1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Hangi birini yazayım?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hangi birini yazayım?

A+A-

Bayrakla, Minareyle Politika Yapanlar

İyi ve kötü içimizde yan yanadır. Ne iyiler kötülere karşı savaş açsa, ne de kötüler iyileri dinlemeye başlasa, artık kendi varlığımıza tehdit oluşturmaktan kurtulamıyoruz.

Bu durumda, omuz silkip ‘nasıl olsa hapı yuttuk’ demek işe yaramaz. Ya da piknikten sonra çöpleri piknik alanına dağıtıp öylece bırakmak… Ve hatta bayrakları da ortalığa saçıp çöplerle bayrakları doğaya terk etmek…

Ne doğayı, ne yurdumuza verdiğimiz değeri, ne de devletimize verdiğimiz değeri anlamak için çok uzaklara gitmeye gerek yok.

İşte sadece birkaç gün önce bir grup piknikçinin yaptığının bana hissettirdikleri ve söylettirdikleri:

Devletini ve yurdunu sevmeyen insanların pikniği ancak bu kadar olabilir!

Doğayı ve Kıbrıs’ı korumak istemeyenler pikniğe giderse sonuç tablosu gazetelere yansıyan fotoğraflardaki gibi olur. Ne eksik ne fazla… Tablo tam gazetelere yansıdığı gibi…

***

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet ve vatandaşlar arasında en büyük koruma ve denetleme ödevi de devlet yönetimine talip olarak yönetimi elinde tutan hükümetlerindir.

Çevre hepimizindir. Ortak varlığımız olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması devletin ve hepimizin görevidir. Suyun, toprağın ve hava kirlenmesinin önlenmesi; ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunmasının takibini devlet yapmalıdır. Çünkü çevrenin korunmasına bağlı olarak bu günkü ve gelecek kuşakların sağlık, uygarlık ve yaşam düzeyi gelişebilecek ve güvence altına alınabilecektir.

Yapılacak düzenlemeler ve alınacak önlemler ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlenirse bize yakışır bir yaşam standardına sahip çıkıyoruz demektir.

İhtiyacımız olan birçok şeyin çözümü de doğadadır. Beki unutmuşlardır diye çevre katliamına dönüştürdükleri pikniklerinden sonra 1 Mayıs’ta iktidar partisi mensubu olduğunu iddia ederek piknik yaptıklarını söyleyen gruba kulağa küpe birkaç sözüm var:

“ Değerli iktidar parti mensubu piknikçi kardeşlerim biz doğayı korudukça doğa da bizi korur”;

“Çevre kirliliği, her anımızı etkileyen sağlıklı bir yaşam konusudur”;

“Sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre ile olur”;

“Doğaya hoyratça davranan toplumlarda insanlar arasındaki ilişkiler de hoyratça olur.”

***

Türkiye Basınında Yine Küçük Düşürüldük

Türkiye ile Kıbrıs ilişkilerinin halklar nezdindeki imajı yerlerde sürünürken;

TC Başbakanı’nın ve bazı medya mensuplarının sık sık bizlere hiç hoşumuza gitmeyen yakıştırmalar ve tanımlamalarına karşılık sabretmeye çalışırken;

Türkiye medyasında iyi ve güzel olan hiçbir haberimiz yayınlanmazken;

Bu defa da Lefkoşa Türk Belediyesi’nde artık rezalete dönüşmüş olan emek ve hak sömürüsü ile konu olduk/dillere düştük.

Hem de emeğin ve hakkın sömürüsüne göz yumulması ile ilgili değil haberler ne yazık ki! Lefkoşa Türk Belediyesi’nin battığı haberi, ihalelerin hep mafyaya kaldığı ile birlikte verilmiş. Böylece mafya ve başkent belediye başkanlığı ilişkisi Türkiye’nin her köşesinden yankılanmaya başladı.

Türkiye Cumhuriyeti medyasından, bizim savcılar bizim yargımızı göreve davet ediyor.

Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki aşırı istihdamı ise Türkiye kamuoyu ile paylaşan medya, konuyu sadece aşırı istihdam olarak belirtmekle kalmıyor. Aynı zamanda batmakta olan ve mafya ile sıkı ilişki içinde olan belediyenin 350 kişilik işin, 1000 kişi ile çevrilemediğini ifade eden bir üslup da takınıyor.

Buna karşılık Maliye Bakanı Tatar’ın belediyelere devletin katkı paylarının ödendiğini belirterek, “Mali disiplin uyguluyoruz. Lefkoşa’nın devletten alacakları, banka borçlarına gidiyor. Benden para çıkmaz” dedi" Çok ilginçtir Türkiye basınına bu konuyu taşıyan gazete Maliye bakanımızın bu açıklamasını verirken belediyenin kurtulması için Türkiye’den para istenmensin de söz konusu olduğunu da vurguladı.

Yine Türkiye medyasından bir gol daha yemiş olduk. Yine Türkiye kamuoyundan eksi puan kazandık.

Uzun lafın kısası yine rezil olduk.

Buna sebep olanlar da zil takıp oynasınlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.