Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hep Kazandılar…

A+A-

1964 yılından bu yana inşaattan savunmaya birçok dalda faaliyet gösteren Boz Grup şimdi de turizmde yatırım yapıyor.

Ve… Trabzonspor’da bir dönem yöneticilik yapan Utku Bozoğlu’nun sahip olduğu grup Girne’de 220 milyon dolarlık Cratos Premium Otel’i açıyor.

Ya…reklamlar böyleydi Cratos açılmadan önce.

Nasıl da bayram etmişlerdi, Cratos Otel’i dünya starlarını Kıbrıs’ın yasadışı sayılan bölgesine getireceği için, statükocular.

Nasıl da zafer edasıyla o otelin salonunda kokteyllerini yudumlamışlar ve hala yudumluyorlar dünya müzikleri eşliğinde.

Basına göre adamlar elektrik parasını ödemeyi unutmuşlar iyi mi?

Hem de bir buçuk trilyon kadar…

Ödenmeyen elektrik borçlarının üzerine yenileri eklenmesin diye kaçak elektrik kabloları bağlamaya çalışmışlar…çalışırken adamlarından birini çalmaya çalıştıkları elektrik çarpmış, adamın kalbi durmuş.

Önce yakındaki hastaneye sonra merkezdekine ve palezpandres helikopterle kendi ülkelerine kaçırmışlar, basın duymasın, sorun çıkmasın diye.

Ancak basın duymuş.

Ne demişler,”Felaketler gelmeye başladı mı üst üste gelir”…

Birinden kaçarken diğerine tutulmuşlar.

Baktılar basın bela olacak kırmışlar gazetecilerin hem kafalarını hem kameralarını.

Ne Sadri Alışık’tı hatırlıyor musunuz.

Şöyle elini parmakları yere gösterir biçimde şapkasına yapıştırıp selam verirdi.

Ve aklımda kalan en güzel sözlerinden birisi de şuydu,”Hey yavrum be” .

Bu otel ve diğerleri için söylenecek en güzel şey de galiba bu, “Hey yavrum be.”

Bizler 1963-64’lerde av tüfekleri ile ne nöbetler tuttuk damlarımızda.

Bizler ne silahlar sakladık her an savaş çıkabilir hazır olalım diye elbise dolaplarımızda.

Bizler ne kadar da elbise ve ayakkabılarla yatmışız.

Meğer tüm bunlar eski Trabzonspor’lu yönetici gibiler gelip bedavadan kondukları sahillerimize kumarhane doldurmaları ve kazandıkları ile kendi ülkelerinde yeni yatırım yapmaları içinmiş.

***

Dün adada idim…

Fakat bu ada Kıbrıs değil İstanbul’un Burgaz adası.

Fotoğraf grubumuzla gittik oraya.

Amaç hem fotoğraf çekmek, hem de dinlenmek.

Karşıdan gelen bir adam yanındaki bayana,” Bodrum’da da böyleydi, son gittiğimde gördüm” diyordu.

Karşıda,(Bostancı yakası) çok katlı binaları, o binalarla yarış yapan yüksek minareli camileri ve gözle seçilen yoğun trafiği ile İstanbul varken…

Adada tam bir sükunet hakimdi.

Bitki örtüsüne şaşırdım.

Bahçelerinde yasemin ile portakal ağacı vardı bazılarının.

Soğukta yaşamaz derlerdi, demek ki söz konusu ada olunca yaşıyormuş…

İşta bu karmaşık duygularla belli belirsiz  yanımdakine,”İyi ki burada çok katlı inşaata izin yok da Ağaoğlu,TOKİ gibiler burayı mahvedemediler” dedim.

Ve daldım o sözle birlikte, kendimi Kıbrıs’ta buldum…

“Nasıl da biz bir şey yapmadan kirlettiler ülkemi.”

***

-Elektrik parasını vermediler ha…

-Ne elektrik parası verdiler ne de bu ülkeye bir hayırları dokundu.

Onlar kendilerine çalıştılar,kendileri için çalışırlarken de bizim yolumuzda engeldirler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.