1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Hipokrat'ın kemiklerini sızlattılar!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hipokrat'ın kemiklerini sızlattılar!

A+A-

Ülkede yaşanana ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi bir de buna elektrikte ve telefonda yaşanan kaos eklendi.

Hereksin kafası allak bullak!

Kimisi sendikalar ateş püskürürken, kimisi grev ve eylemlerin geleceğimiz açısından şart olduğunu düşünüyor.

Bu arada eylemcilere ateş püskürürken onlara aynı anda hak verenler de var.

Bu yazıyı Başbakan ile El-Sen yöneticilerinin toplantısından önce kaleme aldığımız için çıkan sonucu bilemiyoruz ama, hepimiz içir ders olacak bir kötü hafta geçirdiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dün Haberdar’ın sürmanşetinde sahte rapor haberini görünce, gülsek mi ağlasak mı bilemedik.

Hadi Mehmet Çakıcı’yı bir nebze olsun anlayabiliriz.

Siyasetçidir, biraz da siyasi rant arzusu ile kurum çalışanlarına hasta raporunun altına imzasını atabilir.

Elbette yanlış ama, bunu siyasetin bir cilvesi olarak görebiliriz de hem makamına hem de kendisine büyük saygımız olan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Suphi Hüdaoğlu’nun böyle düzmece bir raporun altında imzasını görünce derin bir üzüntü duyduk.

Meslek ilkelerinden ödün vermeyen ve hep saygın duruşuyla bildiğimiz başkana böyle bir eylemi yakıştıramadık, yapmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Sayın Başkan hiç kusura bakmasın ama siyasetin kurbanı olmuş ve oyununa gelmiş böyle bir hataya geçit vermiştir.

Bunu yaparken de Hipokrat yemini diye bilinen meslek andına ihanet etmiştir.

Doktorluk mesleği bize göre ender kutsal mesleklerden birisidir ve siyasete alet edilmesi hiçbir zaman kabul edilemez.

Ayrıca eğer eylem yapanlarda bunda sonuna kadar kararlıysa bunu erkek gibi yapar ve bir maaş uğruna böyle bir rezilliğin ardına saklanmaz.

Çıkarsın adam gibi eylemini yaparsın, inandığın davadan geri adım atmaz ve gerekirse maaşından da feragat edersin.

Dr. Suphi Hüdaoğlu ve aynı mesleği yapanlara Hipokrat yeminini hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Eğer doktorların babası olarak bilenen Hipokrat’ın yemininde, sahte belgelerin altına imza atmak varsa o zaman diyeceğimiz bir şey yoktur.

Buyurun birlikte okuyalım;

“Hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda, hayatımı insanlık yoluna adayacağımı açıkça bildiriyor ve söz veriyorum.
Hocalarıma saygı ve gönül borcumu her zaman koruyacağıma, sanatımı vicdanımın buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceğime, hasta ve toplumun sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma ve onları saklayacağıma, hekimlik mesleğinin onurunu ve temiz töresini sürdüreceğime, meslektaşlarımı kardeş bileceğime, Din, Milliyet, Irk, siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime, İnsan hayatına kesinlikle saygı göstereceğime, baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma, açıkça, özgürce ve namusum üzerine and içerim…”

 

Okur Görüşü

“Rezil olduk!”

“Sayın Özadam,
Hem hükümeti duyarsızlığı nedeniyle, hem de sendikaları halkın haklarını gasp ettiği için protesto ediyorum.

Üç çocuk annesiyim ve son bir haftamız rezil rüsva oldu.

Çalışan birisi olduğum için sadece akşam saatlerinde evde olabiliyorum ve tam bir haftadır akşam 17.00’de kesilen elektrikler sabaha kadar gelmiyor. Evde kullanacak tek bir temiz tabak ve giysi bile kalmadı. Çamaşırlar ona keza. Halkını ezen bir sendika anlayışı ile, sorunlara çözme becerikliliği gösteremeyen böyle bir hükümet artık o makamı hemen terk etmelidir.

Şikayetime köşenizde yer verirseniz sevinirim. Saygılarımla…”
(Ayten BARLAS-Girne)  

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Mahmut ÖZÇINAR, yağmurlar biraz daha böyle devam ederse Rum kesimindeki baraj kapakların açılacağı haberleri alıyorum. Şimdiden önleminizi alın zira önümüzdeki iki günde şiddetli yağışlar olacağı söyleniyor.

Sayın Dağhan FELLAHOĞLU, yaşanan elektrik krizinde özellikle basın mensupları ile medya kuruluşlarına özel ilgi göstermeniz taktir edilecek bir davranıştı. Bu konuda bir çok meslektaştan teşekkür mesajlarınız geldi. Hepsini adına teşekkür ederiz.

Sayın Suphi HÜDAOĞLU, çakma hasta raporlarının altına imza atan başka birisi olsa anlarız ama sizin gibi mesleğinde titiz birisine hiç yakıştıramadık doğrusu. Hipokrat’ın kemikleri eminiz ki bu imzalardan sonra sızlamıştır.

Sayın Turgay KONTİ, ikinci ameliyat için gün saydığınızı öğrendik. Şimdiden geçmiş olsun diyoruz. Artık biraz rahat durup evde istirahat etme zamanı gelmiştir. Hasta dediğin biraz siyasetten uzak durur.

Sayın Ahmet UZUN, rüşvet iddiaları ile bir süre başınızı ağrıtanlar umarız yargının kararından sonra sizden özür dilemeyi de akıllarına getirirler. Bu arada kendi partililerinizden çok sayıda kişi de bakalım sizden özür dileyecek mi?

