1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Hoş geldin Gülen hoca!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hoş geldin Gülen hoca!

A+A-

Ülkede çirkin bir tiyatro oyunu oynanıyor diyeceğiz ama, tiyatro sanatçılarına hakaret etmiş olacağız.

Adına ne derseniz deyin artık…

Kesin olan bir şey var, bu ülkenin artık dingili kopmuştur…

Sürücüleri direksiyon hakimiyetini kaybetmiş ve kendilerini bile ülkeyi nereye sürüklediklerini bilmiyorlar.

Bilmiyorlar, çünkü kontrol kendilerinde değil!

Kumanda başkasının elinde olunca da sadece kendilerine değil, en önemlisi ülke insanına yazık ediyorlar.

Kontrolden çıkmış bir araç, eninde sonunda gider ya bir duvara toslar, ya da hendeğe yuvarlanır ve durur.

Ama ardında büyük zayiatlar vererek!

Ülkede eğitimin her türlüsü ilgili bakanlığın uhdesindedir.

İlgili bakanın haberi olmadan bu konuda tek bir icraatta bile bulunamazsınız.

Çünkü eğitim hayati bir konudur, stratejik bir olaydır.

İpleri elinizden kaçırdığınız an, tepe taklak olursunuz ve bunun da hesabını kimseye veremezsiniz.

Bakan Küçük diyor ki, DAÜ’nün her hangi bir kurumu için izin baş vurusu yapılmadı.

İzne ne gerek var sayın bakan, izni veren vermiş bir kere, size mi sormalarını bekliyordunuz?

Önce DAÜ’nün alt kurumları elinizden alınır, sonra sıra DAÜ’nün kendisine gelir, sizin gıkınız bile çıkmaz bakar kalırsınız ardından.

Başbakan İrsen Küçük, pazartesi günkü meclis oturumunda diyor ki;

“DAÜ yönetimi böyle bir karar almış, her kararın hesabını soramayız ki…”

Böyle bir açıklamadan sonra insan sormaz mı, ya DAÜ bu ülkenin bir kurumu değil, ya da bu sözleri söyleyen bu ülkenin başbakanı değil!

Hatta başbakan kalsa bu kurumları kapatır ve kurtulurmuş!

İşte o başka bir mesele…

Eğer bir kurumda büyük bir sorun varsa, kaparsın da, yıkarsın da…

Ama birileri bu kurumlar birilerine peşkeş çekilecek dendiğinde, üç maymunu oynamak bir devlet yönetimine yakışır mı?

Gülen hocanın dünya çapında 600'den fazla sahibi olduğu okul var.

Hepsi de branşlarında başarılı okullar ve ülkelerinin gelecek nesillerini yetiştiriyorlar.

Bu gayet doğal da, işin bir de tarikat kısmı var işte o can sıkıyor, insanın içi daralıyor.

Fetullah Gülen’in KKTC’ye ilgisi yeni değil.

Uzun bir süredir KKTC’ye üst düzel yöneticileri gelip gidiyor.

Hem de öyle sıradan insanlar değil bunlar, hepsi de konularında uzmanlaşmış, kendilerini ispatlamış kişiler.

Hatta cemaatin bazı üniversitelerle ortaklığı olduğu bile iddia ediliyor yıllardır…

Yine bazı dershanelerin sahipleri olduğu bile söyleniyor.

Geçen yıl hizmete giren TED kolejinin de büyük ortağının yine Gülen hoca olduğunu bilmeyen mi var?

Burada önemli olan DAÜ alt birimlerinin ya da DAÜ’nün kendisinin kime ya da kimlere verilmiş olması değil!

Bunların yukarılardan gelen talimatla, şartsız şurtsuz ve ihalesiz olarak elden çıkarılmasıdır.

Talimatla, emir ve buyruklarla heba edilmesidir!

Kim bilir belki buralar el değiştirdiklerinde daha verimli kurumlar haline gelecekler ama, bunun kendi irademizle değil de, başkaları istedi diye elimizden çıkarırsak, çok kısa zamanda Kıbrıs Türk kimliğinin kendi gözlerimizin önünde eriyip gittiğini göreceğiz ve işte o zaman iş işten geçmiş olacak.

Kıbrıs Türkü artık geri dönülmez bir yola girmiştir.

Bu yolun dönüşü de bulunmamaktadır.

Önce kurumlar bir bir elden çıkarılacak, sonra yeni siyasi oluşumlar peydahlanacak ve ülke yeni yöneticilerin eline geçecek, şimdiki yöneticiler ise, yöneten değil yönetilenler sınıfına girecektir.

Hoş geldin namı değer Gülen hoca…

Kıbrıs Türkü'nün eğitime el attığın için Allah senden razı olsun…

Allah seni başımızdan eksik etmesin, Allah tuttuğunu altın etsin!

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Vedat ERBAŞ, Golden Tulip gibi büyük bir işletmenin patronu olarak bir çalışanın üç kuruşluk alacağının üstüne yatmak koca şirkete yakışmaz. Bir talimatınızla bu gencimizin sorununu çözmek sadece iki dudağınızın arasında.

Sayın Sunat ATUN, Boğaz piknik alanındaki tehlike yaratan elektrik kablolarını bizi dikkate alıp kaldırdığınızı öğrendik. Duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ederiz. Vatandaş bizi, biz de sizi uyardık ve sonuçta yangın tehlikesi ortadan kalktı.

