Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hoş kafa

A+A-

“Ulusal Kimlik, Etnik Kimliğin gölge uzantısı değildir” der Murat Belge… Bir kitabımda üşenmedim,  bunu anlatmak için, oturdum Ruslar ve İngiliz’lerin etnik yapılarında, hangi farklı etnosların bulunduğunu araştırıp, yazdıydım.

Bütün modern “ulus”lar, değişik etnilerin bir araya gelmesi ile oluşur! Nation anlamında onları ulusa bağlayan da aslında bir devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olmaktan geçer! Yukarıdaki iki örnekte belirttiğim gibi, farklı etnoslardan gelip, aynı ulusu oluşturmak mümkün olduğu gibi; aynı etnostan gelip, farklı uluslar oluşturmak da mümkündür!

Bunun da örneği Amerika’daki WASP’lar, Avustralya ve Yeni Zelandalılar, eski Rodezya’daki beyazlar, İngilizce konuşan Kanadalılar v.b.dir… Hepsi de İngilizler’le aynı etnostan gelirler ve hatta Kanada ile Avustralya’nın devlet başkanları da İngiltere Kraliçesi’dir ama farklı uluslardır.

Bu öyle netameli bir konudur ki örneğin Helen Ulusçuluk’unun teorisini yazanların bir kısmı, Arnavut’tur… Öte yandan, meselâ Türk Ulusçuluğu’nun önde gelen düşünürlerinden Şemsettin Sami de Arnavut’tur! Kendisi Arnavutluk’ta da Şemsettin Sami Fraşeri adıyla, ulusal kahraman olarak kabul edilmekte ve Arnavut paralarının üstünde, resmi bulunmaktadır.

Bir şey değil, kardeşi de Arnavutluk’un nerede ise Atatürk’ü düzeyindedir. Devamla Türk ulusçuluğunun tohumlarını atıp geliştiren İttihat Terakki’nin dört kurucusundan biri olan Dr. İbrahim Temo da Arnavuttur, partinin ünlü eylem adamı Resneli Niyazi de…

Nasıl ki Fransa kıtasında kalan Norman Fransız, Manş’ın karşı yakasındaki amcaoğlu İngiliz olduysa, uluslaşma çağında, Anadolu’da olan Türkleşmiş, Tiran ve Kosova’daki etnosundan bir ulusal kimlik çıkarmış, Epir’deki de Helen Ulusçuluğu teorisi yazmıştır.

Türk ulusçuluğunun gerçek banisi Mustafa Kemal Atatürk, bunu biliyordu. “Ne mutlu Türküm diyene” demesinin sebebi, budur…

Ne var ki ondan sonra gelenler, işi cıvıttılar! Kraldan çok kralcı görünüp nemalanmak için, işin cılkını çıkardılar! Samet Ağaoğlu CHP Genel Sekreteri M.Ş. Esendal için şöyle diyor: “Benim de bulunduğum bir toplantıda, Memduh Şevket Bey (Genel Başkanı İnönü olan CHP’nin Genel Sekreteri NB) şöyle diyordu:

‘Garp medeniyetini müesseseleri ile birlikte tamamen reddetmeli-yiz.! Sonra biz o medeniyeti yeniden kurmalıyız. Mikroplara karşı seromlar, aşılar bulunmadan önce de insanlar yaşıyorlardı. Garp medeniyetinin eseri olan bugünkü seromların, aşıların yerine yenileri bulununcaya kadar, bunlardan vazgeçmeliyiz!”

Ayni adam, “Bu memlekette her hak Türkler’indir, geriye kalanlar ancak bizim hizmetkârımız olma hakkına sahip olabilirler” vecizesinin de sahibidir.

İşte o noktadan itibaren, Türk Ulusçuluğu, Türk Irkçılığı’na dönüşmüş ve herkes de kendinin etnik olarak da Türk olduğunu ileriye sürmeye başlamış, etnik kimliğini gizlemeye zorlanmıştır!

Evde başka bir dil konuşan insanlar, sokakta herkesten daha Türk olduklarını kanıtlamak ve hatta etnik  Türkler’e mektepte öğrendikleri Türkçe’yi öğretmek gibi bir misyon yüklenip, helâk olmuşlardır.

Oysa modern ulusçuluk, bundan çok farklı bir anlayıştır.

Alt kimlik ile üst kimlik arasındaki bu bölünme, deyim yerinde ise bir tür “toplumsal şizofreni” yaratmıştır! Her kim ki en çok “tangırtı” çıkarır, o en Türk’tür ve devletten en çok nemalanma hakkına sahiptir, zannedilir oldu!

En çok bağıranların şeceresine bakınız, hoş şeyler okuyabilirsiniz… Ben bakarım…  İlginç oluyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.