Sayın Sunat ATUN, bir haftalık elektrik kesintileri sırasında Lefkoşa’da Kumsal bölgesinde birkaç sokağın elektrikleri hiç kesilmedi. Tabi ki bunu görenler de hemen telefonlara sarıldılar. Herkes torpili kişileri arıyor şimdi.

Sayın Tamay SOYSAN, grev yasağından sonra çalışanların iş başı yapması bir çok sendika yönetiminde hayal kırıklığı yaratmış. Bizce de doğru olanı yaptınız çünkü artık bu iş iyice zıvanadan çıkmaya başlamıştı.

Sayın Kenan ATAKOL, ha keşke siyasetten çekilmeseydiniz. Zira yeni siyasetçiler büyük hayal kırıklığı yarattı ve vatandaş eski günleri arar hale geldi. Ama çevreye yaptığınız katkılar da azımsanacak gibi değil. Böyle de vatana hizmet hakka hizmettir. 

Sayın Ali ÇIRALI, ne bakanlık ne belediye Sanayi Bölgesine girmeye niyetli değiller. İş yine sizin sırtınıza kalıyor. Yollar köstebek yuvasına döndü, sanayi bölgesinden çok bataklık görünümü hakim.

Sayın Tansel DORATLI, hem muhalefette olacaksınız hem de erken genel seçim istemeyeceksiniz ne iştir anlamış değiliz. Muhalefetçilik oyunu çok hoşunuza gitmişe benziyor. Kim bilir belki de en doğru olanı yapıyorsunuz. Şimdi hükümet olmak ateşten gömleği giymek demek.

Sayın Kemal ALTUNCUOĞLU, hükümet isteğiniz üzere artık katı kurallar ve sert tedbirler getiriyormuş. Bundan böyle grev yapanlara falaka cezası uygulaması başlarsa sakın şaşırmayın.

Sayın Eşref VAİZ, önce televizyon programcılığı sonra da köşe yazarlığı. Acaba diyoruz kendi işiniz olan diş hekimliğine yeniden başlasanız da bizim mesleği bize bıraksanız fena mı olur yani? Her şeye rağmen hayırlı uğurlu olsun diyoruz.

Sayın Yahya KURT, bir yerel televizyon kanalı iye pazarlık masasında olduğunuzu öğrendik. Medya patronluğu bayağı hoşunuza gitti desenize. Hayırlısıyla olsun diyoruz.

Sayın Selçuk ABAT, daha geçen haftalarda bir başka siyasi partiye girmek için çaba sarf ederken ansızın TDP rozeti takmanız çevreniz tarafından epey yadırgandı. Siyaset ha keşke bu kadar ucuz olmasaydı, ne olursu sanki?

Sayın Hasan BOZER, Endonezya gezisi ile aslında en iyisini siz yapıyorsunuz. Hoş oralar bizden çok daha iyi durumda değil ama en azından birkaç gün kafanız dinlemiş olursunuz. Hayırlı yolculuklar dileriz.

Sayın Ahmet YÖNLÜER, kızınızın bayına gelen talihsiz olaya çok üzüldük. Umarız adalet yerini bulacak ve sıkıntılı günler geride kalacaktır. Allah kimsenin başına böyle şeyler vermesin.

Sayın Savaş TİLKİ, balçık tarlasında futbol oynatmakla futbolculara biraz ayıp etmediniz mi? O sahada ancak patates ya da pirinç yetiştirilirdi. Spor kamuoyu biraz daha kaliteye önem vermenizi bekliyor.

Sayın Hürrem TULGA, Hulusi Özyay’ın vefatından sonra şimdi bütün matbaacılar mesleklerinin ne kadar riskli olduğunu anlamaya başladı. Bu konuda çalışma başlatmanız ve matbaa ilaçları konusunda bir açıklama yapmanız bekleniyor.

Sayın Sezai SEZEN, biraz daha ödeme zorluğu çekerseniz bir dahaki seçimlerde işiniz bir hayli zor olacak. Hem hükümet mensubu olmak hem de çalışanın haklarını ödememek size de partinize de zarar verir. Biraz bastırmakta yarar var.

Sayın Mehmet SAMUR, emekli olduktan sonra Yeni Erenköy’e yerleşmeye karar verdiğinizi öğrendik. İnsanın kemiklerini ısıtan odun sobası bile bunun için yeterlidir değil mi? Hele de oduna para vermeyince insan daha ne ister?

Sayın Cenk MUTLUYAKALI, madem ki bütün tıp adamları gazeteciliğe merak sardı bizden de birkaç kişiye doktorluk yaptırmanın zamanı gelmedi mi? Böyle giderse, bütün köşeleri başka meslekten olanlar tutacak, bize de iş aramak kalacak.

 

Günün Fıkrası - Pazarlamacı

Elektrik süpürgesi satıcısı, bir apartman dairesinin kapısını çalmış, kapıyı açan bayana 
- "Hanımefendi, bu elimde görmüş olduğunuz kovanın içinde at pisliği var!" demiş ve bu bir kova pisliği evin içine doğru savurarak döküvermiş. 
Sonra da 
- "Hanımefendi, elimdeki elektrik süpürgesi ile 10 dakika içinde bunu temizleyemezsem, bu pisliği yiyeceğim..!" 
Kadın satıcıya şöyle bir bakmış 
- "Beyefendi, üstüne domates sosu da ister misiniz? 
Elektrikler kesik de ....

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.