1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Hayat nasıl ucuzlar?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayat nasıl ucuzlar?

A+A-

Ohhh! Çok şükür, benzin sürekli zamlanıyor da hayat pahalılığı hep eksilerde seyrediyor.

Siz de derin bir ohhh çekin benim gibi: İçinizi ferahlatır.

Bilirsiniz, benzine zam geldikçe çok şükür rahatlıyoruz. Bilmiyorsanız bile dikkat edin bundan sonra… Akaryakıta zam geldikçe, hayat pahalılığı geriliyor, devlet ekonomisi düzlüğe çıkıyor.

Benzin zamları olmasaydı, hayat pahalılığı hiç eksi değerlerde seyredebilir miydi? Görmüyor musunuz düzenli olarak, hem de büyük sayılabilecek oranlarla hayat ucuzluyormuş. Akaryakıta zam geldikçe, hayatta meydana gelen ucuzlama sayesinde daha rahat yaşıyor, daha kolay geçiniyoruz(!) Fark etmemiş olamazsınız değil mi? Bu sayede değil midir ki ne asgari ücrete, ne kamu görevlilerinin maaşına artışa gerek kalmıyor, devletimiz de rahat ediyor çok şükür…

***

Erken haber almayı seviyorum. Bu nedenle bir-iki haber merkezinden telefonuma haberler çabucak ulaşıveriyor. Çarşamba gün yapılan zammı da işyerinden evime dönüp rahat etmek ve huzurlu bir akşam geçirebilmek için hazırlık yaparken cep telefonum aracılığı ile gelen haberler sayesinde elime ulaştı.

İşimden evime yeni dönmüş olmanın o gevşetici huzuruna yenisi eklenmiş oldu. O akşam başka haber bile dinlememe gerek yoktu aslında. Çünkü devletimizi yönetenlerin, hayatımızı kolaylaştırmak, devletimizi ve yurttaşlarının yaşamını daha da yaşanır kılmak için gösterdikleri engin çabaları bundan çok dinlememe gerek yoktu.

Neredeyse artık rutine bağlandı sanki: Haftada iki defa akaryakıta zam gelecek … Akaryakıta zam gelmeyen hafta oldu mu meraklanıyoruz… N’oldu bu hafta hayat pahalılanacak mı acaba diye endişeleniyoruz vallahi.

***

Ben mi hesap kitap yapamıyorum, yoksa devlet ekonomileri bildiğimiz matematik hesaplamaları dışında bir yöntemle mi hesaplanıyor diye merak ediyorum artık. Yaşamımızı idame ettirebilmek için ihtiyacımız olan asgari tutar her ay hızla tırmanışta. Bir aydan ötekine evdeki hesap çarşıya uymaz oldu.

İhtiyaçları kısıtladıkça masraf adeta artar oldu. Bunun sebebi hayatın ucuzlamasıdır diyesim var, mantıklı değil.

“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” sözcük takımını sık kullanır oldum Kuzey Kıbrıs için; ama haksız olmadığımı da biliyorum… Başka bir tanım da yakıştıramıyorum durumumuza doğrusu.

Bir yandan yurttaşı ekonomik olarak köşeye kıstırıp, bir yandan da meclisten muhalefetin itirazına rağmen geçirilen yasal düzenlemeler ve yeni yasalarla yok sayılmaya daha ne kadar sessiz kalacak bu yurttaş?

Daha ne kadar açlık sınırının altına doğru hızla yurttaşın mahkûm edilmesine göz yumulacak?

***

Devlet ekonomisi iyiye gidiyor diye açıklamalar yapan maliye bakanı ve diğer yetkililere de sormak lazım…

Devletin ekonomisi düzeltiliyorsa, bu, yurttaşların hakkından gasp edilen hak ve ücretlerdendir.

Devletin ekonomisi büyüyorsa bundan yurttaşın da faydalanması gerekmez mi?

Bu büyüme gerçek ise neden hanelerimizin içinde biz bunları görmüyoruz. Neden her gün biraz daha kemer sıkmak, neden her gün biraz daha geçim derdinin sıkıntılarına düşmek zorundayız.

Hal böyle iken şüphe etmeden yaşamak, sorgusuz güvenmek mümkün mü bizi idare edenlere?

Her şeyin dosdoğru, yasal ve de sorunsuz ilerlediğine inanmak mümkün mü dersiniz?

Ben kendi adıma söyleyebilirim bu sorunun cevabını: HAYIR!

Hayatım kolaylaşmıyor!

Hayatım ucuzlamıyor!

Yurttaş olarak daha saygın hissetmiyorum!

Devletimin beni koruduğundan yana emin olamıyorum!

Sağlığımın devlet tarafından sigortalanmış hissetmiyorum!

Çocuğumun geleceğinden sadece ben değil devletimin de sorumlu olması gerekir. Oysa ben çocuğumun sağlığını, eğitimini, güvenliğini gönlü rahat bir şekilde devletime teslim etmekten çekiniyorum. Çünkü bırakınız yurttaşlar arasında eşitlik olması ve ayrımcılık olmaması gerektiğinin anayasa ile altının çizildiğini, daha doğarken çocuklar arasındaki ekonomik sınıfsal farklılıklar ile çocuklarımızın gelecekleri bloke ediliyor.

***

Ama bana öğretiliyor ki şüphe etmek yanlış.

Biliyorum ki eleştirmek suç!

Susmak da bir işimize yaramadı. Sustukça daha da ayrımcılık mağduru olunuyormuş. Mağdurların sayısı artıyor, mağdur edenlerin koşulları daha da iyileşiyor. Daha da çok söz söyleme hakkı elde edip, daha çok refaha kavuşuyorlar gibime geliyor.

***

Siz onu bunu bırakın da: İyi ki akaryakıt zammı yapılıyor da hayatın ucuzlayacağını anlıyoruz. Yoksa ne yapardık, nasıl umutlanırdık, nasıl geleceğimizin planlamasını yapacak ibareler olurdu elimizde(!)

Nice akaryakıt zamlarına…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.