Sayın Hasan ERÇAKICA, Eroğlu ailesi ile yaptığınız son canlı yayın parti içinde epey tepki toplamış. Ama artık siz partili değil televizyon programcısısınız değil mi? Bakalım Özkan Yorgancıoğlu ile de böyle bir program yapacak mısınız? Meraklıları çok…

Sayın Şerife ÜNVERDİ, bazı 5 yıldızlı otellerin çalışanları büyük sıkıntılar yaşıyor ama daha şimdiye kadar bakanlığınızdan bir hareket göremedik. Devletin büyüklüğünü ne zaman göstereceksiniz hep birlikte bekliyoruz.

Sayın Türkay TOKEL, yeni çalışma saatlerinde olumsuz oy kullanacağınız yönündeki açıklamanıza parti kurmayları sert tepki göstermiş. Hele bir denesin de görelim diyorlar. Acaba ne demek istiyorlar?

Sayın Nilgün ŞEFİK, Güzelyurt’ta portakal bahçelerinde çalışanların hiçbir sosyal haklarının olmadığını biliyor muydunuz? Bir çoğu sakatlanıp memleketine dönüyor ve durumları tam bir facia…

Sayın Eşref VAİZ, boynuz kulağı geçiyor mu nedir acaba? Oğlunuz parti meclisinde üst sıralarda yer alırken, siz az kalsın liste dışında kalıyordunuz…Seviniyor musunuz yoksa üzülüyor musunuz merak ettik.

Sayın Halit ÖZBEK, bazı hastane çalışanlarından şikayetler gelmeye başladı. Bizin gibi ılımıl ve sevecen birisine ne oldu böyle? Son günlerde yanınızdakilere çok kırıcı davranıyormuşsunuz.

Sayın Eşber SERAKINCI, DAÜ’nün alt kurumlarının Doğa okullarına devri konusunda bütün gözler sizin üzerinizde. Bu konuda söyleyecek çok şeyinizin olduğunu ama bir türlü cesaret gösteremediğiniz iddia ediliyor doğru mu?

Sayın Salih COŞAR, dışarıdan gelen çalışanlara daha düşük asgari ücret ödenmesi teklifinizde samimi misiniz? Peki bu insanlara daha düşük fiyatta ekmek, süt ve et temini de yapılması gerekmez mi?

Sayın Mehmet ÇAĞLAR, kurultayda kaybettiğiniz diye epey maraz etmişsiniz. Buna hiç gerek yok, aksine siz kaybetmediniz kazandınız bile sayılabilir. Yolunuz açık, moral bozmaya gerek yok…

Sayın Erdal BARUT, son yılların en coşkulu ve görkemli zerdali festivalini gerçekleştirdiniz. Bu konuda bölge sakinlerinden tebrik mesajlarınız geliyor. Bizim zerdalileri bir kenara ayırmışsınızdır değil mi?

Sayın Necdet ERGÜN, Ticaret Odası’nın başka isimle değiştirilmesi için yoğun bir uğraş içinde olduğunuz gözlemleniyor. Siz onu bırakın da Dereboyu’ndaki restoranınız ne zaman açılacak, dostlarınız soruyor…

Sayın Yaşar ERSOY, oğlunuz Umut’u yakında evlendireceğinizi duyduk. Bu sıcaklarda davetiye dağıtmak kolay olmasa gerek değil mi? Genç çifte şimdiden mutluluklar dileriz. Allah bir yastıkta kocatsın.

Sayın Buran ATAKAN, çadır önündeki tavla partileri nasıl gidiyor? Bu konuda ülke çapında bir turnuva düzenlemeyi düşünüyor musunuz?

Sayın Şevket ABAHORLU, parti meclisine seçilmemeniz sadece sizi değil dostlarınıza da çok üzdü. Yoksa artık bu işleri gençlere bırakma zamanı geldi mi, ne dersiniz?

Sayın Turan BÜYÜKYILMAZ, Karadeniz Kültür Derneği başkanlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Böyle şeylerin kutlaması Hamsisiz olmaz. Havalar daha fazla ısınmadan müjdeyi verin artık…

Sayın Erkut ŞAHALİ, genel sekreterlik konusunda dün kutlama mesajlarından dolayı büyük yoğunluk yaşamışsınız. Bizce hak ediyorsunuz, bir de sivri yanlarınızı törpülerseniz birkaç dönem sonra genel başkan adayları arasına bile girersiniz.

 

Günün Fıkrası

 

Mantar


"Heey dostum iyi haberlerini aldım, evlenmişsin!"
"Evet bu 4’ncü oldu"
"Önceki üçüne ne oldu peki?"
"Üçü de öldü.."
"Yapma ya.. Çok üzüldüm.. Nasıl oldu peki?"
"İlk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü"
"Bu korkunç bir şey.. Peki ya ikincisi?"
"O da mantar zehirlenmesinden öldü"
"Tanrım ne kaderin varmış senin... Ya üçüncüsü? Yoksa o da mı..."
"Hayır hayır.. O boynu kırılarak öldü"
"Anlıyorum.. Kazaydı yani.."
"Hayır... mantarları yemedi.... "

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.