1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Harnup ve fare…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Harnup ve fare…

A+A-

Harnup sorunlarıyla ilgili yazılarıma, harnup yetiştiriciliğiyle ünlenmiş bölgelerimiz başta olmak üzere, ülkemizin çeşitli yöresinden yoğun mesajlar aldım. Karpaz’dan gelen mesajlarda, hükümetin harnup taban fiyatını yükseltmesi halinde bu konudaki duyarlılığın artacağı ve harnup ağaçlarının korumaya alınacağı belirtiliyor. Yeni Erenköylü bir okurum “toplanması çok zahmetli olan harnuplar artık geçim kaynağı olamıyor. Müşteri bulup satabilsek bile iki kilo harnubun bedeliyle evimize bir ekmek bile alamıyoruz” dedi.

Avcılar, arazide köpeklerinin karıştırmasıyla her yerden kedi büyüklüğünde farelerin kaçıştığını söylüyorlar. Fare nüfusunun insan nüfusunu geçtiğini belirten avcılar “bunlar ne şinya, ne de harnup bıraktılar” uyarısını yapıyorlar.
  
Harnuplara farelerin yaptığı zararın yanı sıra, bakımsızlık da büyük zarar vermekte. Ülkemizin bu değerli ve otantik yeşil örtüsü hızla yok olup giderken, budamalar yapılacak yerde, denetimsiz kökten kesimlerin yapıldığı da gözleniyor.
  
Diş hekimi Erdoğan Mirata’nın bana söyledikleri şunlar:
  
“Ben Geçitkale (Köfünye) kökenliyim. Oralar harnup bölgesi. O nedenle bu konudaki yazılarını ayrı bir ilgiyle okudum. Girne bölgesinde yol boyunca kıpkızıl pas rengine bürünerek kurumaya yüz tutan yüzlerce harnup ağacı görüyoruz. Soyulmuş ve yarılmış dallar, fare saldırılarının işaretidir. Yol üstündeki bu manzarayla bile ilgilenilmiyor, yazık. Oysa harnup çok dayanıklı çilekeş bir ağaçtır. Biraz ilgi gösterilse hemen toparlanır ve sağlıklı yaşama geçer.”
  
Tarım uzmanı Mehmet Barışsever’den aldığım aşağıdaki mektubu da paylaşmak isterim. Barışsever, mektubunun ekinde Değirmenlik yöresinde çektiği, harnupların feci durumunu yansıtan fotoğraflar da gönderdi:
  
“Sevgili dostum;
  
Harnup ile ilgili yazmakta olduğun seriyi ilgi ile izliyorum. Olayın farkındayım. Nereye gitsem gözlerim harnuplardadır. Yazılarınıza neresinden ne kadar katkı koyabilirim bilemiyorum. Benim çığırmamla Tarım Bakanlığı'ndakiler uyanmıyor! Bir de siz deneyin; belki uyanırlar!
  
Dedem başında fes üzerine sarılmış sarığından tutun da, ayağındaki meslerine kadar, kılık kıyafetiyle de sarıklı hoca idi. Önceleri köy öğretmenliği ile birlikte yaptığı bu görevi emekliliğinden sonra yalnız imam olarak tamamlamıştı. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın...  Benim yaşamımda dedemle Aytuma'da harnup ağaçlarına teneke maşrapacıklar (teneke kutucuklar) çakıp zehir koymaya gittiğimiz zamanların çok özel bir yeri vardır… Tabii ki o, resmi kıyafetini çıkarıp iş elbiselerini giyerek giderdi. Dedem ağacın üzerinde kalacak bir futsa harnubun; onu yemeye gelecek farenin çoğalarak başımıza bela olmasına yol açacağını o zamandan söylerdi. Sonra ben büyüdüm ve bu konuda iki tane akademik uzmanlık belgesi aldım...
  
Nereye giderseniz gidin, ülkemizdeki harnuplar kızıl renge boyanmıştır. Bunun nedeni fare zararıdır. Yılbaşında bir gece geçirdiğim Girne'deki otelin bahçesinden tutun da her yerde bu beladan nasibini almayan harnup ağacı kalmamıştır. Tarım Bakanlığı'nın görevlileri bu iş üstlerine vazife değilmiş gibi duruyorlar! Bu ülkede fare sorunu bu kadar ağırlaşmışsa, bunda en önemli rol hükümetin fiyat politikaları nedeniyle harnupların toplanmayıp ağaçların üzerinde kalmasıdır. Bu birinci nedendir. En az bunun kadar önemlisi Tarım Bakanlığı'nın uzun yıllar öncesinden bu işin yanlış yapıldığı konusundaki uyarılarımızı dikkate almaması ve daha vahimi şimdilerde bu işten tamamıyla elini ayağını çekmiş olmasıdır.
  
Ben bu konuyu her fırsatta gündeme getiriyorum. Belki siz yazarsanız birazcık daha fazla ses getirir.
  
En iyi dileklerimle saygılar sunarım.
  
Mehmet Barışsever”

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.