Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İHANET…

A+A-

Şu anda oturduğu koltuğa, “Başbakanlık” koltuğu diyorlar.

Yetki onda.

Tüm bakanlar ondan sorulur.

İstediği bakanı alır, boşa çıkartır.

İstediğini de bakan yapar.

Çalışanlar onun emrindeler.

Diyelim çalışan selâmını beğenmedi, “alın” der, alırlar daha alt kademeye…

Bıktırır, selâmı güzel olmayanı…

Selâmı güzel olmayan istifa eder, gider.

Özelde ile ille ki bir iş bulacaktır ümidiyle.

Selâmı güzel olmayan artık iş arayandır.

Devlete ise kendisine biat edecekleri tercih eder sayın başbakan.

Kadroları tam dolduracak, tüm çalışanlar istediklerinden oluşacak…

Seçim çıkar karşısına.

“Of” der, “nereden çıktı bu seçim”…

Tam da oluyordu.

O koltuğa bir daha oturursa ikinci dönem istediği olacaktır.

Kök salar oraya.

Öyle bir kök ki, şiro sökemez oradan…

Asfalt gibi olur…

Yazda birazcık erise de kışta yapışır yine.

Gelen geçen ezse de o mutlu sayar kendini…

Yetki ondadır.

 Sonra…

Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi; Ölüm her aklına geldiğinde ah edip vah edip inleme bu halinle rabbini incitmiş olacaksın… Ecel kapıyı çaldığı zaman evi telaşa verme; O geldiği zaman sen çoktan gitmiş olacaksın.

Yukarı yazdıklarım bugün yaşananların özeti gibidir.

Siyasete karışanlar kurtulmak istemeyi bilemezler…

Zaten istemezler de.

Tatlıdır.

Bal dök yala misali.

Ancakları çoktur bu arzunun.

Kumar gibidir.

Kaybedersen daha çok sarılırsın, kazanırsan zaten bırakamazsın.

Bunlar hep böyledirler.

Ve sonunda kaybederler.

TC’dekileri düşünün.

Kimler geldi, kimler geçti o koltuktan.

Hepsi de, hep orada kalacaklarını sanarak çalıştılar.

Ama gittiler.

Ve bizdekilere göz atın.

Hepsi de gittiler, gidiyorlar…

İşi biten boynunu bükerek iner koltuktan.

Geriye kalansa ya duadır onun için ya da…

İrsen, ekibi ve ona yardım eden CTP önde gelenleri…

Doğruysa, koltukta kalabilmek adına binlerce TC’liyi daha KKTC’li yaptılar.

Hani dilimin ucuna başka bir yakıştırma gelirdi ama…

Neyse, “hiç sıkılmadan” diyelim.

Yollar, sokaklar nereden geldilerse hep onlardan.

Koridorlar, bakanlık önleri…

Ne zaman haber aldılar ve güya vatandaşlık hem de sahtesinden almak için sıraya doluştular.

Hapsi de birkaç dönem daha kahve dedin mi kahve, çay dedin mi çay gelsin durumunun devamı için…

Oysa birer kukla olduklarını biliyorlar.

Ve yetki değil kuklalığın devamı için çaba gösteriyorlar.

Hem de kendi ülkelerine yaptıkları ihaneti bile bile.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.