1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Her Türk asker doğar
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Her Türk asker doğar

A+A-

Bence DP bunu seçim sloganı olarak kullansın...

Hatta parti ambleminin ortasında yanan meşalenin tam altına bu söylemi not düşsün...

Çünkü onlardan daha büyük “Türk” yok bu topraklarda...

Ve de daha milliyetçisi...

***

Dün TDP Milletvekili Zeki Çeler “vicdani ret” hakkını da içeren “askerlik değişiklik yasa tasarısını” dün TDP’li diğer vekil arkadaşlarıyla meclise sundu ve görüşülmesi için ivedilik istedi...

Bu isteğe UBP ve CTP “evet” derken, DP tavrını olumsuz yönde kullandı ve bu yasa önerisinin ivedilik alınması isteğine “hayır” dedi...

Yani bizlerin “çözüm” diye haykırdığı bu günlerde Serdar Denktaş ve arkadaşları hamaset türküsü çığırmaya devam ediyorlar...

Özellikle ülke gençlerinin göç etmeleri için ellerinden geleni yapıyorlar...

Tıpkı bir zamanlar Makarios’un yaptığı gibi...

Yanlış anlaşılmasın, ben DP’nin bu tutumundan rahatsızlık duymuyorum...

Aksine oldukça memnun oluyorum...

Neden mi?

Tabii ki çözüm lehine koydukları katkıdan dolayı...

Çünkü Kıbrıslı Türkler 2004 referandumunda bu şoven kafalar yüzünden %65 “evet” demişti...

Hala bu kafaların var olması demek, kuzeyden çıkacak sonucun “evet” olması anlamına gelmesi demektir...

Gençler göç etmemek, anne ve babalar ise evlat özlemi duymamak için “evet” diyecekler...

Bu şoven kafalardan ve kurdukları ceberrut yapıdan kurtulmak için çözüme sarılacaklar...

O nedenle her topluma yanlışlarını görmesi için bir DP lazım...

Sadece DP mi?

Hayatının en büyük hatasının ne olduğunu anlamak için de UBP ihtiyacı var...

Ve de olmazsa olmaz olan hayal kırıklığının ne demek olduğunu anlamak için CTP gibi bir partiye sahip olması gerekiyor...

İşte bu malzeme ile yetinmek zorunda bırakılan bir toplumun herhangi bir plana “hayır” deme lüksü yoktur...

Yani Kıbrıslı Türklerin “hayır” deme ihtimali ile KKTC’nin tanınma ihtimali aynidir...

***

Belki bunları konuşmak için erken diyeceksiniz...

“Ortak metin konusunda uzlaşıldı, henüz daha çözüm olmadı” diyerek dikkat çekeceksiniz...

Çok doğru!..

Henüz daha ortada bir anlaşma yok...

Ancak anlaşmanın yapılacak müzakereler sonucunda olacağını savunmakta sanırım saflık olur...

İki toplum arasında geçmişten bugüne kadar hep göstermelik müzakereler yapılmış ve sonuç alınamamıştır...

Ve 2 hafta öncesine kadar da sorunun üstü ölü toprağı ile kaplıydı...

İşte bu ölü toprağını Kıbrıs sorunun üstünden kaldıran ve bizlere akıl almaz bir enerji yükleyenler kimlerse, çözümü yapacak olanlar da onlardır...

Bizlere düşen oynayacağımız rolün hakkını vermektir...

Sanırım bu konuda bizim siyasilerimizin ve ekibinin eline su dökecek bir başkası daha yoktur...

Kıbrıslı Türkler olarak “adam” yerine konulmak istiyorsak, sorgulamayı ve sonucu hakkında hayal kurmayı hatırlamalıyız...

“Hatırlamalıyız” diyorum çünkü bizlerinde herkes gibi hayalleri vardı...

Ve 2004 referandumundan sonra birileri bu hayallerimizi elimizden aldı...

Şimdi bizlerin bu hayallerimizi yeniden canlandırmamız ve olması için savaşmamız gerekiyor...

Evet, ortada henüz bir çözüm yok!..

Ancak bu susmamız ve hayal kurmamamız anlamına gelmiyor...

Aksine hayallerimizi sesli kurmalıyız ve çözüm yolunda yan çizmeye meyilli olanlara göz dağı vermeliyiz...

Bazı arkadaşlarımıza bu olaylar çok önemsiz gelebilir...

Ancak unutmasınlar ki, bizler çözümün olması için nefes alan ve kalbi o yönde atan insanlarız...

Ve bu yolda atılacak her adımın hayallerimiz ile arkasındayız...

Sonuna kadar...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.