1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Hoş geldin 2013 (!) Hoşş!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hoş geldin 2013 (!) Hoşş!

A+A-

Gözaltıların, polis copllarının gölgesinde günaydın özgür(!) ve barış dolu KKTC'nin yurttaşları.

1974'ten beri huzuru ve barışı yakalamış ey insanlar! Polis coplarının arkasından size sesleniyorum bugün: Günaydın.

***

Hükümet partisinin kendi belirsizliği memleketi belirsizliğe sürüklüyor.  Herkes nutku tutulmuşçasına sessizce ve korkarak izliyor. İktidardaki belirsizlik ve güç kavgası, iktidar partisini ve memleketi de aynı acizliğe sürüklüyor. 

Ağzımızı açsak faşizan baskılara, hakaretlere maruz kalıyoruz. Böylece sesimizi de çıkaramıyoruz. 

Artık başbakanlık kavgası görmek, yaşamak istemiyoruz.

Özelleştirmelerin bize ne yapacağını izlemeyi sürdürmeyi yüreğimiz artık kaldırmıyor.

Biz Dış Türkler Birimi istemiyoruz. 

Biz insan haklarının ciddiyetle takip edildiği, demokratik ve özgür bir memleket istiyoruz. 

Biz içte ve dışta barış istiyoruz.

Biz istikrar istiyoruz.

Hakaret istemiyoruz. Besleme, marjinal, nankör diye anılmak istemiyoruz.

Kıbrıslı olmak, Kıbrıslılığımızı onurumuzla yaşamak istiyoruz açıkçası. Memleketimizde efendi olmak istiyoruz. Biz birer yurttaş olarak saygı görmek istiyoruz tüm çağdaş memleketlerdeki gibi.

Başka bir ülkenin başbakanı karşısında kafayı yere sokarak maaşının hesabının sorulmasına boyun eğen bir başbakanı da haketmiyoruz.

İktidarcıklar yaratıp bize hakaret etmek için kürsülere doluşan insanlar da istemiyoruz.

Yurttaş artık potansiyel suçlu ilan edip sosyal güvenlik hakkını arıyor, maaşını istiyor diye polisle karşı karşıya bırakmasın istiyoruz

***

Başbakanlık meselesinin yargıya taşındığına hiç şahit olduk mu daha önce Kıbrıs'ta?

Ben hatırlamıyorum.

Ya da bedelini bu kadar ağır ödediğimiz kim bakan olacak kavgaları yaşadık mı? 

Bakan olmak uğruna partileri değiştirip sanki ezelden bu yana o partidenmiş gibi fütursuzluklara şahit olduk mu?

Lefkoşa'nın veya herhangi bir kentimizin bu kadar çağ dışı, insanlık dışı görüntüsünü yaşadık mı?

Bu kadar  canice dayak yedi mi memleketimizde insanlar sırf aç kaldılar, sırf maaşlarından kesilen vergilerini talep ediyorlar, sırf çocuklarına harçlık vermek istiyorlar, bankalara borçlarını ödemek istiyorlar diye?

***

Demokrasinin öğelerinden bir tanesi olarak kurulan siyasal partilerden bir tanesinin kendi tüzüğünü yorumlayamamasından dolayı şu yaşananlara bakınız. Sanıyor musunuz ki  Lefkoşa Belediyesi sorunu bunlardan kopuk veya Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları ve göndermeleri Ulusal Birlik Partisi içinde yaşanan sorunların dışında bir sorun?

Lefkoşa Türk Belediyesi'nde seçilmiş bir Başkan'ın görevden alınarak yerine bir kaymakamın atanması için ülkede ya monarşi olması lazım, ya da belki de bir ölüm yaşanması lazım. Ne olağan üstü hal ilan ediliyor, ne de ölüm oluyor ama anayasaya aykırı bir şekilde belediye başkanı görevinden alınıp yerine kaymakam atanıyor. Ne gariptir Belediye Başkanı buna çok kızmasına karşın istifa edemiyor...

Onca şaibeli hesaba, onca tartışmalı hizmet ve istihdama karşın üstüne 5000 Euro tutar ında bir makam aracı servisi de şaka gibi...

***

İlkler yaşanıyor. İlkler duyuluyor. Hazmedilemiyor.

Olan bitenler bir karartma sürecine gizlenmeye çalışılıyor. Fakat memleket küçük. Herkes birbirini tanıyor. Ya da herkesin kilit noktalarda bir tanıdığı mutlaka var. 

Sonuç: haberler çabuk yayılıyor. Yayılan haberler yalanlanamıyor; fakat doğrulanmıyor da... O zaman fısıltı gazetesi çalışıyor. Fısıltı gazetesine medyadaki bilgi kirliliği de ekleniyor ve huzursuzluk tırmanıveriyor.

Özelleştirme meseleleri de ilk defa bu dönemde bu derece hareketlendi ve özelleştirmelerkâh açık açık kâh kılıfına uydurularak gerçekleştirilmeye başlandı.

***

KıbrıslıTürklerin onurunu zedeleyen çok şey oldu bu sene. Kaldıramayacağımız bir çok şey yaşadık. Laf duyduk...

Bütün bunlar olup biterken iyiye doğu ilerleme olsa, biraz daha ümitle bakabileceğimiz gelişmeler yaşansa daha katlanılabilir olacaktı.  Öyle de olmadı.

Şimdi bekliyoruz işte!

Yanlış anlamayın. Biz ekonomide ilerlemeyi, turizm patlamasını falan beklemiyoruz. Kıbrıs sorunun çözülmesini beklemiyoruz artık öncelikli. 

Onurlu bir yaşam bekliyoruz. 

Düzgün bir demokrasi istiyoruz. İnsan hakkı istiyoruz. 

Geleceğimizi görmek istiyoruz. Yaşam hakkı istiyoruz.

Ve çok fazla bir şey de istemiyoruz aslında. Fakat istediklerimiz için baskıya, hakarete ve yaşadıklarımıza maruz bırakılıyoruz. 

Şimdi bana söyler misiniz açılan hiç bir mesele kapanmadan nasıl umutlu olabiliriz. İktidar partisindeki güçlerin her biri bir yana çekerken ne bekleyebiliriz?

Devletin bir hizmeti olan ve olmazsa olmaz bir kurum olan Lefkoşa Türk Belediyesi'nde hizmet veren yüzlerce kişinin aç ve belirsizlik içinde yılı kapatmalarına göz yumulurken nasıl bir 2013 beklenebilir?

***

Kıbrıs'ın Kuzey'inde olanlar, olacak olanların habercisi galiba. Beni felaket tellalcısı olarak görmenizi hiç istemem. Velakin felaket dışında birbeklentim de yok bu gidişle. Görünen köy kılavuz istemez derler ya...

Bir de intihar olmadan, cinayet olmadan belediye emekçilerinin sorunları çözülsün istiyoruz 2013'e girmeden. Ders olsun hepimize diye sorumlular da cezalarını çeksinler ki bir daha buna benzer olaylar yaşanmasın. 

Emekçi başkalarının hatasını çekmek zorunda kalmasın artık memleketimde.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.