1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. HAVALAR NASIL OLURSA OLSUN
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

HAVALAR NASIL OLURSA OLSUN

A+A-

Hava serin…

Hava kuru…

Hava hiç de sevimli değil…

Eksen üşüyecek, ekmesen geç kalacaksın.

Toprak ise karasız.

Garavoliler bile kış boyu yaşadıkları duvardan aşağıya inip inmemekte karasız.

-Havalar nasıl?

-Valla denize girsen girilir ama bilin ya biz Kıbrıslılar Haziran olmadan girmeyik.

-İstersan İstanbul’da yaşamaya alışık sen gel burada denize gir.

-Zaten ertelenen Baflılar gezisi için yer ayırtmıştım hade geleyim dedim, yola çıktım.

Elimde kitap, sırtımda fotoğraf makinesi havaalanında sıra bekledim…

Uçak yaklaşık 40 dakika geç kalktı.

Sorun değildi, nasılsa gideceğim yer, yerimdi, beklemeye razıydım…

Bir önceki yolculuğumda etrafımda hep Kıbrıslılar vardı.

Bu sefer uçak tam dolu olduğu halde kimseyi göremedim.

İndik.

KKTC sırasında birkaç kişi vardı TC sırası ise uzun kuyruk.

Valiz yoktu fırladım çıktım.

Hava sıcak…

Hava nemli

Hava tam da istediğim gibi sevimli.

Ertesi günün planları geçti aklımdan.

Arkadaşlar, gazete, bandabuliya…

Arkadaşımı görmek için işyerine gittim.

Oza mı, Con mu yoksa Mehmet Efendi mi?

Eskiden yoktu böyle ayırım.

Kıbrıs kahvesi vardı…

Kumda pişiridik.

Tahta kaşıkla karıştırır bir sürü şekerli çeşiti vardı.

Hatta suyu az bile vardı kahvelerden.

Şimdi üçe ayırmışlar.

Hayır dedi arkadaşım bir de Sultan var.

Evet ya…

Tam kahve tartışıtken gençten biri girdi, “Abi (…. Beyi) görmeye geldim ama yok mu?

-Nerelisn oğlum, diye sordum ona.

-Laptalıyım dedi.

-Aslen nereli?

-Babam da buralı…

-Sen aslen nerelisin onu sordum…

Biliyordum ne kadar benzeseler de bir farklı yönleri ile var

-Aslen Anadoluluyum tabii ki ama Kıbrıslı Türküm.

-Olur mu oğlum öyle şey. Ya Kıbrıslısın ya da değilsin.

-Evet dedem 1974 sonrası geldi… ama ben burada doğdum ve Kıbrıs Türkü için çalışıyorum.

-Kıbrıslıyım diyebilmen için Kıbrılıarın haklarını ellerinden alanlara pılını pırtını topla ve git diyebilmelisin…

-Diyor musun?

-Orası benim anavatanım diyemem...

-O zaman seninle konuşacak çok şeyimiz var ama ne benim okadar  zamanım var ne de sen söyleyeceklerimi anlayabilirisin.

Orada oturan üç kişiydik.

Birimiz Sultan, diğerimiz Oza bir diğerimiz de Con içtik.

İçerken hava gürledi.

Biraz sonra karardı.

Ve patladı…

Bugün bu yazıyı yazarken Lefkoşa Belediye Başkanı Kadri Fellahoğlu’nun yağış esnasında neler yaptığını çok merak ettim.

Hava serin…

Hava kapalı ve yağışlı.

Toprak ise karasız…

Ben ise burada olduğum için mutlu…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.