1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Hristofyas suçlu bulundu, peki ya bizde?
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hristofyas suçlu bulundu, peki ya bizde?

A+A-

Bizde bir laf vardır, bir şeyin takibinin yapılmasını istemiyorsan ‘komiteye havale et’ diye…

Yalan da değil hani, şimdiye kadar bazı özel olaylar için kurulan komiteler aylarca kafa patlattığı halde hiçbiri sonuçlanmamış, her hangi bir olayın sorumlusu bulunmamış, bu yüzden de komitelere güven hiç olmamıştır.

Ama komşuda durumlar öyle değil!

11 Temmuz’da Evangelos Florakis Deniz Üssü’nde 98 barut dolu konteynerde patlama gelmiş 13 kişi hayatını kaybetmişti.

Başta siyasiler olmak üzere, basın ve yargı, buna bir de kamuoyunun baskısı eklenince Rumlar hiç gecikmeden bir komite kurdu ve yapılan araştırmalar dün basına açıklandı.

Soruşturma komitesi başkanı sonucu hiç kıvırmadan duyurdu;

Ve 13 kişinin ölmesiyle sonuçlanan patlamanın sorumlusunun Dimitris Hristofyas olduğunu söyledi…

Evet, yanlış duymadınız, Hristofyas devletin başında olan birisi olarak bu olaydan sorumlu yani suçlu tutuluyor.

Bundan sonrası nasıl bir hukuk yolu takip edilecek, hep birlikte izleyeceğiz!

Şimdi böyle bir olaya şapka çıkarmayız da neye çıkarırız?

İsterseniz düşman deyin, isterseniz komşu, orada demokrasinin nasıl işlediği, yargının nasıl çalıştığı, halkın hassas konularda nasıl duyarlı olduğunu gördük hep birlikte…

Komşuda durum böyle olunca içimizi çekerek kendimize bakıyoruz hemen, daha da doğrusu kendimizi onlarla kıyaslıyoruz haklı olarak.

Yine bundan birkaç ay önce kızını ve kızının arkadaşını devlette istihdam ettiren Rum siyasetçinin olay basında yayınlanınca nasıl hiç ikilemeden siyaseti bıraktığını hatırlatmakta yarar var.

Bu da demektir ki komşuda hukuk dışı bir olay hiçbir zaman cezasız kalmıyor ve gereği yapılıyor.

Biz de ise buna benzer tek bir olay bile gösteremezsiniz!

Gösteremezsiniz çünkü, bizde suçluyu korumak gibi kötü bir hastalık var…

Siyaset her şeye o kadar işlemiş ki, halkın vekil yaptıkları, halka vekillik yapmaktan başka her türlü gizli kapaklı işin ardındaki kişiler.

Bir kez daha hatırlatmakta yarar var;

İçişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ekibi ile birlikte rüşvet alırken bastığı daire müdürünün akıbeti ne olmuştur?

Rüşvet aldığı iddia edilen bir müdür, cezalandırmak yerine müşavirlikle ödüllendirilmiş, devletin ensesinden keyif yapmaya evine gönderilmiştir.

Yine hakkında çeşitli söylentiler çıkan ve görevde bulunduğu son günlerde bile çeşitli kaçakçılık operasyonları kendisine haber edilmeyen dönemin gümrük müdürü hakkında niçin soruşturma açılmamış da, o da ödüllendirilmiş ve müşavirliğe çıkmıştır?

O da devletin yani hepimizin ensesinden geçinmekte, görevli bulunduğu anda iddia edilen tüm yasa dışılıklar karanlığa gömülmüştür.

Peki ya geçen yıl sel baskını nedeniyle Lefkoşa devlet hastanesinde ölen 8 insanımız için ne demeli?

Rumların canı can da bizimkiler patlıcan mıydı yani?

Geçtiğimiz Şubat ayında, hastane sular altında kalmış, jeneratörler devreye girmemiş ve tarihte bir ilk yaşanarak 8 insanımız bir günde hayatını kaybetmişti!

Bu konuda da ne yargı, ne siyasiler ne de kamuoyu ve basın olayın üstüne gitmedi ve unutulup gitti…

İki ayrı komşu, iki ayrı zihniyet;

Birinde sorumluluk duyan, sorumlular arayan ve anında sonuçlandıran, diğerinde de insan hayatının hiçe sayıldığı, sorumluların cezalandırılacağına, bağrına basılıp korunduğu bir zihniyet…

Farkımız burada işte!

