1. YAZARLAR

  2. Erçin Şahmaran

  3. Herkes polis olamaz
Erçin Şahmaran

Erçin Şahmaran

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Herkes polis olamaz

A+A-

 

Günlük olay ve gelişmelere göre 
şekillenen hayatımızda artık huzuru mumla arar olduk. Şiddet olayları, 
hırsızlıklar, gasplar, cinayetler, tecavüzler, çocuk istismarları, bombalar, 
silahlı çatışmalar sorma gir hanına dönmüş, sahipsiz bir memleket. Yıllardır 
cılız bir şekilde seslendirilen poliste şiddet olayları, basına yansıyıp da 
teşkilatı kendi içinde hareketlendirince her kesim malum olay ve olaylarla 
ilgili olarak görüş vermeye başladı. Olayda şiddete maruz kalanın varlığı 
kadar, şiddetin genel olarak polis teşkilatına mal edilmesi de teşkilatın 
mağduriyeti. Yapılan olayın veya olayların savunması veya haklı tarafının 
aranması elbette mümkün değil. Ama bu konu gündeme gelmişken her yönüyle 
tartışmak gerek. 
 
 
 
Şiddet dünyanın en eski suçu. Şiddetin 
dini, dili, ırkı olmaz. Bir insan veya herhangi bir canlı asla ve asla şiddeti 
hak etmez. Hele bunu devletin yasa gücünü kullanarak yapmak, orantısız güç 
kullanmak en ağır suç. Bu nokta şüphesiz. Bir düşünün, polis teşkilatı 
mensupları bir konuşabilseler, onlara da sorunları, sıkıntıları bir sorulabilse 
ortaya neler çıkar. En baştan başlayalım. Herkes polis olabilir mi? Ülkemizde 
polislik mesleğini yapmaya haiz insanlar hangi kriterlere göre belirlenir. Bu 
kriterler bu mesleği 25 yıl sürdürebilmek için yeterli mi? Yani KKTC vatandaşı 
olan ve 1.70 cm boy uzunluğuna sahip bir kişi, bu meslek için uygun mu? İşsiz 
genç insanlarımız için garanti bir meslek olmasından dolayı tercih edilen, bu 
meslek için verilen altı aylık eğitim yeterli mi? Öncelikle bunlar tartışılmalı 
ve bu soruların cevapları aranmalı. Bunlar şiddetin hiçbir türünü aklamaz. Ama 
unutulmaması gereken bir başka konuda bu insanların yaşam ve çalışma koşulları.
Düzensiz mesailer, akıllarda soru işaretleri bırakan ve mahkemelere taşınan 
terfiler, insanların sosyal hayatlarını alt üst eden tayinler bunlar da gündem 
olmalı. Bahsettiğimiz kesim de insanlardan oluşan bir yapıdır. Bir kez daha 
altını çizmekte fayda görüyorum. Görevin kötüye kullanılması, devletin yasal 
gücünün yanlış noktalarda kullanılması ve bunun haklılığını savunmuyorum. Yasa 
ve kanunların dışına çıkan herkes bunun cezasını mutlaka ödemelidir. Ama bunu 
bir bütün olarak bir kuruma mal etmek de doğru bir yaklaşım değildir. 
 
 
 
Unutulmasın ki bu ülkede 
hırsızın, gaspçının, katilin peşinde canının ortaya koyarak gece gündüz görev 
yapan yine bu polis teşkilatıdır. Elbette içinde bu durumu suiistimal edenler 
vardır. Olacaktır da. Şimdi teşkilat kendi içinde kendi muhasebesini yapmalı. 
Kendi yasa ve tüzüklerini adaletli bir şekilde çalıştırmalı. Suçu sabit görünenler 
ve buna izin verenlerde mutlaka bunun cezai karşılığını almalı. Bu sorumluluk 
yerine getirilmezse teşkilata olan güven azalabilir. Ve en önemli nokta. Eğitim 
konusu. Polis olarak görev yapacak, bu mesleği bir yaşam tarzı şekline 
getirecek insanlara yeterli eğitim verilmelidir. İnsan ilişkileri, psikolojik etkiler, 
mesleğin zorlukları, bunlar mutlaka belli bir müfredat içerisinde meslek 
sahiplerine öğretilmeli. Bunu altı ay içerisinde yapamazsınız. Kısacası 
eğitimden başlanarak sistem top yekün gözden geçirilmeli. Amacımız suçlu 
aramak, suçlu yaratmak değildir. Fakat bazı şeyleri erteleyerek, bazı şeyleri hasıraltı 
ederek bu noktalara geldik. Keşke tüm bunları olaylar olmadan konuşsak ve 
tedbirleri ona göre alsak. Şimdi bir daha KEŞKE demeden yapılması gerekenler 
yapılsın. 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.