1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Harnuplarımız da gitti gider…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Harnuplarımız da gitti gider…

A+A-

 

(Harnup üçlemesi: 1)

   

Şimdilerde emekli olan dostum, bir zamanlar Tarım Bakanlığı’nın önemli bürokratlarından biriydi. Kıbrıs’ın o en otantik ağacının adının yanlış telaffuz edilmesinden yakınıyordu bana. “Bizim Kıbrıs Türk dilinde bu ağacın adı ne ‘harnuptur’ ne  ‘harnıp’ ve ne de ‘keçiboynuzu’… ‘Harup’tur bu ağacın adı, ‘harup’ be kardeşim…” diye itirazını seslendiriyordu.

   

Adı ne olursa olsun, yaşanmakta olan acı gerçek şu ki, Kıbrıs’ın otantik ağaçlarından harnup da coğrafyamızdan silinip gidiyor. Dostum kızacak ama, bakınız ben de “harnup” diye yazdım. Neden?.. Çünkü Türk dilbilgisine göre düzenlenen bilgisayar yazılımlarımız “harnup”tan başka bir sözcük yazdığımızda hemen kırmızı çizgisini çekiyor o sözcüklerin altına “yanlış” diye.

   

Ama bu ülkenin coğrafyasında asıl yapılmakta olan korkunç yanlış nedir biliyor musunuz? Harnup ağaçlarımızın hak ettikleri korumacılıktan yoksun bırakılmaları!.. Bir yandan ülkemiz genelindeki vahşi yapılaşma nedeniyle, bir yandan da harnup ürününe gereken parasal değerin verilmemesi yüzünden harnup üreticiliği korkunç bir gerilemenin içine girdi. Tabii ki yoğun fare saldırılarının harnuplara verdiği tüketici zarar da göz ardı edilmemeli…

   

Harnup ağacı popülasyonundaki gerileme yürekleri sızlatıcı düzeydedir. Harnup ürününe devletin layık gördüğü fiyat kilo başına 68 kuruştur. Yeme de yanında yat!.. Bu durumda harnup üretme ve toplama zahmetine ve hatta harnup korumacılığına kırsal alanda artık çok az insanın ilgi gösterdiği gözlemleniyor. Bedeli bu kadar ucuza ödenirse, harnup üreticiliğinin çilesi tabii ki çekilmez…

   

Belirttiğim gibi, bir diğer acı gözlemimiz de, son yıllarda kırsal kesimde korkunç bir fare saldırısına uğrayan harnupların yığınlar halinde kurumaya başlamasıdır. KIBRIS ekibi olarak son aylarda kırsal kesimlerimizde  yaptığımız incelemelerde, özellikle Karpaz’da, yüzlerce harnup ağacının kuruduğuna tanık olduk. Kedi büyüklüğündeki tarla fareleri harnubun hem meyvelerini tüketiyor, hem de gövdesini kemiriyor. Harnubun gövdesini oyup yuva yapan ve orada üreyen fareler de var.

   

Bu ağaçlara farelere karşı konulan koruyucu ilaçlarla ilgili, harnup konusunda deneyimli köylülerin dikkate alınması gereken tespitleri de var. Diyorlar ki “bize koruyucu diye verilen ilaçlar, farelerden çok ağaçlara zarar veriyor. Fareler yaşamaya ve çoğalmaya devam ederken, harnup ağaçları kitlesel olarak kuruyor.”

   

Tarım Bakanlığı yetkililerinin ve uzmanlarının bu değerlendirme üzerinde önemle durmaları gerekir. Yoksa bu gidişle, ülkemizin doğal zenginliği ve hatta nimeti harnup ağaçlarını gelecek nesillerimiz ancak fotoğraflarda “eski bir Kıbrıs anısı” olarak görebilecekler…    

   

Bu Akdeniz ağacının adına gelecek olursak… Sanıyorum Kıbrıs Türk diline bu ağacın ve meyvesinin adının “harup” olarak yerleşmesi, bize İngiliz yönetiminden kalan bir kültür mirası. Çünkü İngilizler bu ağaç ve meyvesi için “carop” sözcüğünü kullanırlardı. İngilizcesi “carob” ise de, genelde “St.Johns Bread” olarak da bilinir. Harnubun Almanca’sı da “johannisbrot” dur. Her iki lisanda da o sözcük “Yahya Peygamber’in Ekmeği" anlamına gelir. Dinsel söylencelere göre harnup, Yahya Peygamber’in çölde ekmek yerine tükettiği bir meyvedir. Bu nedenle kutsallık da kazanan bu meyve, yaklaşık 5000 yıldan bu yana bilinmektedir.

   

Birkaç yüzyıl öncesine kadar harnup şeker yerine kullanılırdı. Pek çok tatlı türü harnuptan üretilirdi. Beyaz şeker üretiminin başlamasıyla bu kültür ve bu sağlıklı beslenme türü yok oldu. Harnup ağacının yetiştirilmesi zahmetli ve uzun sürelidir. Dikiminden başlayarak ilk 15 yıl hiç meyve vermez. Yetişkin bir ağaç ise 1000 kiloya kadar meyve verebilmektedir.

   

Acıdır ki, yıllar içerisinde insanlar harnubun beslenmedeki ve sağlıktaki büyük önemini unuttular. Türlü çeşitli hazır besinler sunulurken, doğal beslenme gelenekleri ve alışkanlıkları da giderek ortadan kalkıyor...

 

Harnubun beslenmedeki ve insan sağlığı üzerindeki önemini vurgulayan ayrıntılar uzun yazılara konu olacak kadar yoğundur. Ben burada şu kadarını vurgulamalıyım ki, harnubun içerdiği gallit asit insan sağlığı üzerinde çok yönlü özellikleri olan bir maddedir. Harnuptaki promotor maddeler, insan sağlığı konusunda mucizeler yaratacak niteliktedir. Özellikle de harnup pekmezi inanılmaz bir sağlık kaynağıdır.

   

Başta kanser olmak üzere ölümcül bazı hastalıklara karşı koruyucu özellikler taşıyan harnuba karşı ülkemizde yapılan ihanet, aslında bumerang gibi dönüp yine bizi vuran bir aymazlıktan başka bir şey değildir.

 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.