 

Hulusioğlu: Eşim istihdam edilmedi! 

Dünkü mesaj kutusu köşesinde Çatalköy Belediye Başkanı Mehmet Hulisioğlu’nun eşinin Milli Eğitim Bakanlığı’nda istihdam edildiğini, biraz da tepki koyarak yazmıştık.

Bu mesaj özellikel Girne bölgesinde büyük çalkantılara neden oldu.

Bizi telefonda arayan Mehmet Hulisioğlu, telefonlarını susmadığını arayıp tepki koyanların haddi hesabı olmadığını söyledi.

Yaptığı açıklamada da eşinin bir özel sektör işletmesinde çalıştığını, ancak işten ayrılmak istediğini, ve işverenine ayrılma nedeni olarak ‘devlette işe başlayacağım’ dediğini söyleyen Hulisioğlu, söylenen beyaz yalanın başlarına büyük işler açtığını ifade etti.

Ve şunu ekledi;

“Ben belediye başkanı olduğum sürece, ailemden kimse devlette istihdam edilmeyecektir, bunu garanti ederim”

 

İçim parçalandı!

Pazar günü akşam üstü son günü olması nedeniyle Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na gittim.

Oradan da aynı yerde bulunan Pazar yerini gezdim.

Hava kararmak üzereydi, esnaf artık kasalarını toplarken, elde kalan çürük ya da ezik meyve-sebzelerini bir kenara bırakmıştı.

Nerdeyse salça olmuş domateslerin bulunduğu bir kasanın etrafındaki insanları görünce gözlerime inanamadım.

Elleri domates suyu içinde kasanın içinde sağlam domates arıyorlardı.

Hatta olayın resimleri de çektim…

Bu sayfada o resim de bulunacaktı ama koyamadım.

Çürümüş, ezilmiş domatesleri kapışan insanların ülkemizdeki varlığını gözlerimle gördüm, içim parçalandı…

lev.20111003234350.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Hasan DEĞİRMENCİOĞLU, İngiltere’den yeni gelen oğlunuza devlette iş beğendiremiyormuşsunuz. Vergi Dairesi’ndeki sıkıcı iş ortamını beğenmeyince Başbakanlıkta göreve başlamış. Ne kadar şanslı insanlarsınız böyle, başka yorum yok!

Sayın Burcu HULUSİOĞLU, çalıştığınız iş yerinden ayrılırken ‘devlet işi buldum’ diyerek beyaz bir yalan söyleminiz ailecek epey başınızı ağrıttı değil mi? Ayrıca eski patronunuz hale işinize dönebileceğinizi söylüyor. Ne dersiniz?

Sayın Füsun ÖZSUN, LTB Belediye Meclis Üyesi olarak dün Tarım Bakanlığı arşivinde işe başladığınızı öğrendik. Hiç kusura bakmayın ama torun sahibi birisi olarak oldu mu şimdi? Benim hesaplarıma göre ancak 80 yaşında emeklilik hakkı kazanırsınız.

Sayın Zorlu TÖRE, hafta sonu bazı vatandaşlar sizi zeytin ağacında bazıları da incir ağacının tepesinde görmüşler. Şimdi bakan olarak kalsaydınız bu kadar serbest kalamayacaktınız. Yatın kalkın İrsen beye dua edin.

Sayın Ünal ÜSTEL, bir otel sahibi aradı fena halde kızgındı. Yanında garson olarak çalışan bir genci bakanlıkta memur olarak istihdam etmişsiniz. Bari turizm sektörüne dokunmasaydınız.

Sayın Serdar DENKTAŞ, kızgın vekilimiz Arabacıoğlu ağzınızdan çıkacak kelimelere bakıyor. Onay verdiğiniz zaman istifayı basacak ve inzivaya çekilecek. Moral motivasyon her geçen gün daha berbat oluyor.

Sayın Turgay AVCI, dünkü meclis oturumunda konuşma yapan parti başkanlarından en etkili konuşmayı sizin yaptığınız söyleniyor. Ankara’dan koalisyon mesajı geldi mi yıksa biraz daha zamana mı ihtiyaç var?

