1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Hayali de güzel…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayali de güzel…

A+A-

“Görüşmeler Haziranda başlar, yılsonu biter” dediler ya…

Öyle bir mutlu oldum ki.

Gözlerimi kapattım.

Zehir Ali’yi düşündüm.

Ne alaka demeyin.

Alaka ki iyi alaka…

Sadece İstico’ya gitmezdi Zehir Ali…

O bölgelerdeki köylere de giderdi.

Kurulurduk eski tip sert koltuklarına.

Damında valizler, torbalar…

Kocaman lastikleri ile gar, gar, gar yokuşları tırmanırdık.

Bir yanda pikapta çalan türkü, bir yanda camdan gelen egzoz dumanıyla karışık köy havası…

Serseme dönerdik virajları dön dön köylere giderken.

Zehir Ali, “Yallah şoför yallah” şarkısını koyardı pikabına…

O biter arkasından bu sefer Nuri Sesigüzel’in okuduğu “Aynaya baktım, saç beyaz olmuş” türküsünü tuttururdu.

Eski tip bastı onunki.

Hepimiz de biliyoruz o eski Bedford marka basları.

Eğri gemi doğru seferdi ama.

Hepsinden önemlisi doğama uyumuydu.

Doğamız ise başkaydı.

Eskiden dünya mı öyleydi yoksa bize mi hastı bu  güzellik bilemiyorum…

Dağlar, taşlar, ağaçlık, bahçelikti.

Ovalarda ekinler hep vardı.

Ve en mühimi bağlarımız…

Üzüm bağları…

Sıra sıraydı taş duvarlarla çevrilmiş bahçeler…

Ne Sultani üzümüne doyardık ne Verigo.

Bir de şarap ile zivaniyamz vardı köylerde içilen.

Hele köy hellimleri ile köy ekmeklerini düşününce.

Bir kokardı ki taze hellim.

Bir tüterdi ki ekşi mayalı, odun dumanı kokulu ekmekler.

Dumanı çıkarken kazandan, gözüm hep kazanın etrafındaki muzzaya takılırdı.

Muzza içinden tertemiz, bembeyaz hellimler çıkarırlardı.

Toprak fırınından çıkartılan ekmekler, zeytinliler, hellimliler…

Birkaç kere de köy düğünlerine denk gelmiştim.

Tarlaya, bahçeye masalar konduruluyordu…

Sıra sıraydı masalar.

Üzerlerine beyaz örtüler sererlerdi.

Ve sıra sora tabak, bardak, çatal, bıçaklar.

Sonra bodiriler, kadehler, bardaklar…

 Ve şişeleri terlemiş zivaniyaler, Anglia’lar…

Tüm köylü orada olurdu.

Sohbetler, şarkılar, türküler.

Bunları anımsarken birden şimdinin düğünleri gelir aklıma pat diye.

Sinema salonunda, sıra sıra tebrik edecekler para takarlarken, müzik dan dan dan ediyor…

Para asanlar mahcup, evlenenler ayakta yorgun…

“Görüşmeler Haziranda başlar, yılsonu biter” dediler ya…

Öyle bir mutlu oldum ki.

Sanki çözüm olacak.

Biz yine eskisi gibi o Bedford baslara binip “Aynaya baktım, saç beyaz olmuş” türküsünü tuttura tuttura köylere gidip düğünlerde yeyip içeceğiz.

Hayal işte.

Hayali de güzel.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.