1. YAZARLAR

  2. Hasan Hastürer

  3. Her kurultay demokrasi sınavıdır
Hasan Hastürer

Hasan Hastürer

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Her kurultay demokrasi sınavıdır

A+A-

Siyasi konulara televole kültürüyle bakarsanız, siyasi dedikodu, siyasi paparazicilikle uğraşırsınız.
Eğer siyasi partilerde “dedikodudan haz alanlar” etkiliyse, o zaman meydan dedikoduculara ve onların, basından partnerlerine kalır.
Sorgulama kültürü gelişmemişse, denizdeki gözün insanları yutması gibi siyasi nitelikten yoksun süreç önce taraf olanları, sonra da partiyi yutar.
***
28 Temmuz seçiminden birinci parti çıkması, ardından da hükümetin büyük ortağı olması CTP-BG Kurultayı’nı medya için iyi malzeme haline getirdi.
En son UBP Kurultayı basına bir sene malzeme üretti!!!
Şimdi sırada CTP-BG mi var?
Kim ne derse desin, televoleci zihniyet istediği kadar zorlasın CTP asla UBP’ye benzer bir rezillik yaşamaz.
O boyutta rezilliğin urubu olsun gazetecilik hayatıma nokta koyarım.
Bu kadar iddialı olmamın nedeni çok basittir.
Tüm eleştirilecek yanlarına rağmen CTP’de siyasetin, siyasi bir zemini mecliste temsil edilen öteki partilerle özellikle sağ partilerle kıyaslandığı zaman hâlâ vardır.
***
Her  kurultay bir demokrasi sınavıdır.
Partilerin ülke demokrasisine katkı koyma yetisi parti içi demokrasinin verimliliğiyle doğru orantılıdır.
Her kurultay, demokratik ilkelerden uzaklaşmadan hesaplaşmadır.
Saydamlık, açıklık ve hesap verebilirlik ilkesi partilerde de eksiksiz çalışmalıdır.
Bu ilke çalışmaz ya da yarı buçuk çalışırsa karşımıza UBP’deki tablo gibi bir tablo çıkar.
UBP, herkesin ciddi anlamda ders çıkaracağı bir süreç yaşadı.
UBP Kurultay sürecinde, genel başkanlık yarışında müdahale nitelikli yaşananlar en son genel seçimde bile yaşanmadı.
Parti içi bir yarış genel seçim havasına sokuldu.
Bin dört yüz dolayında delege varken özellikle İrsen Küçük’ün kampanyasında ada genelinde seçmen olan herkes hedef alındı…
Parti için mücadele sokağa düşünce, mücadele rezil kavgaya dönüştü.
Hesabı verilmeyen paralar harcandı.
Harcanan her para UBP’nin tabutuna çakılan çivi gibi iş gördü.
Sonuçta UBP’de kazananın olmadığı bir kurultay yaşandı.
İte kaka, İrsen Küçük sandıktan çıkarıldı.
Ancak parti sandığından çıkan İrsen Küçük, UBP tarihinde genel seçim sandığında kalan ilk genel başkan olarak tarihe geçti.
UBP’de yaşananlar dış müdahalesiz sadece parti içi dinamiklerin taraf olmasıyla yaşanmış olsaydı eminin tahribatı bu kadar ağır olmazdı.
***
Sözü fazla uzatmadan yeniden CTP’ye dönelim.
Aslında UBP ile ilgili söylediklerim, CTP’den de herkesin anımsamasına yardım etmek içindir.
CTP’de Genel Başkan adaylarından birinin yeme içmeyle delege tavlamaya yönelmesi mümkün mü?
Mümkün değil.
Bunu yapmaya kimse kalkışmaz.
Birinin kalkıştığını düşünün o aday siyaseten intihar etmiş sayılır.
***
Özkan Yorgancıoğlu, Genel Başkan ve Başbakandır…
Tıpkı İrsen Küçük gibi kurultaya yönelik kamuda istihdam yapamaz mı?
Yapamaz.
Daha doğrusu yapmaz.
Yapmaya kalksa, kurultaya kalmadan tepetakla gider.
***
Türkiye, adaylardan birini işaret eder mi?
İşaret ederse ne olur?
Elbette Türkiye, ya da daha doğrusu AKP Hükümeti’nin UBP Kurultayı’nda taraf algılamasına neden olan duruşunun CTP’de yaşanma olasılığı sıfır.
Gene de örtülü bir işaret olsa ne olur?
O aday, ikiden fazla aday olursa sandıktan sonuncu çıkar.
***
CTP’de genel başkanlık seçimi olan bir kurultay yaşanacaksa kimse korkuya kapılmasın.
Bu CTP, dört adaylı genel başkanlık yarışı yaşamadı mı?
Yaşadı.
O yarışta CTP yara mı aldı?
Almadı.
Bu kez çok adaylı bir genel başkanlık yarışı olursa gene sorun yaşanmaz mı?
Kesinlikle yaşanmaz.
Neden?
Çünkü CTP, parti için bir mücadeleyi, kilitli kapıların ardına saklamasa da sokağa düşürmez.
 
Günün sözü:
 
Demokrasi, düzeyi düşük hesaplaşma değildir

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.