Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hedef belli ama…

A+A-

Kutladılar…

Yine yollarda, sokaklardaydılar.

Ellerinde bu topraklara yabancı bayrak ile ilerlediler.

Slogan attılar.

Coştular.

40 yıldır kurşun atılmıyor, yaşa, nur ol, barış geldi, mutluyuz, dediler…

Dediler de dediler…

Ve onlar yani çoğunluğu bu ülkenin parçası olmayan yabancı ülkenin vatandaşları kutlamalarını yaparlarken, o günlere şöyle bir gidip geldim…

***

TC askeri 1. Harekâttan sonra Lefkoşa Girne hattına sıkışmıştı…

Bir şeyler yapmalıydı…

Aşmalıydı engelleri.

Nefes almalıydı.

Oysa önleri açıktı…

Boğaz tepelerinden Mesarya’ya uçsuz bucaksız derinlik görülüyordu.

Kuş uçuşu belki 60-70 kilometre vardı…

Araba ile bilemedin bir saatti…

Yürümekle kolay değildi…

Hele tam teçhizat ve sıcak Ağustos günü, askeri botlarla üstelik…

Çok daha zordu.

Komutan, “motorlar çalışsın, harekete geçilsin”, dedi.

Asker tankların arkasına dizildi…

Ellerinde silahlar…

Gözler ileriye kilitlenmişti…

Yürüdüler.

Bir yürüyüş ki dünya şaşırdı.

Çünkü araba ile birkaç saatte alınabilecek yolu, arabadan hızlı gidiyorlardı.

Nasıl gidişti o gidiş, dünya hayretlerde kaldı.

Biz de hayretlerdeydik.

O gün Baf’ta esirdik.

Mutlu haberleri bekliyorduk.

Bir an evvel bitse, ölüm korkusu kalmasa, diyorduk.

Ki haberler peş peşe geliyordu…

“Asker Lefkoşa’yı geçti…

Gurumanastır’a ulaştı.

Mağusa’ya dayandı.”

Bu ne hızdı…

Avrupa, Amerika ve tüm ülkeler, şaştı kaldı…

Direniş yok muydu bu memlekette?

Karşıdaki askerler neredeydiler?

Bir ohtocuk, bir lukkocuk…

Dümdüz ilerledi asker.

Ve Mağusa’ya bayrağı diktiğinde, herkes nefes aldı.

Öyle bir gündü Ağustos sıcağındaki o cehennem…

Mutluyduk.

Mutluydular.

Kan durmuştu…

Ve barış, savaşın bitişi kadar yakındı…

Çok kolay ulaşılan hedef elimizdeydi…

Hedef barıştı…

Askerin çekilip gitmesiydi…

Oysa zoru başaran askerlere barışı getirmek için güya çaba gösteren siyasiler uymadılar…

Ve 40 yıldır gerçek hedefin yanına dahi varmadılar.

Oysa hedef belliydi.

Kimse yerinden kıpırdamayacaktı.

Durdukları yerde duracaklardı.

Anayasada birkaç değişiklik yapılacaktı…

Kıbrıs Cumhuriyeti yoluna devam edecekti.

Bugün hedefe birkaç günde ulaşan askerin ülkesi, bu topraklardaki kukla hükümetine, “Muhaceret Affı Yasası" gibi çözümsüzlüğü perçinleyecek rezil bir yasayı daha geçirttirmek üzere…

Ve bizler çok kolay gelmesi gereken barışı beklemekteyiz.

Barış nasıl olur da gelmiyordu…

Dünya şaştı…

Biz de şaştık…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.