1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Havalar ısındı
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Havalar ısındı

A+A-

Havalar ısındı… Bu adada yaz gevşekliğinin habercisi baharın ruhlarımıza üflemesi, şimdiden başladı… İnsanda bir gevşeklik, rehavet ki sormayın gitsin! Okunacak kitaplar, üretilecek işler, yazılacak yazılar, yapılacak konuşmalar sırada duruyorlar ama… Dünya, bizim bahar sarhoşluğumuzla zerrece ilgili değil…

Yeşilırmak yolunda, akasyaların sarısı, çoktan işgal etmiştir bütün renkleri… Lefke’de turunç çiçeği kokusu, çoktan büyülemiştir bütün havayı… Panağra’da maroholar, Mesarya’da arpalar boy verdi gene… Onbin sene önce olduğu ve sonra da olacağı gibi senenin bu mevsiminde… Zeytin yağı kokusu ile kızarmış balık kokusu da eşgerir, çok kalmadı…

“Gün ışığından daha çok yararlanma” meselesi, son yıllarda beni çok sardı… Bu güzelliği daha çok görmek lâzım! Daha çok, daha uzun süre… Sabah erken kalkılmalı… “Adamın üstüne güneş doğmaz” derdi, rahmetli babam! Adayı nefes nefes içinize çekmenin, zamanıdır şimdi… Yalbır yalbır güneş altında… Akdeniz’den yükselen buğu kucağına almalı sizi… Yüksek bir dağın doruğundan bakmalısınız kısa kılıçlı Roma lejyonlarına, harmaniyeli Serakenlere, uzun yaylı İngiliz askerlerine Aslan Yürekli Richard’ın… Tapınakçılara, Hospitalierlere… Kıbrıs’ın Katalan Kraliçesi Eleonara’ya, Bizans’ın Kıbrıslı Kraliçesi Theodora’ya… Demirden örülmüş zırhlı gömleklerine Yeniçeriler’in, Azaplar’ın yatağanlarına… O buğunun içinden, o dağın doruğundan bakmalısınız… Yoksa ne Cebelitarık’ın kayasını görebilirsiniz, ne de Akkâ’nın surlarını… Öyle yaşayıp gittiğinizle kalırsınız bu adada…

Bu günler nasıl bir günler? Bu günler, böyle bir günler! Derdi Kemal Tahir usta olsa…

Şarap Tanrısı Dionisos ile Aşk Tanrıçası Afrodit’in adasında, insan gevşemez de ne yapar? Bir Pazar günü, Dali’ye uzanıp, Adonis’e bir ağıt mı yakılmalı?

Mağusa’da cümbezin altından katedralden dönme camiinin duvarlarındaki oymalar bir daha mı gözden geçirilmeli… Yoksa oraya kadar uzanmanın alemi yok, gidip Selimiye’ye mi tavaf edilmeli? Büyük Han’da bir kahve… Doğancı’da 1012’den kalma bin yıllık sarnıcın yalağında koyunların suyuna ortak mı olma? Ya da Vuni’den Yeşilırmak Taşını mı seyretme? Hani adadaki ilk insan izlerinin bulunduğu… Soli de çarpar insanı ama büyüsünü bozduk… Lefke’de Aynikola Bendi’nden Piri Paşa Camii’ni seyretmek de elverir… Hazır, hazret şu sıralar malûm dizide gene dillere dolanmışken… Koca sadrazamın vakfının ırzına geçtik ama değerini bilen biliyor…

“Bu havalar aşık etti beni” demiş şair… Allaha şükür aşk meşk konuşacak zamanı aştık geliyoruz galiba ama… Hadi alttan alalım bu saatte: Bu havalar hasta etti beni herhalde… Aşık olacak halimiz yok ya! Bir uyuşukluk, bir halsizlik, bir uğultu ki sormayın… Oysa okunacak kitaplar, yazılacak yazılar, yapılacak konuşmalar sırada bekliyor… Parmağımı kıpırdatasım yok!

Hiç içimden gelmedi bugün rakkamlar yazmak… Beytambal kalsın… Zaten kalacak… Deriz de “Beytül Mal’a” yani, “hazineye” kalsın demek olduğunu da hatırlamayı pek istemeyiz… Ne de olsa adanın büyüsünden baş alamıyoruz ki…

Kalsın mı? Kalsın vallahi…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.