanıyoruz. Aktif öğrenci durumunda olmayarak çeşitli yasadışı faaliyetler içerisinde bulunanların ve özellikle de şiddet içeren eylemlere karışanların sınır dışı edilmesi de dahil caydırıcı tedbirlerin alınması gerektiğini savunuyoruz. 

Ülkemizde üniversitelere öğrenci kabulünde YÖDAK tarafından da denetlenen asgari bir eğitim seviyesinin esas alınmasının gerekliliğine inanıyoruz. Mevcut durumda ‘keyfi’ sebeplerle onay alan öğrenciler yerine eğitim standardları belli bir düzeye gelmiş, ‘kaliteli’ öğrencilerin adamıza gelmesi sağlanmalıdır. Ülkemizde eğitim sektörünün gelişmesi öğrenci niceliğinin değil, öğrenci niteliğinin artmasıyla gerçekleşebilir. Bunun yanında, üniversitelerimizde farklı ülkelerden, farklı kültürlerden ve farklı siyasi görüşlerden öğrenciler bulunması son derece önemli bir zenginliktir. Farklı kültür ve siyasi görüşlerden öğrencilerin gerek üniversiteler içinde, gerekse Kuzey Kıbrıs’ın genelinde özgür ve barış içerisinde bir ortam bulmaları gerekir. Ancak, şiddetin başladığı yerde üniversitelerimizin iç düzeni ve kamu düzeni tehdit altına girdiği gibi, özgür şartlarda eğitim alma ve profesyonel bireyler olarak yetişme azmindeki öğrenciler açısından olumsuz sorunlar da doğmaktadır. Bundan dolayı, hangi görüş için ve hangi görüşe karşı yönelirse yönelsin, suç teşkil eden ve özellikle şiddet içeren eylemlere karşı sınır dışı etme de dahil cayadırıcı cezalarla mücadele edilmelidir. 

Üniversitelerin son zamanlarda da hiçbir denetime maruz kalmadan açılmaları veya kolay üniversite açma izni alabilmeleri de bir başka tartışma konusu olmuştur. Bu duruma rekabet ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yaklaşılmalı, yüksek öğrenim sektörü haksız rekabetin olumsuz etkilerinden korunmalıdır. 

Parti programımızda da belirttiğimiz üzere yüksek öğrenimde başarının öğrenci sayısı ya da üniversite sayısı ile ölçülmesi yaklaşımı yerine verilen eğitimin kalitesinini ve mezun olan öğrencilerin mezuniyetleri ertesinde iş bulma oranlarını esas alan bir yaklaşım altına almanın doğru olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin ihtiyaçları göz önünde bulundurulararak, kontrolsüz ve plansız şekilde yeni üniversite açılması yaklaşımı yerine, mevcut üniversitelerimizin kapasite ve kalite artırımı yaklaşımı ile hareket edilmesi gerektiğine olan inancımızı yineliyoruz."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.