1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. İcraat… Ve de sağlık…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İcraat… Ve de sağlık…

A+A-

Yeni Başbakanımız Özkan Yorgancıoğlu’nun yaptığı ilk açıklamaydı: “İcraat hükümeti olacağız…”
Sağlıktan sorumlu Bakanımız Ahmet Gülle’nin yaptığı ilk açıklama da şuydu: “Hem hastaların, hem de çalışanların memnun olacağı bir sistem yaratacağız…”
   Bu ülkede A’dan Z’ye icraatı yürütmekle yükümlü olan, hiçbirimizin memnun olmadığı şu hantal bürokrasidir… Ortada icraat adına bir şey yok. Hazırlanan hükümet programlarının uygulanabilmesi, verilen sözlerin yerine getirilebilmesi için en başta bürokrasiye egemen olabilen bir hükümet gerekir. Bu konuda yazdığımız yığınla şey vardır. Onları burada bir kez daha yineleyecek değilim şimdi… Ama çağdaş hizmet beklediğimiz hükümetimizin tüm mensuplarına aşağıdaki mektubu arz etmek isterim en derin saygılarımla. Ve dikkat: Mektubun altında, kısa süre önce yurt dışındaki yoğun hizmetlerinden dönerek emekli olan kadın büyükelçimiz Hasibe Şahoğlu’nun imzası vardır... Birlikte okuyalım Şahoğlu’nun yazdıklarını:  
“Ahmet Bey, yaza yaza ben usandım, ama hiçbir hükümete dert anlatamadık. Köşenizde  bu konuya yer verirseniz sevinirim.
   Seneler önce aynı olayı yine yaşamıştım. Bir sabah rahatsızlanmıştım. Külçe gibi kalmış, kaldırılıp hastaneye götürülecek halde değildim. Eşim hemen telefona sarılmış hastaneyi arayarak ambulans istemişti. ‘Al getir, ambulans gelemez’ demişler, eşim ısrar edince de  ‘benden duymuş olma ama, sana nöbetçi doktorun numarasını vereyim, ara’ denmişti.  Uykusundan kaldırılan nöbetçi doktor kızmış, hastanın durumu  ile ilgilenmek yerine ‘sana numaramı kim verdi bana söyle’ konusunda ısrarcı olmuştu. 
   Neticede ambulans gelmemiş, doktor olan yengem yetişerek beni sıfır tansiyondan hayata döndürmüştü... Hemen ertesi gün arkadaşım Dilek Çetereisi’ni arayarak konuyu sizin KIBRIS gazetesine taşımıştım. O zaman Sağlık Bakanlığı önce kalkıp oturmuş, o nöbetçi doktor belki beş kez arayarak benden özür dilemiş, ancak hiç kimse ceza falan almadan konu geçiştirilmişti. Daha sonraları kaç kez benim ya da aile ve tanıdıkların hastanelerimizde başlarına gelen olumsuz olayları gazetelere yazmıştım. 
   Geçenlerde rutin kan tahlilimi yaptırmak üzere Girne Akçiçek Hastanesine gittim.  Doktordan tahlil kâğıdımı aldım ve saat  11.50’de laboratuvarın önüne geldim. İçerde kimse yoktu. Kapıda  duran bir hanım (belki bir hasta) bana teknisyeni alçı odasında bulabileceğimi, kanı ya orda ya da buraya gelerek alabileceğini söyledi. Alçı odasına yöneldim. İçeri girdiğim zaman paravanın arkasında bir erkek iki kadın görevlinin bir masa etrafında bir şeyler atıştırdığını gördüm. ‘Kim kan almadan sorumlu?’ dediğim zaman, hanımlardan birisi ‘benim, ne vardı?’ diye cevap verdi. ‘Kan aldıracaktım’ der demez ‘sana  burada olduğumu kim söyledi?’ sorusu ile karşı karşıya kaldım. Hayda... Dejavu... “Bilmem, oradaki birisi” cevabım onu tatmin etmedi, tekrar tekrar sordu, sert bir ifade ile de o odada kanımı aldı. Korkmuştum, bu halde beni ağrıtır diye ama ağrıtmadı, işinin ehliymiş... Ben tam odadan ayrılırken bir hademe odaya giriyordu ki, belki onun söylediğini zannederek sert bir dille uyardı: ‘Benim burada olduğumu kimseye söylemeyin.’  
   Yurt dışından döndükten sonra  rutin kullandığım ilaçlar için hastane doktoruna gidip ilaçlarımı aldım. Ben ‘tip II’ diyabetim. İlaçlarımı aldığım süre  şekerim sınırın biraz üzerinde seyreder. Çok para tutmamasına rağmen ilaçlarımı hastaneden almayı tercih ederim.  Ben 36 yıl devlete hizmet ettim, vergilerimi bir tamam ödedim. Şimdi emekli olunca hizmet sırası onda... Benim ondan sağlık hizmeti talep etmem en doğal hakkım. İlaçlarımı muntazam alıyorum, yeme düzenim önceden farksız, hatta önceden daha çok hareketliyim şimdi. Ancak şeker düzeyim yükseliyor. Panikledim, ‘neden?’ diye düşünmeye başladım.  Sonra önceden duyduğum bazı olaylar yüzünden aklıma bir fikir geldi, doktorumla paylaştım ve uygulamaya koydum. İlaçlarımı dışardan eczaneden ve daha önce kullandığım eski markalarımdan aldım. Bir haftadır şekerim normal düzeye indi... Biz hadi dışardan ilaç alabiliriz, ama alamayacak durumda olanlar ne yapsınlar?
   Ben yeni hükümete sesleniyorum: Makam arabaları , yurt dışı seyahatleri ve nice fuzuli harcamalar yerine halkın sağlığına ve eğitimine önem versinler lütfen.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.