1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Hiç bir limana kaydı olmayan gemiyi boyayarak batmasını engelleyemezsini
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hiç bir limana kaydı olmayan gemiyi boyayarak batmasını engelleyemezsini

A+A-

Biri ötekine, “sen hırsızsın” diyor, öteki, “sen de!” diye yanıtlıyor.

Biri ötekine, “sen parti değiştirdin – döneksin” diyor, öteki, “sen de falanla koalisyon kurdun” cevabını veriyor.

“Sen şunu yaptın”, “e sen de şunu yaptın”…

Kısacası; “itiraflar”ı izliyoruz… Neredeyse parti değiştirmeyen yok! Neredeyse kişisel çıkar dışında uğraşı olan da yok!

Memleket için, toplum için yapılanlar var mı?

O da yok!

Bizzat en yukarıdaki koltukta oturan, Meclis Başkanı Hasan Bozer, “bu meclis çalışmıyor” diyor, uyarıyor ama mesela “ben başkanlıktan da vekillikten de ayrılıyorum” demiyor…

Dese; bu toplumun İlahı ve ilacı olmaz mı?

Olur!

Ama, Hasan Bey de dahil olmak üzere (ki beyefendiliğinden – dürüstlüğünden – kibarlığından kimse şüphe edemez) bir teki, bu tür bir tavrı göze almıyor…

CTP neden 28 Temmuz’u kabul etti?

İrsen Küçük’ün kendi parti kurultayında bile yaptıklarını bilmiyor muydu CTP’liler?

28 Temmuz’a kadar sabah akşam Küçük’ü marke edip, adım atmasını mı engelleyecekler?

Hayır, İrsen Bey, her vurduğu topu gene gol yapacak… Vatandaşlıkları mı durduracak CTP? Yoksa arsa dağıtımını mı? Yoksa, kredileri mi? Veya istihdamları mı?

Çok çok büyük bir yeminle birlikte “… hesap sormazsak ben CTP’li değilim” dedi bir vekil…

Aman Tanrım Sementa! Bundan önce sorduklarını say say bitiremiyorduk!

CTP’de bazı önde gelen kişiler; İrsen Küçük – Derviş Eroğlu çekişmesinde, Küçük’ten yanadır… Tavır da budur… Dürüstçe bunu söyledi bir iki cılız ses ama sonra kesildi. Çünkü, Küçük ve bazı CTP’liler arasındaki işbirliğinin gerisinde neler yattığı meselesi karanlıktır!

Aynı kişiler, Küçük – Eroğlu kavgası başladığında, Eroğlu’nun banka hesabını da açıklamamış mıydı?

Kısacası; bu yapısıyla, bu görüntüsüyle, bu meclise oy vermek geleceğimizi iyi bir noktaya getirmez.

Acente yönetimini değiştirmek işe yaramaz, “en kısa ifadeyle”…

Aslolan, Kıbrıs sorununu çözüme kavuşturmak ve uluslararası hukuk içerisinde sağlam basabilmektir.

Şeffaflıktır…

Toplumun hizmetçisi olabilecek siyasetçiler yaratabilmektir…

Kokuşmuş – çökmüş ve başkaları tarafından yönetilen bu sistemi yıkmaktır.

Yeni bir gemi almaktır.

Mevcut koşullarda sandığa gitmek; batmak üzere olan tekneyi kıyıya çekip, boyamaktan başka bir şey değildir.

Gemi yenilenmeli… Pırıl pırıl, gıcır gıcır, sapasağlam bir gemi olmalı.

“Efendim, aha görüyorsunuz bol bol vatandaş yapıyorlar, onlar sandığa gidecek, ve yine onları seçecek!” diyebilirsiniz…

Bırakınız, gitsinler, bırakınız oy kullansınlar!

Siz gitmeyin be annem!

Görelim…

Gemiyi yenileyip, sağlam bir tane alamazsak, o zaman, gider başka gemiye de bineriz… Onlar da içinde idare etsin bu sürekli su alan ve hiç bir limana kaydı kuydu da olmayan sahte geminin!

Ama batmak üzere olan bir gemiyi kıyıya çekip, biraz pamuk, biraz stokko ile eski usul kalafat yapıp boyamakla olmayacak… Budur dediğim!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.