1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Hırsızlar ile yaşamak
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hırsızlar ile yaşamak

A+A-

Kafamı sağa çeviriyorum, hırsız...

Sola çeviriyorum, hırsız...

Hem de tescilli hırsız!..

Üstelik bu kişiler için birçok kişi "sen bakma yaptıklarına aslında çok temiz kalplidir" diyorlar...

Gerçekten oha artık arkadaş!..

Adam resmen malı götürmüş, devleti akıl almaz zarara uğratmış ancak biz hala onun temiz kalbi ile uğraşıyoruz...

Yahu adam hırsız, arsız, yolsuz!..

Sen hala daha bana neyin ispatını yapma derdindesin?

Düşünsenize, KTHY gibi bir kurum batıyor ve onun batmasına sebep olan hırsızlar elini kolunu sallayarak toplum içerisinde gezebiliyor...

Üstelik ülke sorunları hakkında ahkam bile kesebiliyor...

Adalet, hukuk, yargı nerede?

Devletin kendinin sahte olduğu bir yerde insanın sahtekar olmamasını beklemek ne kadar doğru bilemiyorum!..

Ancak bu kadar da olmamalı...

TV'yi açıyorsun karşında bilmem nerenin batmasına neden olan kişi ülke ekonomisini yorumluyor...

Sabah gazeteyi eline alıyorsun, bilmem hangi kurumdan işe gitmeden yıllarca para çeken köşe yazarları topluma ahlak dersi veriyor...

TV'yi kapatıp, gazeteyi bir kenara koyup internete gireyim diyorsun, hooop karşına harika bir durum güncellemesi geliyor...

Tam ülke sorunlarıyla birebir örtüşen ve çözüm yolunu gösteren bir paylaşım...

Ancak paylaşan bir bakıyorsun geçmiş dönemde yazdığı konuyla ilgili bakan olan ancak 4 yıl boyunca yan gelip yatan bir kişi!..

Küfür etmemek için kendini zor tutuyorsun ve internetten kopup başka uğraşlar peşine düşüyorsun...

Ardından bir telefon, "gardaş hade gel x mekanda bir kahve içelim"...

Atlıyorsun arabaya ve gidiyorsun arkadaşının yanına...

Ağız tadı ile bir kahve içmeye gittiğin mekanda bir de bakıyorsun, x hükümet döneminde adı yolsuzluğa karışmış bir kişi etrafına toplanan kalabalığa vaatlerde bulunuyor...

Bildiğin hırsız ama kimsenin umrunda değil...

Etrafındakiler, "ne güzel konuşuyor" bakışlarıyla transa geçmiş durumda!..

Zehir tadında bir kahveden sonra "akşam kafayı dağıtayım" niyetiyle arkadaşları arayıp küçük bir organizasyon yapıyorsun...

Eve gidip biraz dinlendikten sonra soluğu x bir meyhanede alıyorsun...

Mezeler, kebaplar, içkiler ve doyumsuz bir sohbet!..

İnsan başka ne ister diye düşünürken kapı açılır ve hırsızlar mekana akın eder...

Senin, benim, onun, yani hepimizin cebinden çaldıkları paralar ile hava basıyorlar...

Garsona yüzlük, dansöze iki yüzlük derken kırılan tabaklar ve hava da uçuşan dolarlar...

Hepsi bizim paramız!..

O an yanımdaki arkadaş kulağıma eğiliyor, "bakma sen bunun hakkında çıkan dedikodulara, aslında çok iyi bir insandır" diyor...

Tabii benimde içimden delirmek ve çığlık atmak geliyor...

Ama sonra "arkadaşım bunu hak ediyor" diyorum ve kalan son neşe kırıntım ile eğlenmeye devam ediyorum...

Düne kadar bu durumun sebebini kendi kendime sordum ama bulamadım...

Neden bizler hiç kimseye olmadığı kadar hırsızlara saygı gösteriyoruz?

Nihayet dün sabah izlediğim bir haber bu konuda aydınlanmamı sağladı...

AKP'li bir vekil katıldığı televizyon programında "günah işleme özgürlüğümüz kısıtlandı" diye şikayet ediyordu...

Yani "evet biz yolsuzluk yapıyoruz, bu bizim günah işleme hakkımız, hesabımızı o tarafta veririz" diyor...

Ve kendileri ile uğraşanlara "günah işleme özgürlüğümüzü kısıtlıyorsunuz" diye kızıyor...

Sanırım bizler Türkiye halkından daha çağdaş ve daha anlayışlı bir toplumuz...

Onlar devlet kasalarını boşaltanlara "hırsız" yazılı pankart açıyor bizler ise devlet kasalarını boşaltanlarla kadeh tokuşturuyoruz...

Yani bizler "günah işleme özgürlüğüne" büyük oranda saygı duyuyoruz...

Aksi olsaydı sanırım yıllarca ayni kişiler tarafından yönetilmek zorunda kalmazdık!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.