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, sizin ilk hedefiniz kendi partiliniz köşe yazarları olmalıdır. Neredeyse bir tane bile size destek veren yazar yok. Ruh halleri çok kötü, onların gönüllerini almaya bakın.

Sayın Salih TODSS, hafta sonu Yenierenköy’de palamut ve rakı sofrasında görülmüşsünüz. Ağzınızın tadını nasıl da biliyorsunuz değil mi? Afiyet bal şeker olsun, bolca deniz ürünü tüketin ki her bir şeye yararı olsun.

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, çeşitli yemek tariflerini içeren gönderdiğiniz cd’yi aldım teşekkür ederim. Ben de yakında size hamur işleri tarifleri göndereceğim. Özellikle ıspanaklı böreği tavsiye ederim.

Sayın Süreyya GÜRSES, yakında kadın kolları başkanlığını bırakıp çanta mağazası açacağınızı öğrendik. Demek ki ailede istihdam edilecek kimse kalmadı desenize… Hayırlı işler dileriz.

Sayın Cenk MUTLUYAKALI, geçen hafta içinde Kıbrıs Gazetesi’nde Bilge Nevzat  ile uzun bir süre görüşmeniz epey merak konusu olmuş. Bu işin ardında bit yeniği arayanların sayısı oldukça fazla bilesiniz.

Sayın Tamer GARİP, film çekimlerine sessiz sedasız başlamışsınız. Ancak filmde rol vermeyi düşündüğünüz bazı dublörlerden şikayet geliyor. Heyecanla görev bekliyorlarmış. Millet artist olmaya ne kadar hevesli değil mi?

Sayın Cihan ERDOĞAN, daha havalar soğumadan paçavra olmuş ve yorgan döşek yatıyormuşsunuz. Büyük geçmiş olsun, eşiniz size özel bir hemşire istihdam etmeyi düşünüyormuş. Yine dört ayak üstüne düştünüz desenize.

Sayın Tuğçe UZ, North Cyprus hava yolları bazı iş adamları tarafından heyecanla karşılandı. Her sefer için 90 koltuk isteyenler bile var. Hadi bakalım hayırlısı.

Sayın Mehmet UYSAL, son günlerde siyasetin nabzı sizin dükkanda atıyormuş. Bakanlara söyleyelim de size bu sıralar daha sık uğrasınlar. Halkın tepkisini biz yazınca kötü oluyoruz, sizden öğrensinler bari.

Sayın Ali ÖZKAN, Türkiye’deki bazı TED Koleji müdürleriyle tanıştım, hepsi de böyle güzel bir ülkede görev yaptığınız için sizin çok şanslı olduğunuzu düşünüyorlar. Sakın yerinizden hiç kıpırdamayın.

Sayın Emin AKKOR, organik ürünlerden sonra şimdi de sebze-meyve üretimine başladığınızı duyduk. Ancak organik fasulyelere karşı yaban tavşanlarının inanılmaz ilgisi yüzünden başınız beladaymış. Yan bahçeye biraz havuç ekin, bu sorundan kurtulun.

Sayın Serhat APAKGÜN, yabancı tur operatörleri ile üç senelik sözleşme imzalamak için çalışma yaptığınızı öğrendik. Yeni tesisleri gören hayranlıklarını gizleyemiyorlarmış. Yıllar sonra turizmdeki bu hareketlilik mutluluk verici. Kolay gelsin diyoruz.

Sayın Alihan PEHLİVAN, ileride danışman olacak kişi şimdiden her türlü eylemine dikkat etmek zorundadır. Maşallah dansözün göğüslerini evdeki kuş tüyü yastık zannettiniz her halde. Bakalım yengemiz merdaneyi hangi ağaç türünden seçecek? Şimdiden geçmiş olsun.

 

Günün Fıkrası : Yanlış adam

McMurphy, pubta dertleniyordu.. "Sekiz çocuğum var ve karım gene hamile.. Onu bir daha hamile bırakırsam kendimi asacağım.."
Bir yıl sonra, McMurphy, pubta "Karım gene hamile" deyince, arkadaşları hatırlattı..
"Hani bu iş bir daha başına gelirse, kendini asacaktın?."
"Asacaktım" dedi, McMurphy..

"İpi satın aldım. Ormana gittim, ilmik yapıp ağaca bağladım. Tam ilmeği boynuma geçirirken aklıma geldi. Ya yanlış adamı asıyorsam?.."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.