1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Hayale dönüşen ideal…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayale dönüşen ideal…

A+A-

Bunun hüznünü hiç duymayacak mıyız? Kendi kendimize yeterli olma ideali, bizden gittikçe uzaklaşan bir hayale dönüşüyor. 
   Hafta başında ülkemizi onurlandıran Türkiyeli bakanlar Beşir Atalay ile Binali Yıldırım, yeniden bazı açılışları ve temel atmaları yaparak; bu arada KKTC gidişatına ilişkin denetimlerini ve özel telkinlerini de ihmal etmeyerek, rutin üst düzey görevlerini ifa ettiler hayırlısıyla...
   Ve bize, ancak Türkiye’nin yardım ve desteğiyle ayakta durabilen bir halk olduğumuzu bir kez daha duyumsattılar. Böyle bir hissiyat içindeyken, özgür irademize yapılan müdahaleleri de sineye çekmek zorunda kalırız...
   Kıbrıs Türk halkı olarak kendi öz kaynaklarımız, yeteneklerimiz ve irademizle ne zaman ülkemizde kendimiz bir şeyler yaratabileceğiz?
   Tüm alt yapımızı oluk gibi para akıtarak Türkiye gerçekleştiriyor, bizim hükümetler de bunları kendi icraatları gibi gösterip propaganda yapıyorlar.
   “Özelleştirilecekler” diye ödümüzü patlatan kurumların hangisini biz kendi öz kaynaklarımızla yarattık? Elektrik Kurumu’nu  mu, yoksa Telekomünikasyon’u mu?.. Özelleştirilmesiyle birlikte nice sorunu da gündemimize getiren Ercan Devlet Havaalanı’nı mı, yoksa yüzlerce kilometrelik kara yollarını mı? Hastaneleri mi, yoksa bakanlık binalarını mı?  En sıradan projelerin üzerinde bile Türkiye’ye şükran yazılarımız var…
   Kurumlarımıza ve alt yapımıza “bizimdir” diyebilmek için onları bizim kendi öz kaynaklarımızla, becerilerimizle ve alın terimizle yaratmamız gerekir. Toparlanalım artık.                  *       *       *
   Yasemin devrini çoktan kapatan Kıbrıs Türk halkı, ekonomik açıdan kaç zamandır tarihinin en zor günlerini yaşıyor. Sosyal yaşama olumsuz etkilerini çeşitli şekillerde yansıtan bu ekonomik bunalım ortamını “kaos” olarak nitelendirenlerimizin sayısı da az değildir. Halk çok yorulmakta, çok üzülmekte ve çok yıpranmaktadır. Bu zor dönemden çıkabilme adına yapılan tartışmalar ve düşünce eksersizleri hep sözde kalıyor.     
   Bir çaresizlikler ortamında, sosyo-ekonomik hadiselerle, (ki bunlar arasında cinayetler, intiharlar, kundaklamalar ve çeşitli şiddet ve suç eylemleri de var) tansiyonun biteviye yükseltilmesinin toplumsal bünyeye getirdiği riskler ortadadır. Bünyede felçler başlamıştır. Felçlerin ilerlemesi, istisnasız her kurumu ve bireyi olumsuz etkileyecek, ilişkileri ve iletişimi daha bir bozacak, bitkisel yaşamı getirecek ve önü alınması zor iç kanamalara neden olacaktır.
Kıbrıs Türk halkı aydındır, bilinçlidir, sağduyuludur. Bu çilekeş halk, kötü gidişatı esenliğe dönüştürecek iradeyi, erdemlerinden kaynaklanan dinamizmle ortaya koyabilecek güçte oluğunu, tarihinin her kritik evresinde göstermiştir. Ama halkımızın bugünün ortamında da bunu başarabilmesi için bazı fırsatların kendisine tanınması gerekir. 
   O beklenen fırsatlar, halkımızın kendi evinin efendisi olabilmek adına izolasyonları aşmasından, üretim seferberliğine girişmesinden ve ürettiklerine pazar bularak alın terini ekonomik güce dönüştürmesinden başka bir şey değildir.
    *        *       *
   Midesinden bağlı bir organizmanın kendi kendine yeterli duruma gelebilmesi ve ayakları üzerinde durabilmesi asla mümkün değildir. Lafla peynir gemisi yürümez. Söylemlerimiz demagojik değil, gerçekçi, dağıtıcı değil birleştirici olmalı… 
   Kendi evini güvenlik içinde yönetebilen ve kendi kendinin efendisi olabilen halklar, kendi midesini kendisi doldurabilenlerdir...
   Bizi bizden başkası kurtaramaz…
   Bunun yolu toplumca rüştümüzü kanıtlamaktan, devletimizi adil ve çağdaş bir sistem içinde yönetebilmekten ve o sistemi de, alın teriyle üretilenleri pazarlayabilen izolasyonsuz bir mekanizmaya dönüştürebilmekten geçer… Gerçek özgürlük, üretimdedir.  
   Alınacak önlemler ve yapılacak programlar, toplumsal esenliğimize giden izolasyonsuz üretim ve pazarlama yolu konusunda belirleyici olmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.