1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Hem çekilmez oluyorsunuz, hem can sıkıyorsunuz
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hem çekilmez oluyorsunuz, hem can sıkıyorsunuz

A+A-

Politikacı olmadığımız için politikacıların neden “makamlar” uğruna didişip dalaştıklarını anlayamıyoruz.

Dolayısıyle: Eğer anlayamıyorsak UBP’nin genel başkanlığı için yarışan Küçük ile Kaşif’e sormamız gerekmez mi? “Bu nasıl bir duygudur ki insanların etki tepkilerinde savrulur, medyanın manşetlerinde olumlu olumsuz gündeme oturur, türlü çeşitli saldırılarla komplolar sarmalında sıkboğaz olunurken; yine de “bu genel başkanlığa ben layığım” iddiasında o başkanlığı kapmak için ihtirasla koşturur, bu yolların türlü çeşitli etki tepkilerine sağlam yüreklerin bile dayanamayacağı stresleri göze alırsınız?...” Tutun ki en basitinden cevabı, “vatan millet uğruna feda olsun canımız” olacak ama çok iyi biliyoruz: Politikacı da olsalar, adına her zaman “vatan millet uğruna” dedikleri olayın kahraman kurtarıcıları rollerine de soyunsalar, “önce canları gelir sonra cananları!” NİTEKİM: Bu politikacı ihtirasının nerede biteceğini bilmeyiz ama “Devleti yüceltmek yerine önce kendilerini yücelttiklerini” iyi biliriz.

Ne var ki bugün sözümüz “bal tutanın parmağını yaladığınca” devleti deve yaptıkları değildir! Sözümüz eni konu bir parti başkanlığı seçimi olması gereken “kurultay” toplantısının, ayni parti bünyesinde “devlet sorunu haline getirilecek” kadar politikacılar ve partililer arası kavgalı çekişmeli bir arbede haline getirilmesidir… ASIL ÖNEMLİ OLAN ŞU İDDİADIR: “Ben kazanırsam memleket de kazanacak!” Nasıl olacak? Mesela Kaşif kazanırsa UBP ile memleket de mi kazanacak? Ooo! Kaşif dediğiniz politikacı Sosyal Sigortalar Bakanlığı da yaptıydı Sağlık Bakanlığı da yapmaktadır. Fakat devlete bakıyoruz. Bu Sigortalar ezeli ebedi bataktaydı ki Kaşif döneminde pusulayı tam şaşırdıydılar! Lütfi Özter’in kulakları çınlasın en büyük mücadelesini Ahmet Kaşif’e karşı verdiydi. Sağlığın ise iki yakası bir yere gelmediydi ki bugün de Bakanı sayesinde heyamola çekmekte! Eee, onca yıl Bakanı olduğu Bakanlıkları bile kurtaramayan Kaşif Devleti nasıl kurtaracak? El cevap: İrsen Küçük’ü yiyerek!

Şimdi anlıyoruz: Meğer UBP saflarında yıllardır İrsen Küçük ısırgandı Ahmet Kaşif gömeç! Şimdi gömeç girecek ısırgan çıkacak, memleket kurtulacak!

YA KÜÇÜK? Tarım Bakanı olduğu dönemlerde de başarılı değildi. (Nitekim UBP Hükümetinde olduğu o dönemlerde en çok eleştirdiğim Bakan Küçük’tü. Şimdilerde ayni gazetede birlikte yazdığımız ziraatın duayeni diyeceğim arkadaşım Orhan Aydeniz bana tarımla ilgili notlar verir ben de durmadan Küçük’ü bombardıman ederdim ki cevap verilememecesine!)

Küçük daha sonra UBP’den ayrıldı, Parti kurdu, yine başarılı olmadı, tekrar (yuvaya döndü derler) UBP’ye döndü ve bir gün tutun ki Eroğlu’nun hayra yormadığı bir gelişimle Parti Başkanlığından Başbakanlığa atladı.

Eee SÖYLEYİN: Başbakan olarak çok başarılı oldu diyebiliyor musunuz? Ha, gerçekten uygulanması gereken Ekonomik Tedbirleri uygulamaya soktu ki sonuçlarını birlikte yaşıyoruz! O özelleştirmeleri başaramaması bir yana, bütçe açıkları da gitgide artmakta, devletin iç borçları ödenemeyecek çokluğa ulaşmaktadır… Şimdi “bu memleketi ben çok güzel yönetiyorum, işte ispatı” diyen bir Başbakan mı vardır, yoksa sadece zevahiri kurtarmak için “iyi yoldayız” diyen klasik bir başbakan mı? Kaldı ki onca başarısızlık içeren bir “politikacı” kimliği ile bundan sonrasının neyin iddiası olur ki?

SÜMME HAŞA: Haddimizi biliyoruz ve bunları üzülerek yazıyoruz. Yoksa meydana atılıp seçmenlerin oyları ile KKTC’yi temsil edip yönetmek hakkı kazanmış politikacılarımıza ne kastımız olabilir? Sümme haşa! Eğer onların bize kastı yoksa!

Ki bize kasıtları olmaması gerekiyor dediğimiz bu yöneticilerimizi izlerken insafla seslenelim: Bir aydır memleketi Kurultay’a kilitlediniz. Bölgemizde ülkeler yanıyor. Bir tekiniz çıkıp da KKTC’nin bu yangındaki konumu, gelecekte ne olup ne olmayacağını, olayların siyasi çözüme nasıl yansıyacağını, en azından “Devlet adamlığı gereği” söyleyip anlatmıyor!

Londra’da olimpiyatlar oluyor. Meliz koşuyor, umurunuzda olmuyor!

Hayvancılar çiftçiler aylar önceden davul çalarak bugünkü eylemlerini gerçekleştireceklerini açıkladılardı, tınmadınızdı!

İki kilometrelik yolu Türkiye yapmazsa yapmazsınız! Bir trafiği hale yola koymazsınız! İnsanlara sürekli tasarruf yapın diye nasihatlar çekersiniz ama ne peşi peşine istihdamlardan vaz geçersiniz ne yeni makam arabalarından! Üstüne üstlük Kurultay nedeniyle de yemeklerden davetlerden baş kaldırmazsınız, su gibi para harcar, para harcattırırsınız!

VE TABİ Kİ CANIMIZI SIKARSINIZ. Sıcak bir yandan sivrisinek öte yandan. Bunlar çekilmezlerken eğer Mağusa’da yaşıyorsanız kanalizasyon hikâyesine kurban gitmişlikte bok kokuları öte yandan! Ve bir de sizin Kurultayınız!

Ne yani bu ülkede hiç rahat huzur görmeyecek miyiz elinizden?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.