1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Hiç korkmayın... Bölünemez...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hiç korkmayın... Bölünemez...

A+A-

“Misafirlikteydim… Birden yer sarsılmaya başladı! Bulunduğumuz bina, tek katlı toprak bir bina… Fırladım… Sonrasını bilmiyorum! Bir de kendime geldim ki, Hacettepe Hastanesi’ndeyim… Aradan yirmi gün geçmiş… “

Çayeli Devlet Hastanesi’nde, yalnız benim servisimin değil, hastanenin eli ayağı olan Ehlinaz ebe anlatıyordu bunları…

Anlatıyordu dedimse, önüne gelene, her saat değil…

Sıkı sıkıya sordum sordum da öyle anlattı bana…

1976 Van Depremi’nde, çiçeği burnunda bir ebe olarak, orada görevliymiş.

Yıkıntının altında kalmış, kurtarılmış!

Şu anda gelin gittiği Bursa’da yaşıyor…

O günlerde, Erzincan Depremi olmuş, o esnada doğum yapan bir hastasına yardım etmekte olan arkadaşım Dr. Celal, yıkılan hastaneden kaçmayıp, hem hastayı hem bebeği hem de personeli kurtardığından gazetelere geçmişti.

Ehlinaz da ancak o zaman konuşup, kendi başından geçenleri sorunca anlatmıştı!

Geçen gün, Van bir daha sarsıldı…

Erciş, yıkıldı… Aklıma, Ehlinaz düştü…

Dünyanın bu bölgesi de doğanın bu azizliğinin kurbanları arasında…

Ne yaparsanız yapın, buna güç yetirebilmeniz, mümkün değil…

Daha sağlam bina, daha ileri teknoloji, bilmem ne kadar rasat ancak zayiatı azaltabiliyor!

Televizyon, bilgisayar; kullanabildiğimiz bütün iletişim araçları ile bu trajedinin ayrıntılarını öğrenmeye çalışıyoruz.

Bir gün önce Türkiye’nin her tarafında Kürt karşıtı gösteri yapıp; “ Yahu oyuna gelmeyin, PKK ile Kürt halkını özdeşleştirmeyin” diyenlere küfredenlere karşın, dün ülkenin her yanından Van’a yardım için, millet gene yollara düşmüştü. Doğrusu da bu…

Ama iki gün arayla bu olanlar, sanki de bir ilahi uyarı!

Modern anlamda ulus, eğer “ortak bir tarih ve ortak bir gelecek tahayyülü üstünden; acıyı, sevinci ve kıvancı birlikte yaşamak” ise, ortaya çıkan durum işte tam da bu…

Devlet’ten bahsetmiyorum…

Başbakan, bakanlar, genel kurmay başkanı, sayısız yardım ekipleri, yardım helikopterleri, uçaklar elbette ki Van’da olacaklardı.

Devlet olmanın gereği bu!

Benim bahsettiğim, millet…

Besbelli ki her ulus gibi, çeşitli etnoslardan oluşmuş bir Türkiye Ulusu vardır… 

Adını şöyle ya da böyle telâffuz etmek, yerel haklarını tanımak, karşılıklı saygı göstermek; belki inşası döneminde bazı mahzurlar içerebilirdi ama artık hiçbir önemi yok!

Yoksa dün şehitleri için ağlayan Türkiye, bugün hep bir ağızdan deprem kurbanlarına yanamaz, alicenap Türkiye halkı, evindeki iki zeytinin birini deprem bölgesine göndermek için, yardım merkezlerine koşmazdı.

Küçük bir azınlıktan ibaret olan ekstremistlere kızarak, ana dili farklıdır diye halkın beşte birini dışlamaya kalkmaktır asıl ülkenin bölünmesi tehlikesini yaratacak olan…

Ne mutlu ki bu taraftaki küçük bir ekstremist azınlığın dışında, Türkiye’yi yönetenler de bunun farkında, Türk Ulusu da…

Bu satırları yazarken öğrendim ki bir devlet kurumunda çalışan eşimin müdürü de Van asıllı imiş! Ailesi göçük altında…

Dün hemen Van’a uçtu… 

Bütün daire Osman Bey’den telefon bekliyor şimdi…

İyi haberler için elbette…

Neyi böleceksiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.