1. YAZARLAR

  2. Cem Kar

  3. “Hayal gücünü kaybeden toplum yarınsızdır! ”
Cem Kar

Cem Kar

Havadis
Yazarın Tüm Yazıları >

“Hayal gücünü kaybeden toplum yarınsızdır! ”

A+A-

Uzun bir süredir gerek konuk olduğum televizyon programlarında, gerek kendi programımda gerekse yazılarımda adaletin önemine vurgu yapıyorum. Biliyorum ki, vatandaşlarına karşı adaletsiz davranan bir devlette huzur ve/veya mutluluk aramak beyhude bir uğraştır. Vatandaş kendi arasında adaletsizliği fark ettiğinde aidiyet duygusundan uzaklaşır ve ülkesine olan sevgisi azalır. Ayrıca bu durum zincirleme etki yapar; devletin tüm kurumlarına ve siyasete olan güven azalır, göçler başlar, umutsuzluk ve mutsuzluk alır başını gider! Dengeler alt üst olur… Ülkemizin özeti budur ve sanırım ülkemizin en büyük sorunu da budur…

Ne var ki, başlıkta da belirttiğim üzere ülkemizin bu durumunu bahane edip umutsuzluğa kapılmanın veya hayal gücünden yoksun kalmanın manası yoktur. Zira asıl tehlike budur…

Bu nedenle her fırsatta hayal gücümüzü zorlayarak ülkemizin değişmesi gereken noktaları hakkında fikirler ortaya atıyor, adaletsizliklere dikkat çekmeye çalışıyorum. Tıpkı bugün olduğu gibi…

Ülkemizin en büyük paradokslarından biri memur düzenidir. Ülke sistemimiz memurlar üzerine kurulmuştur. Memur maaşlarını ödeyebilmek mevcut hükümetlerin başarı kriteridir. Ve fakat ülkenin reel sektöre ihtiyacı vardır. Üretim ve hizmet sektörü her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de olmazsa olmazdır. Hükümetler reel sektörün önünü açtığına dair uydurmasyon düzenlemeler yapar.  Özel sektör çalışanları veya girişimciler hükümetleri ilgilendirmez. Onlarla ilgili bir şey yapmak istemezler. Hal böyle olunca memur olanlar ve olmayanlar şeklinde ülke ikiye ayrılmıştır. Bir tarafta memur olanlar, bir tarafta ise memur olmak isteyen özel sektör çalışanları ve hatta patronları vardır. Fakat sistem öyle bir kurulmuştur ki, memur maaşı yoksa özel sektörde yoktur. Sektör maaşlara göre ayakta kalır. Ancak bu ayakta kalma çok uzun sürmez…

Çünkü devlet özel sektörü sevmez…

Devletin en acımasız yüzünü bu ülkede her zaman özel sektör görür. Bir iş yeri kurarsınız anahtarı çevirdiğiniz anda devlet tepenizdedir. Vergi borcu, sigorta, belediye vs. herkes tepenize üşüşür. Ayakta kalmamanız için devlet tarafından gereken her türlü önlem alınmıştır. Örneğin, faturayı kestiğiniz an devlet vergisini alır… Oysa siz ödeme almamışınızdır. Sonra kredi çeker devlete verginizi ödersiniz. (Uzman değilim ama gördüğüm kadarıyla vergilendirme faturaya göre değil, makbuza göre yapılırsa bu konuda sıkıntıların aşılması sağlanabilir) Bu arada memleketteki yüksek kira giderleri de bunun cabasıdır! Sonra “lanet olsun işine” der, kapatırsınız dükkanı… Bir etrafınıza bakın, her ay kaç işyeri kapanıyor ve kaç işyeri açılıyor. Farkında mısınız?

Geçtiğimiz günlerde sigorta ödemeleri ile ilgili bakanlık tarafından bir proje hayata geçirildi (bu arada net bilgi vermek isterdim ama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının web sitesindeki hiçbir link çalışmıyor) ve 5 Aralık 2013’ten sonra kurulan işyerlerinin ayakta kalması için 4 yıl süreyle sigorta teşviki verildi diye duyduk. Fakat son iki veya üç yıldır tamda bakanlığın sözünü ettiği ayakta kalma savaşı veren işyerlerini bu proje kapsamıyor! Oysa kredi çekerek veya borçlanarak sosyal yatırımlarını ödemeye çalışan veya mahkemelik olma noktasına gelen birçok (girişimci olmaktan pişman olmuş) genç girişimci var. Bana göre yeni girişimcileri bu kadar çok düşünen bakanlığın bu durumda olan genç girişimciler içinde bir şeyler yapması gerekiyor.

Her neyse, biz yinede “hayal gücünü kaybeden toplum yarınsızdır” desturundan hareket ederek, yarınların daha güzel olacağını hayal edelim ve her şeyin düzelebileceğini umut edelim.

Bu arada 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutlarım…

Selamlarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.