1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. İbreti âlem için okuyun...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İbreti âlem için okuyun...

A+A-

Dün bütün günü, koroner servisinde geçirdim. Allahtan, şimdilik kötü bir durum yok! Ne var ki bir neslin idolü olan Aziz Fedai’nin cenazesinde bulunamadım! Telafisi mümkün mü bilmem…

Lefke’de bir “Fedai” daha var! Fedai Ahmet Ferit… Allah ona uzun ömürler versin, çünkü kasabaya geçmişi, az değil… Soy, sop bir eski Lefkeli ki örnekleri giderek azalıyor. Fedai Bey, uzun yıllar Lefke Belediye Müdürlüğü yaptı… Başkanın bulunmadığı yıllarda, fiilen başkanlık da etti. Göreve rahmetli Fadıl Nekipzade döneminde başladı, galiba Mehmet Zafer döneminde emekli oldu.

Hikâyeyi, bizzat kendisinden, birkaç defa dinledim…  Bir gün sabah, Fedai Bey, Lefke Belediyesi’nin kapısını açmak için anahtarı kilide soktuğu anda, arkasından biri omzuna dokunmuş! Dönüp bakınca, bir İngiliz görmüş! Kimliğini uzatıyor! “Ben” diyor, “İçişleri Bakanlığının belediyeler müfettişiyim. Lütfen kapıyı aç, anahtarları bana ver…” Fedai Bey, denileni yapmış! Anahtarlar İngiliz’in elinde yukarı çıkmışlar. Müfettiş demiş ki: “Kasa’yı aç!” Kasa açılmış… “Say bakalım kaç para var kasada?” Para sayılmış. İngiliz bir tutanak tutmuş, altına imzasını atmış! “Lütfen siz de imzalar mısınız?” Fedai Bey de imzalamış! “Şimdi lütfen kasayı da kilitleyip, anahtarlarını bana veriniz”… İngiliz, bu işlemden sonra, “Şimdi Muhasebe Defterlerini getirir misiniz?” demiş, oturmuş defterleri incelemeye…

Bir süre sonra başını kaldırmış, demiş ki: “Sayın müdür, siz yolsuzluk yapmışsınız! Sokakları temizleme fonundan 10 Kıbrıs Lirası’nı, İzaz İkram Fonuna aktarıp, harcamışsınız! Bir kalemden öteki kaleme kaynak aktarmak, bakanlığın iznine tabidir! Yaptığınız, suçtur…”

Fedai Bey’i bilen bilir ki boğazından haram lokma geçmek ne kelime, sözünü bile edemezsiniz! Ne var ki hesap da meydanda…

“Sayın müfettiş” demiş, “doğrudur! Biz sokakları temizleme fonundan 10 KL’nı, İzaz İkram Fonu’nda kullandık! Çünkü haşmetli vali hazretleri, Kafizes Suyu’nun, kasabaya getirilişi münasebeti  ile  Lefke’yi ziyaret ettiğinde, zaman uzadı, vakit öğleye geldi! Vali hazretleri, acıktıklarını söylediler… Biz de kendisi ve heyetine bir öğle yemeği ısmarladık. Hesap da 10 KL’sı tuttu… Ne bende, ne de başkanda böyle bir para bulunmadığından, cebimizden ödeyemedik! Belediyenin İzaz İkram Fonu da boş olduğundan, Sokakları Temizleme Fonu’ndan bu parayı kullandık. İşte makbuzları! O sırada, hükümete başvurup, valinin karnını doyurmak üzere, kalemden kaleme aktarma yapma izni almaya vakit olmadığından, valinin karnını, hükümetten izin alamadan doyurduk, pardon!”

İngiliz, “Yooo” demiş, “Yasa yasadır… Valiye paramız yok, aç kal deseydiniz! Paranız yoksaydı, yiyeceği yemeği, kendi cebinden ödeseydi vali… Suçlusunuz…”

“Şerefsiz” İngiliz, gitmiş Lefkoşa’ya, yememiş içmemiş, Nekipzade ile Fedai Bey’i, yolsuzluktan mahkemeye vermiş… Mahkeme de başkan ile müdürü, sokakları temizlemek için ayrılmış paradan valiye yemek ısmarladıkları için, geçmiş zaman, sürede yanılıyor olabilirim, Altışar Ay hapse mahkûm etmiş!

Allahtan vali bu meseleyi duyunca, bir Order in Council (Kraliyet emri) yayınlayarak, acil durumlarda, Belediye Başkanları’nın tek defaya mahsus olmak üzere, bir kalemden ötekine, hükümete sormadan aktarma yapabileceklerini emretmiş! Ve bizim başkan ile belediye müdürü, hapis yatmaktan kurtulmuşlar!

Peki bunu neden yazdım?

Herhangi bir göreve seçilince kendini Allah oldu sananlar duysun, sömürge idaresini bize özletenler, aynaya bakmaya cüret edemesin diye…

Bir de “İbret alın ey insanlar” diyeceğim, alacak kaldıysa…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.