1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Hristofyas'ı dinlerken
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hristofyas'ı dinlerken

A+A-

En son seçimlerin hemen öncesinde konuşmuştuk. Seçilme olasılığı yüksek, seçilmesi tarihi bir değer taşıyordu.

Seçildiğinde ağır bir kemoterapinin tam ortasındaydım.

Bu toprakları seven sıradan bir insan olarak gerçekten samimiyetle istemiştim seçilmesini.

Bir gazeteci olarak gündemi ve dengeleri değiştirecek önemli bir tarihi eşik olarak görmüştüm.

Samimiyetle inanmıştım, değişeceğine...

Gazeteciler gündem belirleyen zamanlarda işten uzak olmanın ayrı bir sıkıntısını duyarlar.

Benim işten uzak olmaktan duyduğum sıkıntı sadece Hristofyas’ın seçilmesi değil, yeni bir liderin hele de sol gelenekten gelmiş, yıllarca iki toplumlu etkinlikler için çalışmış bir partinin liderinin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasının çözüm için gerçek bir umut olarak algılanmasından kaynaklanıyordu.

Öyle ya Kıbrıs’ın Kuzey’inde sol kültürden, barış ve çözüm siyasetinden gelen bir lider artık karşısındaki “Türk kasabı” olarak adlandırılan bir siyasetçiden kurtulup “yoldaşıyla” oturacaktı, masaya.

Yılların ütopyası gerçek olmuştu. Daha ne beklenebilirdi ki çözmek için.

Kısa süre içinde bunun ne kadar naif bir düşünce olduğu çıktı ortaya.

İki lider anlaşamadılar.

Şimdi biri tarihi bir başarıyla seçildiği koltukta ikinci seçimini kaybetti. Diğeri tekrar adaylığa henüz karar verebilmiş değil ama aday olursa kaybetme olasılığı yüksek.

Yarım asırlık müzakere masası liderler değiştirerek devam ediyor.

Muhafazakar kanattan, liberal ve ilerici kesimlere kadar masada değişiyor liderler ama dil değişmiyor.

Çizilen resmi sınır kolay aşılamıyor.

Yarım asırdır bu adada yaşayanlar daha güzel günler için dua ediyor. Çözüm için dilek tutuyor. Hayatının baharındakiler de yaşanmış asrı çoktan devirenler de aynı dilekte birleşiyorlar.

Yoksa hasta yatağında neden dilek tutar ki bir seçim için insan. Neden balayında dilek bağlar çözüm için...

Kıbrıs sorunu çözülemiyor.

Oysa Kıbrıs sorunu sebeplerinden, müzakere masası pazarlıklarından fazla sonucuyla önemli.

En azından yarattığı sonuçla önemli olmalı artık.

Çözümsüzlüğüyle...

United Medya Grubu olarak Rum Lider Hristofyas ile görüştük dün. Son derece samimi açıklamlarını dinledik.

Bu röportajın detaylarını yarın YENİDÜZEN’de okuyacaksınız.

Aynı zamanda yarın akşam Kıbrıs Türk televizyonculuğunda ilk kez KANAL SİM’de anında Türkçe çeviriyle izleyeceksiniz. Böylelikle kendi sesini, tonlamasını ve vücut dilini de söyledikleri yanında takip etme imkanı bulacaksınız.

Hristofyas Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında çok uzun bir aradan sonra son derece kritik bir eşikte konuşuyor Kıbrıs Türk basınına.

Söyledikleri son derece önemli ve çok konuşulacak açıklamalar...

Son derece samimi bir misafirperverlikle Başkanlık Sarayı’nda ağırladı bizi, Hristıfyas. Profesyonel ekipmanlarla anında çeviri üzerinden konuştuk.

Misafilerini kabul edip, basına poz verdiği ofisinde 15 Temmuz darbesinde Makarios’un Kanlıdere’ye inerek nasıl kaçtığını anlattı. Ve kendisini ziyarete gelen gençlere faşizmin neler yaptığını nasıl anlattığını...

Papa’nın altın kaplama hediyesi ile Komünist bir ressamın eski bir Kıbrıs kapısına çizdiği kuru fasulye yiyen yoksul papaz resmine birlikte baktık.

Ve hemen her çalışma ofisinde bulundurduğu Girne Limanı’na...

Hristofyas genç kuşağa Makarios’un kaçışını anlatırken, Saray’dan görünen Türk bayrağını da gösterdiğini söylüyor.

İşgalin sembolü olarak!

Halk kahvesi içerken bahçeden kopardığı fesleğeni uzatıyor bize.

Ya da feslikanı veya vasilicayı.

Çözüm için ne kadar istekli olduğunu anlatıyor. Samimi olduğunu.

Kıbrıs sorunu nice liderler değiştirdi.

Ama değişmeyen temelde iki şey vardı.

Bu liderlerin dili ve toplumların çözüm için dilekleri.

Kıbrıs’ta çözüm en iyimser haliyle her iki toplumda da bir dilek hala. Görünen ve üzerinde somut olarak çalışılan bir hedef değil.

Masada taraflar her ne kadar çalıştıklarını söyleseler de barış için değil en fazla pazarlıklar için çalışıldı bugüne kadar.

Barış kültürünün geliştirilmesi ve halkların çözüme dahil edilmesi için yeterli çaba sağlanamadı. Umutların en yüksek olduğu zamanda bile.

Hristofyas’ın dediği gibi;

Konjenktür değişiyor, mülkiyet, toprak, nüfus konusu her geçen gün daha da çetrefil bir hal alıyor. Kaybedilen zaman birlikte ulaşılabilecek ortak kazanımlardan yapılan fedakarlık aynı zamanda.

Heba edilen bir gelecek.

Sadece bizim değil, çözümün kazanımlarından yararlanamayan ve yararlanamayacak kuşakların geleceği heba edilen.

İşte böyle bir ortamda Hristofyas’ın söyledikleri son derece önemliydi.

Türkiye siyasetine, çözüme ve Kıbrıslı Türkler’e bakışına ilişkin çarpıcı açıklamalar aldık.

Yarın bu köşede işte bu açıklamaları ve mesajları paylaşacağız.


Kaynak: Yenidüzen Gazetesi
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.