Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İhvan...

A+A-

İhvan-ı Müslimin, Türkçe’ye çevirirsek, Müslüman Kardeşler, bilinen en büyük İslâmi Muhalefet hareketidir. Yalnız Mısır’da beşyüz bin üyesinin olduğu, söyleniyor. Bütün Arap ülkelerinde var…

Mısır'ın İsmailiye kentinde mütevazi bir evde 1928 yılında yedi kişi tarafından kurulmuştur. Önderi, Hasan el-Benna’dır. Ana hedefi, Halifelik’i geri getirerek, tek bir İslâm devletine ulaşmaktır. Milliyetçi değil, ümmetçidir. Benna, İhvan’ı ” selefi, sünni, sufi, siyasi, sportif, ilmi ve kültürel, ekonomik ve içtimaî esasları içeren bir hareket” diye tarif ederdi.

Teşkilat kısa zamanda İsmailiye'nin dışına taşarak Ebu Savir, Port Said, el-Bahr, Süveyş ve Kahire'ye kadar uzandı. 1932’de, teşkilatın merkezi Kahire'ye taşındı. Bir yandan EL Ezher Üniversitesi ve askeri okullarda taraftar toplamaya başlayan Hasan el-Benna, öte yandan Krala, batı taklitçiliğini bırakıp müslümanca yaşamalarını, kadın ve erkeklerin yan yana toplantılara katılmamalarını, gazetelerde kadınların resimlerinin basılmamasını, içki, kumar, şans oyunları, gece kulüplerini ve sinemayı yasaklamasını, namaz kılınmasını, Avrupa kültürünün toplumdan kaldırılmasını ve yerine İslam kültürünün konulmasını isteyen mektuplar yazmaya girişti. Bu süreçte egemen olan İngiliz Sömürge güçleri ile de doğrudan çatışmalara giren İhvan, 2. Dünya Savaşı esnasında Kudüs Müftüsü aracılığıyla, Nazilerle ciddi bir işbirliğine de girişti. Savaş sonrasında da bugüne kadar devam eden Siyonizm belâsına karşı, en ciddi ve sert muhalefeti, bunlar verdi. El Benna, 1949’da vurularak öldürüldü.

Cemal Abdül Nasır işbaşına geldiği günlerde, İhvan hakkında şunları demişti: "İhvan başkanı ile görüştüm. Benden bazı taleplerde bulundu. İlki, kadınların peçe takması, sonra sinema ve tiyatroların kapatılması... Bencebunlar hayatı zindan hale getirmektir. Takdir edersiniz ki kendilerine bu konuda söz vermedim." Nasır, Sedat ve Hüsnü Mübarek dönemleri boyunca, kâh vuruştular, kâh anlaştılar. Seçimlere girip, parlementoda temsil de edildiler, ama hep muhalefette kaldılar. Bugün merkezi Mısır olmak kaydı ile Suriye, Ürdün, Cezayir, Sudan’da güçlü örgütleri var.Ürdün ve Cezayir’de ortak olarak hükümette yer alıyorlar. Mısır’da tarihlerinde ilk defa Mursi’yi cumhurbaşkanı çıkarmışlardı. Her seçimde, değişik isimlerin temsil ettiği modernist, ulusçu Arap çevrelerinin karşısında, İslâmcı muhalefet olarak, hep İhvan vardır.

Hareket, 1950’lerden sonra, başlıca iki kanada ayrıldı: 1)Uzlaşmacılar, 2) Mücahitler, diye anılan radikaller. 1970’lere gelindiğinde, aralarından Kutupçular diye bir fraksiyon ayrıldı. Sonra, Kutupçu guruptan, et-Tekfir adında bir başka grup çıktı. 1970'li yıllarda ise hareket; Selefiler, Cihad, Tekfir, Kutupçular, İhvan, el-Cemaatu'l İslamiyye olmak üzere hiziplere ayrılmıştı. Cemaati İslamiyye de kendi arasında İhvan Kanadı / Cihad Kanadı olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Hepsi de genel olarak “İhvan” ama kimin eli kimin cebinde belli değil… Karşıtları, aşırıcıların eylemlerini, daha büyük bir tehlike olarak gördükleri ılımlı kanada mal etmekte, hiç duraksamazlar.
Ancak, Mısır gibi Arap, Beriberi, Tuareg, Çerkez, Arnavut, Rum, Ermeni etnisitesinden gelmiş, Sünni, Fatımi, Kopt, Ortodoks, Roman Ortodoks, Yahudi, Gregoryen inançlara sahip bir toplumda, azınlığın inançlarını herkese dayatan böyle bir hareketin başarı şansı, sorgulanmaya muhtaçtır!

Arap Baharı dedikleri şey, işte bu yamalı bohça kullanılarak, Baasçılar’ın devrilmesiydi! O zaman “Ne baharı? Nerenin demokrasisi?” denildiğinde kızanlar, şimdi de “Ayıptır, günahtır! Ordu kendi insanını kırar mı?” diyenlere, kızıyorlar…

Biri bir oyun oynuyor, birileri de alkışlayıp duruyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.